15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ MEHDİ MESİH HAREKETİ BAĞLAMINDA TEO STRATEJİK BAKIMDAN DEĞERLENDİRMEK

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ MEHDİ MESİH HAREKETİ BAĞLAMINDA TEO STRATEJİK BAKIMDAN DEĞERLENDİRMEK
  • 15.10.2016

15 Temmuz darbe girişimi bugüne değin askeri ve politik yönleriyle çokça ele alındı. Fakat Ortadoğu’nun bir parçası Türkiye’de vuku bulan üstelik küresel mahiyetli tonlarda barındıran  bir durumun Teolojik-Stratejik bakış açısıyla irdelenmeden kümelenen bütün neticeleri en nihayetinde eksik kalacaktır.


Her çağın ana dinamosu bir devleti/devlet felsefesi vardır. Bulundukları dönemlerde; Roma, Habsburg, Osmanlı gibi güçler nasıl ki siyasi yön vazifesini çoğunlukla tayin etmişlerse bugünde bu misyon kabul edilse de edilmese de Birleşik Devletlere düşmüştür. Yani çoklu yönleri bulunan politik bir durumun irdelenmesi ABD irdelenmeden yavan kalacaktır. Şu halde iptidai manada Fransa ve İngiltere’de başlayan, Kayzer Wilhelm tarafından bir müddet ana politika haline getirilen Dinler Arası Dialog çalışmaları bugün yine Protestan İngiltere ve görünürde Protestan Abd tarafından sürdürülmektedir. Abd politik sistemi ise Mesih merkezli politik mekanizma açıklanmadan anlaşılamaz. Buna göre İngiltere topraklarında doğan ve Güçlü Mesih anlayışı ile Faiz serbestisi ilkesini düstur edinen Protestanlık, göç hareketiyle Amerika kıtasına taşındı. Öyle ki kurucu babalarının neredeyse tamamı mason olan bu devlette Benjamin Franklin’den itibaren Başkanlar Tanrı’nın elçiliğine soyundular. Franklin, Filipinler’i, Tanrı talimatıyla işgal ettiklerini açıklarken, Jefforson devletin kuruluşunda kendilerine Tanrı’nın rehberlik ettiğini belirtmişti. Yakın dönemde Körfez savaşında Tanrı tarafından görevlendirildiğini açıklayan Bush’un istikrarını oğlu Bush sürdürdü ve Irak’ı işgal için Tanrı ile konuşup onay aldığını açıkladı. Görünürde pekçok kişiye saçmalık gelen bu hususlar Protestan lobinin ana siyasi omurgasını oluşturur. Finans ve dünya hakimiyetlerini devam ettirmek isteyen bu grup Mesih merkezli bakış açıları neticesinde Dialog çalışmalarını sahiplendi ve İbrahimi Dinler adı altında Semavi Dinleri ortadan kaldırmaya ant içti. Tek bir inanç sistemi New Age olarak tasarlandı çünkü inancı kurgulayan insanlığıda istediği gibi kurgulayabilirdi. Görünürde hoşgörü ve barış temasını sık kullanan bu lobinin ajanları aslında gerekli şartları mümkün kılabilmek için son derece militarize söylem ve yöntemlere başvurmayı ihmal etmeyecekti. Bu akımların en ses getirenleri şunlardır;

A) MOON GRUBU : Bütün Hristiyanları Birleştirmek İçin Kutsal Ruh Cemiyeti adıyla faaliyete geçen oluşum kiliseden ziyade seküler alanda örgütlendi ve tek dünya dini söylemini parola edindi. Özellikle 12 Eylül döneminden itibaren Türkiye’de de misyonerlik çalışmalarını artıran grup pekçok vakıf, dernek, üniversite, okul kurdu. Bunlardan bir tanesi de Dünya Barış Akademisyenleri idi. Barış söylemini sıkça kullanan örgüt Irak ve Afganistan işgalini destekledi. Akademisyenler grubunun yöneticilerinden Kasım Gülek ne tesadüf ki(!) Fetullah Gülen’i Türkiye’de devlet kademesine yerleştiren kişi olacaktı.

B) KESNİZANİ GRUBU : Irak’ta bürokratik kademede örgütlenen grup Baas’ın Saddam’dan sonra en güçlü ismi İbrahim İzzet El Duri’ye değin özellikle üst subaylarda mensup elde etti. Dini argümanlar kullanan grup Irak işgalinde Abd’nin en büyük destekçisi oldu.

C) TAHİRÜL KADRİ GRUBU: Pakistan’da dini bir cemaat olan ve dialog çalışmaları yürütüp toplumsal alanda örgütlenen yapının lideri kısa süre evvel Ordu ve İstihbarattan devşirdikleriyle hükümete karşı darbeyi destekledi neticede Kanada’ya sığındı.

D) FETULLAH GÜLEN/PDY GRUBU : Dialog çalışmalarıyla tanınan Gülen, 12 Eylül sonrası Sızıntı dergisinde Son Karakol başlıklı yazısında açıkça darbeyi destekledi. Orduyu tebrik etmekle kalmayıp sonraki dönemlerde 28 Şubat ve 15 Temmuz girişiminin planlayıcısı oldu.

Görünen o ki Dini argüman kullanan cemaatler nerede olursa olsunlar ülke bütünlüğünü hiçe sayabilecek kadar dinden uzaklaşma eğilimi gösterebiliyorlar. Fakat bunun izahı bu yazının konusu olmamakla birlikte 15 Temmuz ne idi? bertaraf edilmesiyle ne kazanıldı? gibi hususlara değinmeliyiz.


15 Temmuz Abd patentli Yapay Mehdi ve ona uygun bir Ordu ve Ülke tasarlama projesiydi. Dini kaynaklar incelendiğinde Hristiyanlık ve Yahudilik’te beklenen Mesih, İslamiyette beklenen Mehdi vakasını açıkça göreceğiz. M.Ö. 586 Ölü Deniz parşömenlerinden etkilenen Mesih inancı, Abdullah Bin Sabe ile Sunni ekolede girerek İslamiyet’in Mehdisi halini aldı. Mesih/Mehdi iyi ve kötünün savaşı demektir ve bu yüzyıl içerisinde bu figürler yaratılacaktır. Suriye, Lübnan, İran ve Türkiye’nin tasfiyesi beklenen Armageddon savaşı için kaçınılmaz olacaktır. Şu Halde 15 Temmuz’a giden yolda Mit hadisesini irdelememiz gerekiyor. Paralel Devlet bütün bürokratik kurumlarda itinayla örgütlenirken İstihbarat bunun oldukça dışında kaldı. Öyle ki hali hazırdaki Müsteşar atandığında Uluslar arası Lobiler tepki gösterdi ve Paralel kalemşörler Müsteşarı sıkça İrancılık ile itham etti. Onlara göre İstihbarat Acem teşkilatı olmuş İran’a bilgi sızdıran bir kevgire dönmüştü. Oysa durum farklıydı.

A) 2007 yılında İranlı Nükleerci Ardeşir Hüseyinpur evinde ölü bulundu. Doğalgaz zehirlenmesi olarak açıklanan olayın aslında böyle olmadığını birkaç ay sonra Amerikalı İstihbarat Şirketi Stratfor açıkladı.
B) Nükleer uzman Ali Asgari aynı yıl İstanbul’da kayboldu. Akıbeti halen meçhuldür.
C) 2007 Türkiye’deki uçak kazasında Türk nükleer bilimci akademisyenlerin yitirilmesiydi.
D) Yalnızca birkaç sene sonra Rusya’daki uçak kazasında İranlı nükleer bilimciler hayatını kaybedecekti.

Görünen o ki bir el Nükleer çalışmaların belirlenenin dışına taşmasını istemiyordu. Bu sebeple Türkiye İstihbarat Teşkilatının başına İran’a karşı Şahin bir müsteşar getirtilmesi arzulanandı. Fakat istenilen olmadı. Akademik çalışmaları bulunan yeni Müsteşar akademik çalışmalarının verdiği birikimle dingin ve rasyonel bir rota ile İran’da Orta Sınıfların güçlendirilmesi buna mukabil İran ile de temas edilebilmesinden yanaydı. Paralel yapılanma işte bu temel sebeple planlarını uyguladı. Önce Oslo görüşmelerinin sızdırılması, Gezi provokeleri (çadırların yakılması), 17/25 Aralık denilirken kısa bir süre evvel 15 Temmuz girişimi geldi.

15 TEMMUZ İLE NE İSTENDİ?

 

Evvela istenen yeni bir kabinden ziyade Tsk’nin ve toplumun silahlı çatışmasının sürdürülmesi, istikrarsızlaştırma eylemi ve Cumhurbaşkanı’nın Lahey’e gönderilmesiydi. Çünkü onlar geride kahraman bırakmak istemiyorlar Lahey tertibi ile bir yandan Cumhurbaşkanı’nı itibarsızlaştırmak diğer yandan Türkiye’yi Suriyeleştirmeyi tasarlıyorlardı. Tesis edecekleri yeni ekip çözüm süreci adı ile federatif Türkiye’yi hazırlarken İran’a karşı agresif ve saldırgan tutum belirlenecekti. Bu sırada Gülen Mehdi olarak kendisine bağlı yapay Mehdi Ordusuyla İran’a harb ilan ettirecek ve Kabe’nin kapısına çok kısa bir zaman sonra tanklar dayanmış olacaktı.

 

15 TEMMUZ’UN BERTARAFIYLA NE ELDE EDİLDİ?

 

Her şeyden evvel Türkiye’nin bölünme süreci ertelendi. Ortadoğu harbine şu an kapı kapatıldı ve Armagedon’u bekleyenler başka planlara yöneldi.

 

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

 

1) 8 Nisan 2016 Kriz Grubu raporu Türkiye’de iç savaş ve ekonomik yıkıntı ön görmektedir.

2) Türkiye İsrail ile rasyonel bir yakınlaşma eğilimindeyken terör faaliyetleri yeniden artma eğilimi göstermiştir. Hasım lobiler Etkin ve güçlü ülke tasavvuru istenmemektedir.

3) Fetö kabuk değiştirme sürecine girmiştir.

4) Kürsel gücün tasarladığı Kıyamet Savaşı enaz 10 yıl tehir edilmiştir.

 

SONUÇ

 

Türkiye zor günlerden geçmektedir. Bunun en temel sebeplerinden biri Katolik Protestan Ortodoks ve Musevi dünyasının inanç merkezi konumunda bulunmasıdır. Türkiye’nin yönetimini Türkiye’nin fertlerine bırakmak istemeyen unsurların diğer planları muhtemelen devreye girecektir. Bu tehlikelerin engellenebilmesi veya ertelenebilmesi için Dinler Tarihi çalışmalarına yoğun olarak ihtiyaç vardır. Din Sosyoloji, Din Ekonomi, Din Siyaset bağlamında teorilerin oluşturulmaları ve incelenmeleri başka 15 Temmuzlar yaşamamak için hayati önem arz etmektedir.

Bulgaristan Seçimleri Yeniden Yapılıyor.
Bulgaristan seçimleri Türkiye, de, geçtiğimiz aylarda yapılmıştı. Ancak hükümeti kurmak için çoğunluğu elinde bulunduramayan, iktidar Partisi, hükümeti kurmak için yeniden...
Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Fatih Aydemir, aşı oldu, herkesi aşıya davet etti
Ak Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Fatih Aydemir, korona virüs aşısı oldu, Gaziosmanpaşalıları aşı olmaya davet etti.Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde...
BAYRAMPAŞA’DA ÜÇ GÜN SÜRELİ KAN BAĞIŞI KAMPANYASI
Bayrampaşa’da 3 gün sürecek kan bağışı kampanyası başladı. İstanbul Valiliği, Bayrampaşa Kaymakamlığı, Türk Kızılay’ı ve Bayrampaşa Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen kampanya...
Eyüpsultan’da Kadınlara Özel Boğaz Gezileri Başladı
Eyüpsultan Belediyesi’nin ilçede ikamet eden kadınlara yönelik düzenlediği “Boğaz Gezileri” başladı. Başkan Deniz Köken’in de katılımıyla gerçekleşen ilk boğaz gezisinde...
KANDOSTUM OLURMUSUNUZ
Kızılay” ın başlattığı Kandostum olurmusunuz, sorusu Gaziosmanpaşa “ da karşılık buldu. Gaziosmanpaşa “ Meydana Kurulan Kızılay “ Çadırlarında, Yüzlerce, insan...
Akşemsettin’i Fesleğen Kokusu Sardı
Eyüpsultan Belediyesi’nin “Salın sepetleri, alın çiçekleri” sloganıyla başlattığı fesleğen dağıtımı tüm hızıyla devam ediyor. Fesleğen dağıtımı bu kez Akşemsettin Mahallesi’nde...
GAZİOSMANPAŞA HALK EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ YIL SONU SERGİSİNİ AÇTI:
Gaziosmanpaşa “ Halk Eğitim Müdürlüğü 2020/2021 Yılsonu sergisini görkemli bir açılışla gerçekleştirdi. Hükümet Konağı’nın giriş katında gerçekleştirilen açılışa Gaziosmanpaşa Kaymakamı...
BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ BİLGİ EVLERİNDE MEZUNİYET HEYECANI
Bayrampaşa Belediyesi Bilgi Evleri, 2020-2021 eğitim-öğretim dönemi kursiyerlerini törenle mezun etti. Törene katılan Başkan Atila Aydıner, “Pandemi koşullarında büyük bir...
SANATA ENGEL YOKTUR”
ENGELLERİ AŞAN BİR SERGİ: DALINÇ DİJİTAL SANAT SERGİSİ T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve Sultangazi Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen “Sanata...
‘Covid-19’un Çevreye Etkileri’ Konulu Resim Yarışması Başladı
Eyüpsultan Belediyesi, ‘Covid-19’un Çevreye Etkileri’ konulu resim yarışması düzenliyor.
Kuştepe Romanlar ve Müzisyenler Derneği Açıldı
Adalet Partisi Şişli İlçe Başkanı Tarık Orakcı’nın Başkanlığında “Kuştepe Romanlar ve Müzisyenler Derneği” pandemi kuralları çerçevesinde görkemli bir törenle açıldı....
ME AGAINST THE PANDEMIC ( PANDEMİYE KARŞI BEN)
Kadıköy Mehmet Karamancı İlkokulu 4-C sınıfı öğretmeni Hatice ZOR ve öğrencileri ; 7 ülke ,17 öğretmen , 7-11 yaş grubu...
Son dakika haberi PKK/KCK’nın sözde Mahmur sorumlusu etkisiz!
MİT’in Irak’ın kuzeyindeki Mahmur Kampı yakınlarında düzenlediği nokta operasyonda kırmızı bültenle aranan PKK/KCK’nın sözde Mahmur sorumlusu Hasan Adır etkisiz hale...
Eyüpsultan’lı Öğrencilerden Geri Dönüşüm Defilesi
Eyüpsultan Belediyesi ve Karadolap’ta bulunan Mustafa Kemal İlkokulu işbirliğiyle Dünya Çevre Haftası kapsamında, geri dönüşüm defilesi düzenlendi.
Müsilaj İnsan Sağlığını Nasıl Etkiliyor?
Uzmanlar, Marmara Denizi’nde ortaya çıkan müsilaj (deniz salyası) sorununa ilişkin, sorunun devam ettiği bölgelerde denizlere girilmemesi ve bu bölgelerden çıkarılan...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ