JANDARMA NASIL VE NEDEN TASFİYE EDİLDİ?

JANDARMA NASIL VE NEDEN TASFİYE EDİLDİ?
  • 22.10.2016

Fransız kaynaklarında ‘Silahlı Adamlar’ manasına gelen ‘Gendermarie’  XIV. Louis zamanında Fransız kralının muhafız kıtası olarak kullanılmaktaydı. Krala bağlı olup sarayı korumakla görevli olan jandarmanın Avrupa’da ilk doğduğu ülke Fransa’dır. Zamanla Fransa’da genel asayişi sağlayabilmek için daimi ve paralı askeri birimin kullanılması gerektiğinden jandarma ve benzeri teşkilatlar; Fransa geneli ile Avrupa kıtasında kullanılmaya başlanmıştır. Türk güvenlik sistemi incelendiğinde ise askeri statülü kolluğun binlerce yıllar evveline uzandığı görülmekle beraber Subaşı olarak tabir edilen ve asayişi sağlamakla görevli askerler göze çarpmaktadır. Geleneği Türk İslam medeniyeti evveline dayanan askeri statülü kolluk jandarma adıyla Osmanlı Devleti zamanında özellikle cihan harbinde firarlarla mücadele etmede kullanılan asli unsur olmuş ve kurumsal yapısı tanımlanmıştır. Bu devirde Umum Jandarma Komutanlığı olarak adlandırılan birim askeri talim ve terbiye bakımından Harbiye Nezaretine diğer görevleri dolayısıyla Dahiliye Nezaretine tabiydi. Cumhuriyet döneminde ise yeni kabul edilen jandarma kanunuyla Binbaşı ve yukarı rütbeliler İçişleri Bakanı’nın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı’nın onayı ile atanmaktaydı. 1937 yılındaki jandarma kanunundaki ilave ile de, jandarma subaylarının geçici olarak valiliğe, kaymakamlığa ve nahiye müdürlüğüne vekaleten atanmalarına imkan sağlanmıştı. 1961’de jandarma bölge komutanlıklarının kurulmasından sonra jandarma komutanı 1982 Anayasası ile Milli Güvenlik Kuruluna dahil edilmişti. 1980’lerin ortalarından itibaren düşük yoğunluklu harp hususunda adeta uzmanlaşan jandarma, terörle mücadelenin bel kemiğini oluşturdu. Bu önemli askeri birim uzun yıllar öncesinden itibaren sistemli olarak yıpratılma ve sindirme fiiliyatlarına tabi tutuldu. Çünkü Jandarma’nın tasfiyesi Türk güvenlik bürokrasisinde telafi edilemeyecek bir yara açacak bu durum ise Türkiye’nin zayıflatılmasına olanak verecekti.

ADIM ADIM JANDARMA’NIN TASFİYESİ

Jandarma’yı etkisizleştirme ve tasfiye operasyonları 1990’lardan itibaren başlamıştı. Çünkü Jandarma askeri statüsü olmasına rağmen genel kolluk hüviyetinde bir birimdi envanteri ise Nato’ya kayıtlı değildi. Ayrıca gerilla savaşında uzmanlaşan Jandarma ülkesel  meselelere milli güvenlik temelli çözüm üretme noktasında etkin olmaya başlamıştı. Bunu izah edecek en ideal örnek Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in dönemin siyasi komutasıyla uyumlu ve kürt sorunu ile alakalı milli bir proje geliştirilmesiyle ilgili stratejisiydi. Bitlis, Çekiç Güç’ün terör örgütü pkk’ya yardım ettiğini raporlamakla kalmadı kürt meselesinin iç kulvarda çözümü için gayret etti ve o dönemki Barzani ekolünü tasfiyeyi düşündü. Fakat çok geçmeden Jandarma nezdinde Bitlis, suikast olduğu bugün neredeyse yüzde yüz ispatlanan bir uçak arızasında hayatını kaybetti. Zaten bir müddet sonra kürt meselesei ile ilgili planda uygulanamadı. Jandarma özerk operasyonlarla adından Beyaz Enerji vakasında da gösterdi. Buna göre yolsuzluk yapıldığını belirleyen Jandarma hiçbir baskıya boyun eğmeden operasyonlarını genişletti. Bu durum dönemin siyasilerinin canını sıktı ve siyasiler ” Operasyonu Jandarma yapıyor bilgimiz yok” cümleleriyle şikayetlerini kamuoyu nezdinde paylaşmaya başladılar. Büyük telkin ve görüşmelerden sonra operasyonlar ancak durdurulabildi fakat Jandarma bazı mercilere göre haddini aşmaya başlamıştı. O tarihlere paralel Ab ilerleme raporlarında Jandarma Türk hükümetine şikayet edilmekte bir takım yasal düzenlemeler talep edilmekteydi. İlerleyen yıllarda özellikle büyük şehirlerde Jandarma yetkilerini Polise devretmeye ve Jandarma sorumluluk alanları daraltılmaya başlandı. 2006 Şemdinli Umut Kitabevi bombalanması vakasıyla alakalı olayı inceleyen savcı iddianamesinde Jandarma Orgeneral Fevzi Türkeri’yi hedef gösterildi.

Jandarma’nın yıpratılma süreci yeniden başlatılmış oluyordu. Yıllar sonra yüksek yargı mercilerince uydurma bulgularla delillendirildiği ve geçersiz olduğu belirtilen askeri davalar sürecinde iddianamelerde Jandarma Orgeneral Şener Eruygur Jandarma teşkilatını polise alternatif kullanmakla ve darbecilikle itham edildi. Oysa Jandarma zaten genel kolluktu ve sorumluluk sahasında elbette polisin yetkilerine haizdi. Askeri davalarda “Kıskaç” isimli gizli tanığın ifadeleriyle varlığı meçhul Jitem adlı yapının kurucuları olarak Jandarma Orgeneral Teoman Koman ve Jandarma Orgeneral Aydın İlter’in isimleri belirtildi. Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur darbecilik, Kayseri Alay Komutanı Jandarma Albay Cemal Temizöz ise işkence, faili meçhul, darbe gibi ithamlarla tutuklandılar. Bu somut örneklerden son otuz yılın tablosuna baktığımızda; Orgeneral Eşref Bitlis, Orgeneral Adnan Doğu, Orgeneral Aydın İlter, Orgeneral Teoman Koman, Orgeneral Fevzi Türkeri, Orgeneral Şener Eruygur, Tuğgeneral Ali Aydın Tuğgeneral Veli Küçük, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Albay Cemal Temizöz, Albay Hasan Uğur, Albay Abdülkerim Kırcı, Albay Kazım Çillioğlu, Albay Rıdvan Özden gibi isimlerin üç özellikleri mevcuttur. Bunlardan birincisi bu isimlerin her biri muvazzaf ve yüksek rütbeli birer askerdirler. İkincisi bu isimler ya şüpheli tertiplerle öldürülmüş, ya tutuklanmış hedef gösterilmiş, ya da intihara sürüklenmiştirler. Üçüncüsü ise bu isimlerin tamamı JANDARMA PERSONELİDİRLER . Jandarma’nın tasfiyesi yalnız bu vakalarla sınırlı kalmadı. Ast personelin gözünde birer idol jandarma’nın genel hüviyeti içerisinde ise son derece faydalı olan personel birer birer pasifize edilirlerken illegal bazı örgütlerin mensuplarıda jandarma teşkilatına sızdırıldı. Çünkü jandarma askeri, adli ve mülki yetkilere sahipti. Bunun dışında komutanı Milli Güvenlik Kurulu üyesi olduğundan teşkilat devlet yönetiminde söz sahibi oluyordu. Polisten farklı olarak ağır silahlara sahipti ve olağan üstü durumlarda Kara Kuvvetlerine bağlı olarak görev yaptığından bu birimin vurucu gücü konumunda olacaktı. Bu sızmalar gerçektende jandarmayı tahrip etti öyleki 15 Temmuz darbe girişimiyle Jandarma binası darbecilerin karargahı olarak kullanıldı. Birim yara aldığı gibi kurumsal itibarıda sarsılmıştı. Darbeden sonraki süreçte jandarma bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlandı.

JANDARMA NASIL BİR KURUMSAL YAPIYA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?

Jandarma bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlanmadan önce ilk olarak sınırlardaki görevini Kara Kuvvetleri’ne devretmiş sonrasında askeri statüsünü korumakla beraber İçişleri Bakanlığı’na bağlanmıştı. Bu durum uzun süre eleştirildi. Dünya’daki örneklerine baktığımızda 56 ülkede jandarma ve benzeri askeri statülü kolluk  bulunmakta olup teşkilatların tamamı İçişleri Bakanlıklarına bağlı olarak görev yapmaktadırlar. Şili’de tüm ülke jandarma sorumluluk sahası içindeyken Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan’da İçişleri Bakanı’nın yetkilendirilmesi durumunda yine bütün ülkede görev yaparlar. İtalya’da ise bölge kısıtlaması olmamakla birlikte ihbarı alan ilk kolluk birimi olayla ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Bu uygulamalara baktığımızda Türkiye’nin askeri sosyolojik perspektifide dikkate alındığında jandarmanın genel kolluk olarak sürekliliğini koruması önemlidir. Profesyonelleşme iç güvenlik ile alakalı bir teşkilatın temel doktrini olduğundan jandarma bünyesine hiçbir surette erler kabul edilmemeli orta vadede ise yükümlülerin hiçbiri jandarma bünyesinde görev yapmamalıdır. Kapatılan Uzman Çavuş okulu yeniden açılarak jandarmanın asli kaynağı uzman çavuş yetiştirilmesine devam edilmelidir. Jandarma teşkilatının idari yönden İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasında bir sakınca olmamakla birlikte, jandarmanın itibarının korunması ve manüplasyonlardan uzak tutulması sebebiyle Generaller ve İl Alay Komutanları askeri silsileye göre atanmalıdırlar. Jandarma komutanının da Mgk üyeliği devam ettirilmeli, Genel Komutanlık her daim Orgeneral rütbesindeki bir askerce icra edilmelidir.

SONUÇ

Jandarma bazı kesimlerce milli ordu olarak nitelendirilmektedir. Eski bir kurumsal kültürü bulunan bu ordu özellikle düşük yoğunluklu harp konusunda uzmanlaşmıştır. Pentagon raporları 2014-2026 yılları arasını Ortadoğu coğrafyasını bir gerilla harbinin merkezi olarak tanımlaması ve bu coğrafyanın gerilla harbinde en başarılı birimi olan Jandarma Teşkilatının uzun yıllardan beri sistematik olarak baskı, yıpratılma ve zedelemeye tabi tutulması jandarma ile milletin arasını açmakla kalmamış bu birimin etkinliğinede set çekmiştir. Terörle mücadelenin asli unsuru Jandarma’nın tasfiyesi Türkiye’nin terörle mücadele başarısını sekteye uğratacağı gibi askeri üniformanında ağırlığını düşürür. Artık yapılması gereken ulusal güvenlik politikalarının yeniden tanımlanmasıyla beraber siyasi iradeye bağlı fakat sorumluluk alanlarını ve eski etkinliğini korumuş jandarmanın tesis edilmesidir.

Van Erciş Dernekler Başkanı Oğuzhan Demir son yolculuğuna uğurlandı.
Eyüpsultan Dernekler Federasyonu Başkanı, Van Erciş Dernek Başkanı Oğuzhan Demir geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Eyüpsultan kaymakamı ,İhsan Kara...
Motor tutkunları Prof. Dr. Haydar Baş anısına yarışacak.
Türkiye Motokros Şampiyonası 3.ayak yarışı hafta sonu Balıkesir Gönen’de gerçekleştirilecek.Prof. Dr. Haydar Baş anısına gerçekleştirilecek yarışmaya BTP Genel Başkanı Hüseyin...
Bilim Merkezi’ne Kabul Sınavları Devam Ediyor
Sultangazi Belediyesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bilim ve Kültür Merkezi, 2021-2022 eğitim öğretim yılının hazırlıkları kapsamında kurum kabul sınavlarını gerçekleştiriyor....
AV. İSA MESİH ŞAHİN, YAYLA’ DA.
Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanımız Av.İsa Mesih Şahin bey önceki günlerde Yayla Mahallemizde yaşanan fırtına nedeniyle evleri zarar gören hemşerilerimizi...
YAYLA HALKI YARDIM BEKLİYOR
Gelecek Partisi Sultangazi İlçe Başkanımız Ramazan Altan, öğle saatlerinde Yayla Mahalesi’ne giderek Cumartesi günü meydana gelen hortumda büyük çapta zarar...
BEYAZKÖPRÜDE YENİ DÖNEM
Beyazköprü Derneği ” Başkanı ” Haşim Karataş ” Başkan Seçilerek Başkanı oldu… Yıllardır, Yoksulun yanında olan mazluma kol kanat giren...
METİN DABAK DÜNYA EVİNE GİRDİ:
Geçmiş dönem Kızılay Gaziosmanpaşa ” Şubesi başkanı olan Metin Dabak, Pazar günü yapılan Nikah Merasimin de Müge Zor ile Dünya...
İYİ PARTİDEN AK PARTİYE GEÇTİLER
İyi parti Gaziosmanpaşa ” ilçe teşkilatına, Kayıtlı olan Deniz Budak , ve Yiğit Dikici , istifa ederek Ak Parti saflarına...
BAYRAMPAŞA AK PARTİ GAZİLER GÜNÜNÜ KUTLADI
Bayrampaşa Ak Parti ” İlçe Başkanı Ersin Saçlı, Ve yönetimi Gaziler günü Dolayısıyla, Atatürk büstüne Çelenk Koydu. İlçe Başkanı Ersin...
Ak Parti Eyüpsultan haftalık Toplantısını yaptı.
Ak Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammet Vanlıoğlu’nun katılımı ve İlçe Başkan Vekili Serhan Yılmaz’ın başkanlığında maske ve mesafe kurallarına çerçevesinde...
Adnan Menderes, mezarı başında anıldı
Eski Başbakanlardan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edilişlerinin 60’uncu yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törende dualarla...
Vergi Müfettişleri Derneğinde yeni dönem
Vergi Müfettişleri Derneği (VMD) 29’uncu Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda Ahmet Halis Başli VMD Genel Başkanı seçildi. Vergi Müfettişleri Derneği (VMD)...
BAŞKAN DENİZ KÖKEN AK PARTİ KADIN KOLLARI ESKİ YÖNETİM ÜYELERİ İLE BİRLİKTE ÇİFTALAN EYÜPSULTAN PLAJINI İNCELEDİ
Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken geçtiğimiz hafta sonu Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcıları, Eyüpsultan Belediyesi Ak Parti Meclis üyeleri, Başkan Deniz...
Eyüpsultan Robot Okulu, Teknofest’te finalde
Eyüpsultan Belediyesi Nişanca Robot Okulu, Teknofest 2021 Yarışması’nda Biyoteknoloji İnovasyon Fikir Kategorisi’nde ikinci olarak finallere katılmaya hak kazandı. Alibeyköy Mesleki...
Eyüpsultanlı özel öğrencilere atla terapi
Eyüpsultan Belediyesi Engelliler Sürekli Eğitim ve Rehberlik Merkezi’nde (ESER) eğitim gören özel öğrenciler ata binme sevinci yaşadı. ESER’li öğrenciler Kemerburgaz’da...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ