Esed-DAEŞ işbirliğinin canlı tanığı konuştu

Suriye’deki Tedmur ilçesisin eski Başsavcısı Nasır, görevi sırasında şahit olduğu Esed-DAEŞ birlikteliğinin ayrıntılarını açıkladı.

Esed-DAEŞ işbirliğinin canlı tanığı konuştu
  • 14.02.2016

Suriye’nin Humus ilinin Tedmur (Palmira) ilçesinde 2013-2015 yılları arasında başsavcılık görevinde bulunan Muhammed Kasım Nasır, görevi sırasında Beşşar Esed rejimi ve terör örgütü DAEŞ arasında tanıklık ettiği ilişkileri anlattı. Kasım, iki taraf arasında yoğun bir ticari ilişki olduğunu, rejimin örgüte silah verdiğini ve DAEŞ’e yerleşen casuslarıyla örgüte Türkiye dahil birtakım yerlerde eylem yaptırma imkanı bulunduğunu söyledi.

AA’nın sorularını yanıtlayan Nasır, DAEŞ’in geçen yıl mayıs ayı sonunda Tedmur’u almasından Humus’a geçtiğini, yıl sonunda da Suriye’den kaçtığını, ardından Türkiye’ye geldiğini anlattı.

Nasır, Esed rejiminin terör örgütü ile işbirliğine, Rusya’nın DAEŞ ile ilişkilerine, Tedmur ilçesinin rejim tarafından bilinçli şekilde örgüte verilmesine ve barışçıl muhaliflere cezaevlerinde yapılan işkencelere ilişkin açıklamalar yaptı.

Nasır, Tedmur’daki görevi nedeniyle tüm yetkililer ve subaylarla temasta bulunduğunu, kente gönderilen adli ve emniyet subayları aracılığıyla da her konuya vakıf olduğunu ifade etti.

Bu durumun da rejimle DAEŞ arasındaki karşılıklı ticaret ve işbirliğini öğrenmesini sağladığını belirten Nasır, “2013’ten DAEŞ’in Tedmur’a saldırdığı 2015 yılına kadar başsavcılık görevindeydim. Bu süre zarfında rejim ve DAEŞ arasında petrol, gaz, buğday, arpa, küçük baş hayvancılık, gıda maddeleri, giyecek ve ilaç sektöründe ticaret arttı” diye konuştu.

“HOLLANDE ESED’İN AYAĞINI ÖPECEK”

Nasır, Tedmur’daki istihbarat birimi başkanı Tuğgeneral Mazin Abdüllatif’in kendisine DAEŞ içinde kolları ve ajanları olduğunu, ajanlarla sürekli iletişim halinde olduklarını ve örgütün kararlarına etki edebileceklerini söylediğini aktardı. Nasır şöyle devam etti:

“Mesela, Abdüllatif bana örgüt içindeki ajanlarının Türkiye’de terör saldırısı gerçekleştirmeyi planladıklarını haber verdi. Bu konuşma 2015’in başında gerçekleşti. Abdullatif bana, Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesinin bedelini ödeyeceğini ve terör ateşiyle yanacağını, Esed rejiminin düşmesini isteyen Fransa ve Cumhurbaşkanı François Hollande başta olmak üzere Avrupa’nın da bunun bedelini ağır ödeyeceğini, Rakka’daki ajanlarının yakında bunu gerçekleştireceğini ve yakında iyi haberler alacağımızı söyledi. Gerçekten de bir kaç ay sonra Fransa ve Türkiye’de bombalı saldırılar meydana geldi. Bunun üzerine Abdüllatif, ‘Hollande gelecek ve DAEŞ’e karşı savaşmayı kabul etmesi için Esed’in ayağını öpecek’” dedi.

“İSTESELER ÖRGÜTÜ BİRKAÇ HAFTADA BİTİRİRLER”

Nasır, rejim subaylarının Rakka’da olup biten her şeyden haberdar olduklarını kaydederek, “İsteseler bir kaç hafta içinde örgütü bitirebilirlerdi. Ancak ondan faydalanıyorlardı. Suriye devriminin imajını zedeleyen ve tüm dünyayı tehdit eden bu örgüte ihtiyaçları olduğunu biliyorlardı” diye konuştu.

Rejimin hapishanelerdeki sivilleri DAEŞ’e katılmaları için serbest bıraktığı iddialarını değerlendiren Nasır, şunları söyledi:

“Tedmur mahkemesinde çalıştığım sürece hırsızlık ve dolandırıcılık nedeniyle haklarında tutuklama emri çıkardığım çok sayıda kişi vardı. Arananların yakalandıklarını, ardından serbest bırakıldıklarını ve Rakka’ya ve DAEŞ kontrolündeki bölgelere gittiklerini duydum. Daha sonra da öğrendim ki istihbarat birimi özellikle suçluları DAEŞ’in içerisinde ajan olarak kullanıyormuş”

“DAEŞ’İN İSTEDİĞİ SİLAHLARI VERİYORLAR” 

Nasır, Tedmur’da savcı olarak çalıştığı sırada, yakın bir arkadaşı ile rejimle çalışan müteahhit Şeyh Mahmud el-Hammudi’nin kendisiyle bazı özel bilgileri paylaştığını kaydetti. Nasır, bu iki kişinin, rejim subayı Muhammed el-Cabir’in DAEŞ ile silah anlaşması yaptığını söylediğini aktardı.

“Bazen bu anlaşmalar direkt olarak yapılıyor ve silahlar gece vaktinde kaçak olarak DAEŞ militanlarına ulaştırılıyordu” diyen Nasır, aracıların silahlar için parayı Cabir’e ödediklerini ifade etti. Mahmuh Hamavi’inde aralarında olduğu aracıların DAEŞ’le örgütün istediği silah miktarı, türü ve parası konusunda anlaştıklarını ifade eden Nasır, silahların nasıl teslim edildiğiyle ilgili de şunları anlattı:

“Cabir, DAEŞ’in istediği silahları kendi komutasındaki Badiye Şahinleri’nin (askeri birliğin adı) bir birliğine ya da askeri kontrol noktasına koyuyordu. Ardından DAEŞ militanları bu bölgelere saldırıyor. DAEŞ sipariş silahların bulunduğu bölgeye saldırdığında Cabir de askerlere canlarının daha kıymetli olduğunu söyleyerek geri çekilmeleri emrini veriyordu. Bölgeyi ele geçiren DAEŞ silahları kendi merkezine taşıyor, tüm silahlar alındıktan sonra da Badiye Şahinleri bölgeyi tekrar ele geçiriyordu. Ardından aracılar vasıtasıyla milyonlarca dolar DAEŞ’ten Cabir’e taşınıyordu. Tedmür’deki tüm subaylar ve sorumlular da Cabir’in yaptıklarını biliyor ancak neden itiraz etmiyorlardı, bilmiyorum.”

RUSYA’NIN HER ŞEYDEN HABERİ VAR

“Tedmur’dayken Rusya’nın olup biten her şeyden haberdar olduğunu gördüm. Çünkü Tedmur’a onlarca Rus uzman gelip gidiyordu. Ben işim sayesinde bunu öğrendim. Tedmur Askeri Havaalanı’nda İranlı uzmanlarla birlikte rejim ordusunun, havaalanı ve diğer bölgelerdeki işlerine yardımcı oluyorlardı. Bu uzmanlar ayrıca DAEŞ militanlarının himayesi altında petrol kuyularının ve gaz tesislerinin olduğu bölgelere gidiyorlar ve buralarda onarım işleriyle uğraşıyorlardı. Bu da Rusya’nın DAEŞ’in kendi bölgesinden rejimin olduğu bölgelere petrol ve gaz pompalamasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

İlişki apaçık ortada. Eğer Rus uzmanlar DAEŞ unsurlarının himayesi altında bu alanlara giriyor, tesislerin ve Rusya’dan gelen yedek parçaların onarımını yapıyor, yine militanların himayesinde rejimin olduğu bölgelere dönüyorlarsa bu, Rusya’nın DAEŞ’i desteklediğini gösteriyor.”

Nasır, rejimin petrol tesislerinde meydana gelen her türlü arıza ve maddi zararla ilgili tutanak tuttuğunu söyledi. Eski Başsavcı, şöyle devam etti:

“Bunun pek çok sebebi vardı ama en önemlisi rejimin bu tutanakları sigorta şirketlerine sunması ve arıza ve onarımların masraflarının ona ödenmesini istemesiydi. Rejim ayrıca hırsızlık vakalarını azaltmak için de tutanak tutma yoluna başvuruyordu. Suriye’de petrol sektöründe çalışan herkesin yolsuzluk yapmaya çalıştığı bilinen bir gerçektir. Rejim tutanak tutup petrol istasyonlarında onarım yapanların isimlerini ve ifadelerini alır, zararı kaydeder ve İran ve Rus uzmanlara gösterirdi. Bu tutanaklar başsavcı olduğum için bana gönderiliyordu. Ben de onları güvenlik komisyonuna sevk ediyor ve petrol tesislerine saldıranlarla ilgili iddianame hazırlıyordum. Yetkili makamlardan bu kişiler hakkında takibat yapmasını istiyordum.”

DAEŞ ÇALIŞTIRIYOR, MAAŞINI REJİM VERİYOR

Tedmur’daki Petrol Bakanlığı memurlarının petrol alanları DAEŞ’in eline geçtikten sonra da işlerine devam ettiklerini belirten Nasır, “DAEŞ’in koruması altında çalışıyorlar ve maaşlarını, tazminat ve ikramiyelerini rejimden alıyorlardı. Hala Petrol Bakanlığı’ndan alıyorlar. Petrol Bakanlığı’na aksini ispat için meydan okuyorum” diye konuştu.

Rejimin, DAEŞ’le olan ticari ilişkilerinde özellikle de petrol ve doğalgaz alımı, petrol rafinelerinin korunması konusunda komisyoncuları ve aracıları kullandığını ifade eden Nasır, bu kişilerin kimler olduğuyla ilgili de şunları söyledi:

“Bu aracılar iki tarafla da ilişki kurup her iki taraftan da kazanç sağlıyordu. Bunların en önemlileri Suhna kasabası şeyhlerinden Fazıl el-Katran, Tedmurlu işadamı ve müteahhit Şeyh Muhammed el-Hammudi. Hammudi aynı zamanda şu anki Petrol Bakanı Süleyman Abbas’ın yakın arkadaşı ve ortağıdır. Bunların yanında Tedmurlu müteahhit Münir el-Zubi, Deyr ez-Zor’daki petrol bölgesinden müteahhit Cemil Kerkutli. Bu aracı ve komisyoncular yerel DAEŞ militanlarıyla bağlantılıydı. Onlar da örgüt içinde kişilerle bağlantılıydılar, militanlara maaş veriyorlar, kendi çıkarları için kullanıyorlardı. Öte yandan bu aracılar Tedmur’deki Askeri İstihbarat başkanı, Cumhuriyet Sarayı ve işadamları ile de irtibat halindeydiler ve onlardan para alıyorlardı. Bunlardan biri de aracılardan sorumlu George Hasvani idi. Hasvani aracıların işlerini denetleyen ve DAEŞ’e ulaştırılmaları için aracılara para veren bir Rus işadamıdır”

REJİM – DAEŞ TİCARETİNİN GÜVENLİĞİ İÇİN ÖRGÜTE PARA VERİLİYOR

Nasır, Tedmur’da rejimin DAEŞ’e silah teslim etmesi için anlaşma yaptıkları sorusuyla ilgili, “Bunlar Tedmur’da oldu. Buna ilaveten bahsettiğim aracılar DAEŞ militanlarına silah ve mühimmatın yanı sıra petrol tesisleri ve doğudan rejimin kontrol ettiği bölgelere giden petrol ile gaz boru hatlarını korumak için aylık maaş veriyordu” dedi.

Rejimin DAEŞ ile hububat ticareti yaptığını da anlatan Nasır, bu konuda anahtar rolü Muhanna el-Hasan’ın oynadığını dile getirerek, şu ayrıntıları paylaştı:

“Bu kişi, Suhna kasabasında bir işadamıdır. Doğu bölgesinde uzun zamandan beri hububat işi yapıyor. Bana 2013 ve 2014’te DAEŞ’in Suriye ve Irak’taki bölgelerinde bulunan tüm buğday ve arpa mahsülünü rejim için satın aldığını bizzat söyledi. Binlerce ton buğday ve arpayı DAEŞ’in bölgelerinde doldurarak, rejimin bölgelerine nakletti ve söz konusu hububatın bedeli olarak rejimin milyonlarca dolarını DAEŞ’e aktardı”

“Tedmur’dayken Rusya’nın olup biten her şeyden haberdar olduğunu gördüm. Çünkü Tedmur’a onlarca Rus uzman gelip gidiyordu. Ben işim sayesinde bunu öğrendim. Tedmur Askeri Havaalanı’nda İranlı uzmanlarla birlikte rejim ordusunun, havaalanı ve diğer bölgelerdeki işlerine yardımcı oluyorlardı. Bu uzmanlar ayrıca DAEŞ militanlarının himayesi altında petrol kuyularının ve gaz tesislerinin olduğu bölgelere gidiyorlar ve buralarda onarım işleriyle uğraşıyorlardı. Bu da Rusya’nın DAEŞ’in kendi bölgesinden rejimin olduğu bölgelere petrol ve gaz pompalamasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

İlişki apaçık ortada. Eğer Rus uzmanlar DAEŞ unsurlarının himayesi altında bu alanlara giriyor, tesislerin ve Rusya’dan gelen yedek parçaların onarımını yapıyor, yine militanların himayesinde rejimin olduğu bölgelere dönüyorlarsa bu, Rusya’nın DAEŞ’i desteklediğini gösteriyor.”

Nasır, rejimin petrol tesislerinde meydana gelen her türlü arıza ve maddi zararla ilgili tutanak tuttuğunu söyledi. Eski Başsavcı, şöyle devam etti:

“Bunun pek çok sebebi vardı ama en önemlisi rejimin bu tutanakları sigorta şirketlerine sunması ve arıza ve onarımların masraflarının ona ödenmesini istemesiydi. Rejim ayrıca hırsızlık vakalarını azaltmak için de tutanak tutma yoluna başvuruyordu. Suriye’de petrol sektöründe çalışan herkesin yolsuzluk yapmaya çalıştığı bilinen bir gerçektir. Rejim tutanak tutup petrol istasyonlarında onarım yapanların isimlerini ve ifadelerini alır, zararı kaydeder ve İran ve Rus uzmanlara gösterirdi. Bu tutanaklar başsavcı olduğum için bana gönderiliyordu. Ben de onları güvenlik komisyonuna sevk ediyor ve petrol tesislerine saldıranlarla ilgili iddianame hazırlıyordum. Yetkili makamlardan bu kişiler hakkında takibat yapmasını istiyordum.”

Etiketler: / / /

Binlerce vatandaş tank palet fabrikasına sahip çıktı
Türk Harb-İş Sendikası, Tank Palet’in özelleştirilmek istenmesine karşı Sakarya’da miting düzenledi. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde “Mesele fabrika özelleştirmesi değil, mesele...
Dünya nın hiçbir yerinde göçmenlere hemen vatandaşlık verilmez oy kullandırılmaz
Suriyeli göçmenlere verilen bu haklar ise ülke de sıkındı yaratmadı nedeni ise Türkiye de siyasi kollarda sıkındı var   Suriyeli...
Esenyurt’ta yürek burkan görüntüler
Esenyurt’ta uyuşturucu madde kullanarak sokakta kendinden geçen iki kişi görenlerin yüreğini sızlattı. Bazıları kendinden geçen gencin yanına giderek yardımcı olmaya...
CHP’li başkan partisinden istifa etti!
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Yerel seçimlerinde Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun...
Beylikdüzü Belediyesi ni kim alacak Mustafa Necati Işık mı Mehmet Murat Çalık mı?
AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mustafa Necati Işık kimdir? AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mustafa Necati Işık kimdir...
Şişli Belediyesi’ndeki cinayet davasında karar çıktı
Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ın iki sene önce belediye binasında başından vurularak öldürülmesine ilişkin davada...
İzmir’in Menderes ilçesinde afet geliyorum diyor
İzmir’de korkutan görüntü! Bir düden daha oluştu İzmir’in Menderes ilçesi kırsal Karakuyu Mahallesi’ndeki tarım arazilerinde rekor yağış sonrası yeni bir düden daha meydana geldi....
Halka Dönük Olmak:
Halka dönük bir yönetim modelinin merkezinde HALK vardır. Belediye ve Başkanı halkın emrinde ve hizmetindedir. Belediye hizmetlerinin yürütülme sürecinin her...
Başkan Erdoğan: Münbiç’teki saldırı ABD’nin Suriye’den çekilme kararını etkileme anlamına gelebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç ile ortak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç’te ABD askerlerine düzenlenen saldırıyla...
Ekrem İmamoğlu Ali Koç’u ziyaret etti
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Galatasaray’dan sonra Fenerbahçe’yi de ziyaret etti. Başkan Ali Koç’la bir araya gelen...
CHP’nin 5 il ve 65 ilçede belediye başkan adayları belli oldu
.. CHP’nin 5 il ve 65 ilçede adayları belli oldu. Açıklanan listeye göre, CHP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi için adayı Veysi...
Deniz Köken: Eyüpsultan İstanbul’un Başkentidir
AK Parti Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken, ziyaretlerini ve buluşmalarını sürdürüyor. Deniz Köken, Eyüpsultan’daki STK temsilcileri ve dernek başkanları ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’a Türkiye’nin Kürtlerle hiçbir sorunu olmadığını, Türkiye’nin amacının ulusal güvenliğine tehdit oluşturan terör...
Gölge gazetecinin yazısını ihbar kabul ettiler istikbaarat Teğmen Hasan Kayaoğlu’nun katilleri yargı önüne çıkacak
istikbaarat Teğmen Hasan Kayaoğlu’ intihar etmedi ailesiyle birlik de öldürüldü sonradan da intihar süsü verdiler. Yıllar önce Gölge gazeteci istikbaarat...
Mansur Yavaş, Ardahanlılarla bir araya geldi
CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ardahan Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği birlik ve beraberlik yemeğine katıldı. Yaklaşık 1500 kişinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ