Avrupa’da İslamofobya Tehdidi

Avrupa’da İslamofobya Tehdidi
  • 08.10.2016

İslamofobya, Avrupa özelinde Batı’nın kendisini ve kendi değerlerini “tez”, Müslümanları ise “anti-tez” olarak kavramsallaştırdığı bir zihniyetin ürünüdür.

İslamofobya, özellikle son on yılda sıklıkla duyduğumuz kavramlardan birisi. Çeşitli sebeplerden ötürü İslam’dan ve Müslümanlardan korkma ve çekinme içgüdüsünü ifade etmek için kullanılan bu kavram, İslam’a ve Müslümanlara ön yargılı ve genellemeci bakışın bir tezahürüdür.

İslamofobya kavramı, ilk kez 1997 yılında Birleşik Krallık’taki Runnymede Enstititüsü’nün hazırladığı “İslamofobya: Hepimize Karşı Bir Meydan Okuma” isimli raporda “Müslümanlara karşı olumsuz, aşağılayıcı ve kalıplaşmış yargılar ve inançlar atfeden bir dizi görüşün yol açtığı korku ve nefret” olarak tanımlanmıştır. Bu raporda elde edilen sonuçlara göre, İslamofobya’nın temelleri üç husus üzerine inşa edilmiştir: (1) din olarak İslam ve bu dinin mensupları olan Müslümanlar gelişmelere kapalıdır ve Batı tarafından medenileştirmeyi beklemektedir; (2) İslam dini Doğululara özgü bir din olarak Batı’nın dininden (Hıristiyanlık) farklıdır, hatta ötekidir; (3) Müslümanlar Batılıların aksine vahşi, cinsiyetçi ve terör yanlısıdır. Bu hususlara bakınca İslamofobya’nın klasik Oryantalist bakış açısının önemli bir parçası olduğu ve biyolojik değil, kültürel ve dinsel bir ayrımcılığın, hatta ırkçılığın sonucu olduğu anlaşılmaktadır.

SİYASİ VE DEMOGRAFİK BOYUT

Kökleri yeni olmayan bu olgunun siyasi, demografik, iktisadi, sosyo-kültürel ve dini birçok boyutu bulunmaktadır. Siyasi boyutuna baktığımızda, Avrupa ülkelerinde son dönemde gözle görülür şekilde aşırı sağ partilerin, Müslümanları ve göçmenleri düşmanlaştırarak oy avcılığı yaptığını; demografik boyutuna baktığımızda Avrupa’da Müslüman nüfusun artmasından aşırı grupların rahatsız olduğunu; iktisadi açıdan baktığımızda Avrupa’da işsizliğin artmasının Müslümanlar ve göçmenler üzerinden okunduğunu; sosyo-kültürel ve dini boyutuna baktığımızda milli, etnik ve dinsel kimliği zayıflayan Avrupa’nın İslam düşmanlığı üzerinden yeni kimlik inşa ettiğini görmekteyiz.

Bilinçli propaganda ve karalama faaliyetlerinin bir çıktısı olan İslamofobya, Avrupa’daki Müslümanlar için günlük hayatta haliyle birçok soruna yol açmaktadır. Almanya’da Müslümanlara ait evlerin ve işyerlerinin kundaklanması ve bu insanlara tehdit içerikli mektup ve mesajların gönderilmesi; Danimarka’da Müslümanların ibadet için kullandığı sembollerin ve mekanların tahrip edilmesi; Hollanda’da helal et kesilmesinin engellenmesi; Polonya’da kurban etinin kesilmesinin sınırlandırılması; İsviçre’de minarenin yasaklanması; Fransa’da peçenin, burkanın ve başörtüsünün yasaklanması günlük hayattaki örnekler arasında gösterilebilir. Bu örneklerin yanı sıra, Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Marine Le Pen’in partisinin ve kendisinin siyasi konumunu güçlendirmek için hemen her gün Müslümanlara karşı pejoratif açıklamalar yapması; Almanya’da radikal Pegida Hareketi’nin (Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) üye sayısını her gün arttırması veya Brexit (Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkması ifade etmek için kullanılan kavram) oylaması boyunca Büyük Britanya’da Müslüman göçmenlere karşı kullanılan söylem, durumun ne denli ciddi olduğunu göstermek için yeterlidir. Bu olaylara Avrupa medyasının kayıtsız kalması da eklenince Avrupa’daki Müslümanların durumu iyice göz ardı edilmektedir.

AVRUPA İÇİN DE TEHDİT

İslamofobya Avrupa’daki Müslümanların geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğu gibi Avrupa’nın “çok kültürlülük” teması ve iddiası için de önemli tehditler barındırmaktadır. Farklılıkların eşitlik ve barış temelinde birlikte yaşamalarını ifade eden “çok kültürlülük” kavramı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa tarafından sıklıkla kullanılır hale gelmiş; Avrupa Birliği’nin kurulmasıyla birlikte bu kurumun temasını (farklılık içinde birlik) oluşturmuştur. Ancak, Almanya, Fransa ve Danimarka gibi oldukça heterojen toplumsal yapılara sahip olan ülkelerde radikal sağın etkisiyle Müslümanların tep tipleştirmeye tabi tutulması ve Müslümanların değerlerine karşı saygısızlığın hat safhaya ulaşması, Avrupa’nın çok kültürlülük iddiasını zayıflatmaktadır. Zira farklılık içinde birliği sağlamak için öncelikle farklılıkların yasal olarak güvence altına alınması ve buna ek olarak, demokratik hak ve özgürlüklerin en geniş şekilde değil en adil şekilde sağlanması gerekmektedir.

İSLAMOFOBYA İLE MÜCADELE YOLLARI

Durum böyle iken İslamofobya ile nasıl mücadele edebiliriz?

Açıkçası bu soru için idealist ve normatif cevaplardan uzak durmamız gerek. Zira bu tür cevapların pratikteki karşılığı çoğu zaman sonuçsuz kalmaktadır. Bu sebepten ötürü, daha uygulanabilir ve somut cevaplara ihtiyacımız var. Bu dâhilde, Avrupa ülkelerinin İslamofobya ile mücadele için gerekli olan düzenlemeleri uzun bir süre daha gerçekleştirmeyeceği gerçeğini hesaba kattığımızda yukarıdaki soruyu cevaplandırmak haliyle Müslümanlara düşüyor.

İslamofobya ile mücadele için en önemli araç, şüphesiz akademik faaliyetler olmalıdır. Yani, öncelikle akademik camiada bu fobi ile mücadele etmemiz gerekiyor. 2016 yılında çıkarılmaya başlanan “Avrupa İslamofobya Yıllığı” gibi yayınlar bu mücadelede büyük önem arz ediyor. Rapor, her geçen gün Avrupa’da yaşayan Müslümanların ya da Müslüman olarak algılanan insanların maruz kaldığı dışlayıcı ve ayrımcı söylemleri ve pratikleri ortaya çıkarmakta ve alınması gereken önlemler için tavsiyeler sunmaktadır. Bu tür akademik çalışmaların artması halinde zaman içerisinde bu konu ile ilgili farkındalık artacaktır. Bu farkındalığın oluşmasıyla birlikte elbette gerekli olan siyasi adımlar da atılacaktır.

Özetlemek gerekirse, İslamofobya kökleri yeni olmayan ve odağına birçok argümanı alan ve belirli inanç kalıpları içeren bir olgu ve bir davranış biçimidir. Avrupa özelinde Batı’nın kendisini ve kendi değerlerini “tez”, Müslümanları ise “anti-tez” olarak kavramsallaştırdığı bir zihniyetin ürünü olan İslamofobya, Müslümanların dışlanması yönüyle “ötekileştirme”; Müslümanların olumsuz ve aleyhte muamelelere tabi tutulması yönüyle “ayrımcılık”; sonradan öğrenilen ve inşa edilen bir olgu olması yönüyle “suni”; Müslümanların değerlerinin hiçe sayılması yönüyle “hoşgörüsüzlük” barındıran bir olgudur. Tarihsel bir birikimin ve sürecin halkası olması sebebiyle İslamofobya’nın kısa zamanda bertaraf edilmesi mümkün değildir; ancak, Avrupa’dakiler başta olmak üzere Müslümanların bu konuda mücadeleyi gündemlerinin ilk sırasına almaları gerekmektedir.

Bilal Erdoğan, Farika Sohbetlerinde Gençlerle Buluştu
Farika Sohbetleri kapsamında Gaziosmanpaşalı gençlerle buluşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, gençlere gelecek adına tavsiyelerde bulundu, tecrübelerini paylaştı.Gaziosmanpaşa Belediyesi,...
GELECEK PARTİSİ MUHTARLARLA BİR ARAYA GELDİ
Gelecek Partisi Sultangazi İlçe Başkanlığı, 19 Ekim Muhtarlar gününü muhtarlarla kahvaltıda bir araya gelerek kutladı. Gelecek Partisi sultangazi ilçe Başkanı...
Beyazköprü Derneğinden gazetemize ziyaret
Uluslararası Yardım koordinatörü Haşim Karataş Gazetemizi Ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Bu ziyaretler kapsamında gazetemizi ziyaret eden Hayrat...
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Gaziosmanpaşa Şubesi tarafından öğrenciler yararına “Hayır Çarşısı” düzenleniyor.
15 Ekim Cuma günü, Aliya İzzetbegoviç Semt Polikliniği karşısında (Eski Huzur) açılan Hayır Çarşısına vatandaşlar tarafından oldukça yoğun ilgi gösterildi....
KAYMAKAM YOLDA SÜRÜCELER İLE YAYLARI DENETLEDİ
Gaziosmanpaşa ” Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Gaziosmanpaşa ” Meydana çıkarak yaylar ile Sürücüleri denetledi. Denetimlerde ” yayaların yaya geçidinden geçmesi konusunda,...
Ahmet Davutoğlu’nun asansörü bir kat aşağı düştü
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, Van’da konuk olduğu yerel radyo ofisine çıkmak isterken bindiği asansör zemin kata hızlı bir...
Sultangazi Belediyesi Amatör Spor Kulüpleri Futbol Turnuvası için Kuralar Çekildi
Sultangazi’de futbol heyecanı başlıyor! Sultangazi Belediyesi’nin düzenleyeceği Amatör Spor Kulüpleri Futbol Turnuvası kıran kırana geçecek mücadelelere sahne olacak. Gençlerin sabırsızlıkla...
Sultangazi Belediyesi’nin 2022 Bütçesi Mecliste Onaylandı
Sultangazi Belediyesi’nin 2022 mali yılı bütçesi belediye meclisi tarafından onaylandı. Gelir kalemlerindeki ciddi artışla dikkat çeken bütçe için Belediye Başkanı...
Selçuk Bayraktar’ın babası Özdemir Bayraktar vefat etti
Türkiye’de yerli İHA ve SİHA’ların fikir babası, Özdemir Bayraktar vefat etti. Baykar Teknik Müdürlüğü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı...
Küçük Buluşlar, Büyük Dünyalar Bilim ve Sanat Şenliği Gerçekleşti.
Gaziosmanpaşa’da Küçük Buluşlar, Büyük Dünyalar Bilim ve Sanat Şenliği belediye bahçesinde açıldı 3 Gün Boyunce çeşitli, etkinliklere ev sahipliği yapan...
Mustafa Koral TASK Onur Kurulu’nda…
Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da JW Marriott Hotel’de gerçekleşti. Kongreye 81 ilin ASKF Başkan ve...
Çifte Minare Camii İbadete Açıldı
Gaziosmanpaşa’da yapımı tamamlanan Çifte Minare Camii, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın...
TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’ndan Gaziosmanpaşa Beyaz Ev Projesi’ne Ziyaret
Gaziosmanpaşa’da “Aileye Umut Topluma Hayat”Beyaz Ev Projesi “Beyaz Ev” projesinin hukuki zemini 6284 sayılı kanun Beyaz Ev Projesini diğer uygulamalardan...
Eyüpsultan’dan Kastamonu’ya yardım eli
Eyüpsultan, Kastamonu’yu unutmuyor… Antalya’da yaşanan yangın ve Kastamonu’daki sel felaketi sonrası, zor durumda kalan vatandaşlar için “Haydi Eyüpsultan Şimdi Birlik...
“Tasarım Kumaş Maske” Projemiz, Altın Küre Ödülünün Sahibi Oldu
Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) tarafından düzenlenen ve dünyanın en prestijli ödüllerinden olan Golden World Awards 2021’de Gaziosmanpaşa Belediyesi, pandemi...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ