Çağımızın En Önemli Siber Güvenlik Konusu Siber Savaş

Çağımızın En Önemli Siber Güvenlik Konusu Siber Savaş
  • 29.10.2016

Çoğu insan savaşı mermiler ve patlamalar olarak hayal eder. Bunun en önemli sebebi mermi ve patlamaların bir Linux komut satırından daha ilgi çekici olmasıdır. Problem şu ki, insanların büyük çoğunluğu siber savaşı bir nükleer silah ya da diğer Kitlesel İmha Silahlarından elde etme ile aynı kefeye koyuyor. Yaşadıkları sızma problemleri düşünüldüğünde, hükümetler de bu konuyu almaları gerektiği ölçüde ciddiye alıyor gibi görünmüyor.

Bu sözlerin sadece bir paranoyadan ibaret olmadığını göstermek için teknoloji öncülerinden Steve Wozniak’ın son dönemdeki açıklamalarına bakabiliriz. Bir röportaj sırasında Woz “Ben küçükken nükleer silahlardan korkardık… Şimdi ise her türlü siber saldırıdan ve hack olaylarından korkuyoruz. Bu saldırılar gerçekten de internetimizi kapabilir, elektriğimizi kesebilir mi? Ne kadar öteye gidebilirler? Bu durum yıl geçtikçe iyileşmek yerine daha da kötüye gitmeye devam ediyor.”

Yıllar içerisinde teknolojik gelişmelerin nasıl da birbirine bağlı hale geldiğini düşünün. Sizce bir terörist büyük bir enerji kaynağının gücünü kesmek için ne kadar çaba harcamalı? Peki ya duyarlı bir inteli (Türkçede tam karşılığını çıkaramadım) yok ederek bir şehrin güvenliğini tehlikeye atmak? Ya da silahlı bir insansız hava aracının kontrol sistemini ele geçirip sivil bölgelerin bombalanması?

Günümüz savaş stratejileri yalnızca gelişmiş silah sistemlerini değil, aynı zamanda bilgiyi elde etme ya da teknolojik ara yüzleri kontrol etme veya onları yok etme üzerine de kurulu hale geldi. Siber savaşın çeşitli aktörleri var (hacktivists, paralı hackerlar (private contractors olarak geçiyor ana metinde) ve askeri siber teknolojiler), ancak hemen her saldırının sonu bir devlet altyapısına çıkıyor. Bunu akılda tutarak, yaşadığımız zamanın ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için bazı olası siber savaş senaryolara bakalım.

 image003

Nükleer Santral Tesislerinin Gücünü Kesmek

Gelişmiş dünyanın büyük bir bölümü, enerjisini nükleer santrallerden elde ediyor. Çernobil Kazası (1981) ve diğer birkaç kazanın gösterdiği üzere, bir nükleer tesiste işlerin yolunda gitmemesi binlerce insanın hayatına mâl olabiliyor. Siber güvenlik dünyasında, özellikle siber savaşı dikkate alarak, nükleer santrallerin ve diğer enerji tesislerin kötü amaçlı yazılımlar aracılığı ile çok ciddi saldırılara maruz kalabileceğini düşünmek zorundayız.

Bu endişenin ana kaynaklarından biri de çok da iyi bir üne sahip olmayan Stuxnet gibi yazılımlar. İsrail ve ABD tarafından ortak gerçekleştirildiği düşünülen bir saldırıda Stuxnet solucanının hedefi İran nükleer programına kalıcı zararlar vermek idi. Natanz’da konuşlu santralde solucan saldırısının doğal sonucu olarak ciddi bir santrifüj zararı meydana geldi ve bu durum önemli ölçüde bir nükleer kazaya sebebiyet verdi.

Siber savaş alanında enerji ile alakalı her şey sürekli olarak hedef tahtasında bulunuyor. Nükleer enerji ise kolay elde edilmesine rağmen en yıkıcı kaza ihtimalleri barındıran bir enerji çeşidi olarak öne çıkıyor. Sadece bir virüsün çok ciddi arızalara yol açabileceği gerçeği, siber savaşın ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor.

image002

Silah Sistemleri

Teknolojik olan her şeyin hacklenebileceği gerçeğini anlamak siber savaş tehdidini kavrayabilmek için ilk adım niteliği görüyor. Ancak bazıları için sayısız örneklere rağmen bu durum hala yeterli delillere sahip değil.

Bu örnekte silah sistemlerinden, daha özel olarak, onları kontrol eden teknolojik sistemlerden bahsedelim. Silahlara karşı yapılan siber saldırılardan biri de 2015 yılında meydana geldi. Türkiye-Suriye sınırında konuşlu Alman Patriot savunma füzeleri anlamlandırılamayan komutlar uygulamaya başladığında muhtemel bir siber saldırının ilk sinyallerini vermiş oldu. Her ne kadar Alman yetkililer böyle bir olayın yaşandığını inkâr etse de çok sayıda üçüncü kaynaklar bu olayı InfoSec camiasına bir hack olayı olduğunu doğruladı.

Bu sadece bir örnek, ancak etkilerini bir düşünün. Bir hacker tarafından doğrudan yönlendirilen ve hangi sebeple kullanıldığı belli olmayan yönlendirilmiş füzelerden bahsediyoruz. Ordular ne kadar teknolojiye güvenirse (haklı olarak) kendilerini bir o kadar savunmasız bir duruma getiriyorlar. Her ne kadar aksine inanmak istemeseler de, çoğu hükümet bu tür sistemleri güvene almak için yeterince çaba göstermiyorlar.

 

Hassas Bilgi Çalmak

Her ne kadar tartışmalı olsa da, savaştaki en önemli en önemli strateji düşmanını anlamaktır, böylece onu nasıl mağlup edebileceğini belirleyebilirsiniz. Siber uzayda bu durum rakip devletlerden bilgi toplamak ya da doğrudan bilgi çalmak üzere etkisini gösteriyor. Bu tarz saldırılar çok sık olarak meydana geliyor ve örnekler de sayılamayacak kadar fazla gözüküyor.

Çinlilerin Amerikalılardan çaldığı ve silah prototiplerini gösteren bilgilerden tutun, WikiLeaks gibi dosya sızdıran oluşumlara kadar (Makalenin orijinal yazarı bu kısımda parantez içinde bu tarz oluşumları desteklediğini itiraf ediyor, bizim yayında sanırım buna yer verilmeyecek) bilginin kontrolü artık sıklıkla en büyük silah haline geldi. Bilgiyi kim kontrol ederse, iyi ya da kötü, siber savaşta oldukça önemli bir avantaja sahip olmaya başldı.

Bilgi her zaman bir zorunluluk idi, ancak artık bilginin çok büyük bir kısmı devasa ölçeklerdeki elektronik bilgi bankalarında saklanıyor. Bu bilgi bankalarını kontrol eden birçok hükümet bu bankaların sahip olduğu zayıflıkların yeterince farkında değil. Bunun en temel sebebi ise güçlü güvenlik duvarlarının tüm hackerları durduracağı inancı olduğu gözüküyor. Bu oldukça tehlikeli bir düşünce yapısı, ancak son zamanlarda neden NSA ve diğer kurumların zafiyete düştüğünü de açıklıyor.

Küresel Bir Siber Savaş Çözümü Geliştirmek

Siber savaşın içine gizlenmiş tüm bu tehlikeleri düşünürsek, küresel olarak nasıl bu tehlikelere karşı koyabiliriz? Açıkçası, cevaplar çok da kesin değil. Hükümet yetkililerinden tutun, bağımsız siber güvenlik araştırmacıları ve toplumun daha birçok kesiminin bir araya gelmesi ilk adım olmalıdır.

Siber savaşa çözüm üretmenin en doğru adresi Birleşmiş Milletler çatısı olacaktır. Birleşmiş Milletler nükleer silahların ortaya çıkmasından beri savaş denen olgunun en büyük problemlerini çözmek için çaba sarf ediyor. Bu çabalar uluslararasındaki diyaloğun gelişmesine katkıda bulundu, ancak fiziksel olarak diyaloğa giren uluslar (Çin, Rusya ve ABD) siber alanda ise birbirine sıklıkla saldırmaktan vazgeçmiyor.

Bu durumu göze alırsak, karşılıklı siber yıkım kapasitesi tehlikesini daha iyi anlamak için Birleşmiş Milletler üzerindeki baskıyı arttırmak doğru bir adım olacaktır. Birleşmiş Milletler kararlarına etkileri bulunan devletleri bir yıkımın oldukça yakın olduğumuza ikna etmeliyiz. Eğer bunu biz yapamazsak yaşanacak büyük felaketler bu görevi görecek ki gerçek hayatta bu oldukça muhtemel gözüküyor. Belki de, biz InfoSec topluluğu olarak bir araya gelip kendi ülkelerimize siber savaş referandumları hakkında mücadele etmeleri konusunda baskı oluşturabiliriz.

Dünya olarak öyle bir konumdayız ki en büyük tehdidimiz aynı zamanda en büyük hazinemiz olabilir. Teknoloji hayatın gelişmesi için gerekli ve etkili bir araç. Ancak teknoloji aynı zamanda her zaman ulus-devletler, teröristler ve yıkıcı amaçlara sahip olan diğer gruplar tarafından suiistimal edilmeye uygun bir durumda olacak. Bu durumu ne kadar çabuk anlayabilirsek, o kadar hızlı somut çözümler üretebiliriz.

Binlerce vatandaş tank palet fabrikasına sahip çıktı
Türk Harb-İş Sendikası, Tank Palet’in özelleştirilmek istenmesine karşı Sakarya’da miting düzenledi. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde “Mesele fabrika özelleştirmesi değil, mesele...
Dünya nın hiçbir yerinde göçmenlere hemen vatandaşlık verilmez oy kullandırılmaz
Suriyeli göçmenlere verilen bu haklar ise ülke de sıkındı yaratmadı nedeni ise Türkiye de siyasi kollarda sıkındı var   Suriyeli...
Esenyurt’ta yürek burkan görüntüler
Esenyurt’ta uyuşturucu madde kullanarak sokakta kendinden geçen iki kişi görenlerin yüreğini sızlattı. Bazıları kendinden geçen gencin yanına giderek yardımcı olmaya...
CHP’li başkan partisinden istifa etti!
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Yerel seçimlerinde Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun...
Beylikdüzü Belediyesi ni kim alacak Mustafa Necati Işık mı Mehmet Murat Çalık mı?
AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mustafa Necati Işık kimdir? AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mustafa Necati Işık kimdir...
Şişli Belediyesi’ndeki cinayet davasında karar çıktı
Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ın iki sene önce belediye binasında başından vurularak öldürülmesine ilişkin davada...
İzmir’in Menderes ilçesinde afet geliyorum diyor
İzmir’de korkutan görüntü! Bir düden daha oluştu İzmir’in Menderes ilçesi kırsal Karakuyu Mahallesi’ndeki tarım arazilerinde rekor yağış sonrası yeni bir düden daha meydana geldi....
Halka Dönük Olmak:
Halka dönük bir yönetim modelinin merkezinde HALK vardır. Belediye ve Başkanı halkın emrinde ve hizmetindedir. Belediye hizmetlerinin yürütülme sürecinin her...
Başkan Erdoğan: Münbiç’teki saldırı ABD’nin Suriye’den çekilme kararını etkileme anlamına gelebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç ile ortak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç’te ABD askerlerine düzenlenen saldırıyla...
Ekrem İmamoğlu Ali Koç’u ziyaret etti
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Galatasaray’dan sonra Fenerbahçe’yi de ziyaret etti. Başkan Ali Koç’la bir araya gelen...
CHP’nin 5 il ve 65 ilçede belediye başkan adayları belli oldu
.. CHP’nin 5 il ve 65 ilçede adayları belli oldu. Açıklanan listeye göre, CHP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi için adayı Veysi...
Deniz Köken: Eyüpsultan İstanbul’un Başkentidir
AK Parti Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken, ziyaretlerini ve buluşmalarını sürdürüyor. Deniz Köken, Eyüpsultan’daki STK temsilcileri ve dernek başkanları ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’a Türkiye’nin Kürtlerle hiçbir sorunu olmadığını, Türkiye’nin amacının ulusal güvenliğine tehdit oluşturan terör...
Gölge gazetecinin yazısını ihbar kabul ettiler istikbaarat Teğmen Hasan Kayaoğlu’nun katilleri yargı önüne çıkacak
istikbaarat Teğmen Hasan Kayaoğlu’ intihar etmedi ailesiyle birlik de öldürüldü sonradan da intihar süsü verdiler. Yıllar önce Gölge gazeteci istikbaarat...
Mansur Yavaş, Ardahanlılarla bir araya geldi
CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ardahan Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği birlik ve beraberlik yemeğine katıldı. Yaklaşık 1500 kişinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ