Hiç kimse Atatürk olamaz

Hiç kimse Atatürk olamaz
  • 05.10.2016

O bir dahiydi.

O bir gerçek devlet adamıydı.

Tarihte çok az lider tarihin akışını değiştirmiştir.

Savaşlarda yenilgiye uğrattığı devletlerin dahi saygısını kazanmış ardından övgü dolu sözler edilmiştir daima.

57 yıllık ömrünün büyük bir bölümü savaş meydanlarında geçmiştir.

O gerçek bir komutan ve önder olmuştur Türk Milletine.

Türk düşmanı olarak bilinen İngiltere başbakanı Lloyd George ona yenilgiden sonra Parlamento’da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır: “Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemâl’in dehasına karşı elden ne gelirdi” dediği bilinmektedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk yalnız Türklerin değil dünyanın kaderini değiştiren gerçek bir liderdir.

Ölümünün ardından dünyadaki liderler ve basın mensuplarının onun hakkında söylediklerini kabul etmeyenler büyük bir kıskançlık krizi içinde ona ve devrimlerine saldırmaktadırlar…

***

Onun tarihi değiştirdiği zor yıllarda da kumpaslar vardı.

Padişaha körü körüne itaat eden, kulluğu önemseyen ve cumhuriyet kurulmasını istemeyen zavallı gerici adamlarla mücadelesi ders niteliğindedir.

Onun ağzından asla kötü bir söz çıkmamıştır.

Bize şunu yutturdular gibi…

Veya ”… …  Görüşen şerefsizdir, alçaktır; bunu ispat edemeyen de şerefsiz ve alçaktır, her yerde bunun hesabını vereceklerdir ”gibi.

***

2 Aralık 1922 günü Meclisin 2. Başkanı Adnan Bey yapılan oturumunda kürsüsünden şöyle diyor;

“Efendim Milletvekili Seçimi Kanunu’nda değişiklik yapılmasıyla ilgili teklifin görüşülebileceği yolunda Tasarı Komisyonu’nun tutanağı var.

Bu sözleri “Mecliste okunsun sesleriyle karşılanıyor.”

İki milletvekili “önemlidir, okunmasını teklif ederiz” diyerek genel havayı açığa vuruyorlar.

Başkan: ”Baylar bu önergenin okunmadan önce komisyona gönderilmesi usuldendir ”diyor.

***

Mustafa Kemal’i Vatandaşlık Haklarından Mahrum Etmek için verilen bir önergedir bu ve değişiklik önergesi okutulmadan komisyona gönderilmek isteniyor.

Mustafa Kemal: Efendim bu kanun tasarısı özel bir amaç taşıyor.

“Bu özel amaç doğruca şahsımı ilgilendirdiğinden, izin verirseniz birkaç kelimeyle düşüncemi arz etmek istiyorum” diyerek söz alıyor.

Ve başlıyor konuşmaya…

Erzurum Milletvekili Süleyman Necati, Mersin Milletvekili Salahattin ve Canik (Samsun) Milletvekili Emin Beyefendiler tarafından teklif edilen kanun tasarısı, doğrudan doğruya benim şahsımı vatandaşlık haklarından yoksun bırakmak amacını güdüyor.

14. Maddede yazılı olan satırları gözden geçirecek olursanız orada deniliyor ki:

 Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne üye seçilebilmek için Türkiye’nin bugünkü sınırları içindeki yerler halkından olmak veya kendi seçim bölgesi içinde yerleşmiş bulunmak şarttır. Ondan sonra göçmen olarak gelenler yerleştirildikleri tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise seçilebilirler.

Maalesef benim doğum yerim bugünkü sınırlar dışında kalmış bulunuyor ve herhangi bir seçim bölgesinde beş yıl oturmuş değilim. Fakat bu böyle ise, bunda benim en küçük bir kasıt ve kabahatim yoktur.

Bunun sebebi bütün memleketimizi ulusumuzu batırıp yok etmek isteyen düşmanların işgal ve yayılma hareketlerinin kısmen önlenememiş olmasıdır. Eğer düşmanlar amaçlarında tam bir başarıya ulaşmış olsalardı, Allah korusun, bu tasarıya imza koymuş efendilerin de doğum yerleri sınır dışında kalabilirdi.

Bundan başka teklif edilen şartlar bende yoksa yani beş yıl sürekli olarak bir seçim bölgesinde oturmamışsam o da vatana yaptığım hizmetler yüzündendir. Eğer bu maddenin istediği maddenin şartı yerine getirmeye çalışsaydım, İstanbul’u kazandırmaktan ibaret olan Arıburnu ve Anafartalar’daki savunmalarımı yapmamam gerekirdi.

Eğer ben beş yıl bir yerde oturmaya mahkûm olsaydım, Bitlis ve Muş’u aldıktan sonra, Diyarbakır’a doğru yayılan düşmanın karşısına çıkmamam, Bitlis ve Muş’u kurtarmaktan ibaret olan vatan görevimi yapmamam gerekirdi.

Bu bayların istediği şartları taşımak isteseydim, Suriye’yi boşaltan orduların döküntülerinden Halep’te bir ordu kurarak düşmana karşı savunmaya geçemem ve bugün ulusal sınırlar dediğiniz sınırları çizmemem gerekirdi.

Zannediyorum ki ondan sonraki çalışmalarım herkesçe bilinmektedir. Hiç bir yerde beş yıl oturamayacak kadar çalışmış bulunuyorum.

Ben zannediyorum ki. Bu hizmetlerimden dolayı ulusumun sevgi ve saygısını kazandım. Belki bütün İslam dünyasının sevgi ve saygısını kazanmış bulunuyorum.

Fakat bu durumumdan dolayı, bu sevgi ve saygılara karşılık vatandaşlık haklarımdan yoksun bırakılacağımı asla hatırıma getirmezdim.

Tahmin ediyorum ki yabancı düşmanlar bana suikast yapmak suretiyle, beni memleket hizmetinden alıkoymaya çalışacaklardır. Fakat hiçbir zaman hatır ve hayalime getirmezdim ki yüce mecliste iki üç kişi bile olsa aynı zihniyette kimseler bulunabilsin. Bu bakımdan ben anlamak istiyorum; Bu efendiler gerçekten kendi seçim bölgelerinin duygu ve düşüncelerini mi aksettiriyorlar?

Yine bu baylara karşı söylüyor ve soruyorum. Milletvekili oldukları için elbette bütün ulusun vekili sıfatını taşıyorlar. Yalnız bu baylar acaba ulusun da kendileri gibi düşündüğünü söyleyebilirler mi?

Baylar, beni vatandaşlık haklarından yoksun bırakmak yetkisi bu baylara nereden verilmiştir?

Bu kürsüden resmen yüce kurulunuza, bu bayların seçim bölgesi halkına ve bütün ulusa soruyorum ve cevap istiyorum!

*******

Mustafa Kemal,  Nutuk’ta ulusun kendisine göstermiş olduğu sevgi ve güveni anlatan telgraflardan ve Meclise yağan protesto telgraflarından söz ederek bu telgrafların o zamanki basında yer aldığını anlatıyor.

Ulu önder şahsına seçim bölgesi Rize’den gelen telgrafı Nutuk’a aynen almış.

O telgrafta övücü sözler yanısıra üç milletvekili lanetleniyor ve “şu zamanda vatansızların bile katılamayacağı muhalefet ve bozgunculuk düşüncesini bize öneren milletvekili efendinin (Milletvekili Osman Efendi)görüşünü benimseyecek bir tek kişinin bile sancağımızda mevcut olmadığını, bundan duyduğumuz şükran duygusuyla ve yüksek şahsiyetinize olan üstün saygılarımızla arz ederiz efendim” deniyor.

O, Atatürk olmayı hak eden, vatanını, halkını seven ve kurduğu cumhuriyeti çağın ilerisine taşımaya azmeden bir liderdi.

Sekiz ay müzakerelerden sonra yapılan Lozan Antlaşması’na gelince Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu akti; meşruiyeti dünya tarafından resmen tanınan devlet olabilme belgesidir.

Kimsenin bu akti karalamaya hakkı yoktur…

Atay Uslu ben hiçbir yerden maaş alamıyorum bana yardım etsene  Ben Türk vatandaşıyım
AKP: 3 milyon 657 bin Suriyeliye maaş verilmiyor yardım yapılıyor | TBMM İnsan Hakları Göç ve Uyum Alt Komisyonu Başkanı...
Yeni dönem başladı! İşte yeni askerlik sistemi ve bedelli askerliğin detayları
Askerlikte yeni dönem başladı. 130 bin askere erken tezkere gelecek. Askerlik süresi 6 aya düşerken, 31 bin lira ödeyip bedelliye...
Eyüp hayvan saray metrosu parkı Uyuşturucuların merkezi olmuş
Bu ne böyle buralarda genler uyuşturucu kullanıyor Karakolda bize masa masa başında gazetecilere tafra yapanlar buralara bir baksınlar Buralarda sevil...
Metrobus duraklarında yürüyen merdivenler neden çalışmıyor
İstanbul büyük şehir belediyesinin de  metrobus duraklarında yürüyen merdivenlerden merdivenlerde beleş alanlar var ne bunları tamir ediyorlar nede ilgileniyorlar ne...
İzmir belediye başkanlığı eski başkanı aziz kocaoğlu Mahir kılıç.ı  işten atmış
CHP İl başkan canan kaftancıoğlu secim bitti simdi insanların haklarını arama zamanı hadi görelim seni CHP İl başkan canan kaftancıoğlu...
Erdoğan sözlerine İmamoğlu’nu kutlayarak başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 23 Haziran İstanbul yenileme seçimlerinden sonra AKP grubunda partililere seslendi. Erdoğan sözlerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı...
Ak parti İstanbul,u kaybeden ist büyük şehir belediyesinin daire başkanları ak parti belediyelerinde başkan yardımcısı olacaklar mış
Sonun başlangıcı Ağızlarının payını almamışlar Şimdi soruyorum bu adamlar İstanbul u kaybettirdi size siz ne hakla bazı insanların başarılarını alıp...
Doğu Karadeniz’de dev operasyon: Askerlerimiz o iki PKK’lı teröristin peşinde
Asker sınır ötesinde ‘Pençe harekatı’ ile terör örgütlerine darbe üstüne darbe vururken, Doğu Karadeniz’de ise bin 700 askerle başlatılan terör...
İmamoğlu İBB’yi milyarlık borçla alıyor
30 iştiraki bulunan İBB’nin borcu, İBB Meclisi’nin mayıs ayı oturumunda açıklanan rakamlara göre 26 milyar 800 milyon TL seviyesinde. Yaklaşık...
İstanbul’ da Ekrem İmamoğlu, depremi halk kazandı
Ekrem İmamoğlu, ilk seçimde 13 bin oy önde olduğu rakibi Cumhur İttifakı’nın adayı AKP’li Binali Yıldırım’a yaklaşık 807 bin oy...
İstanbullu yeniden sandık başında: 23 Haziran İstanbul seçimi
31 Mart’ta İBB Başkanı olarak sandıktan Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu çıktı. AKP ve MHP sonuçlara itiraz etti. YSK ‘seçim...
HDP’den Öcalan mektubu açıklaması: Seçim stratejimizde değişiklik yok
İmralı’da yatmakta olan bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın akademisyen Ali Kemal Özcan vasıtasıyla yaptığı “HDP’liler seçimde tarafsız kalmalı” açıklamasının ardından gözlerin çevrildiği...
İmamoğlu: Belli ki bizim bildiklerimizin 10 katı var
Millet İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu, ‘Öyle tehdit mehdit bizi yormaz....
‘Mehmedimiz Suriye,de şehit olurken Suriyeliler Türkiye de nargile ve Türk kızlarıyla geziyor’
Buna dur diyecek Devlet adamı aranıyor. Suriyeliler konusunda  “Burada ikiyüzlülük var. Bu ikiyüzlülük sadece Avrupa’da değil. Daha önce Suriyeli mülteciler...
Gaziosmanpaşa da son günlerde bir hücre evinden gazetecilere saldırı düzenleyenler kimler.
Son günlerde bu bölgede gazetecileri hedef seçtiler bu olayları planlayanlar kimler. Avrupa birliği gazetesi muhabiri gazete binasından çıktıktan sonra saldırıya...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ