Türkiyesiz Suriye’de Çözüm Olamaz’

Türkiyesiz Suriye’de Çözüm Olamaz’
  • 05.11.2016

“Türkiye, ABD’ye rağmen Suriye’ye girdi. Artık, ABD, Rusya, İran ve Türkiye olmaksızın Suriye’de çözüm beklenemez”

SETA Stratejik Araştırmalar Direktörü Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin, ABD’ye rağmen Suriye’ye girdiğini belirterek, “Artık, ABD, Rusya, İran ve Türkiye olmaksızın Suriye’de çözüm beklenemez.” dedi.

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran ile “Küresel ve Bölgesel Aktörlerin Suriye Stratejileri” adlı kitabı hazırlayan İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi de olan Doç. Dr. Yalçın, AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir düşünce kuruluşunun en temel vazifelerinden birinin ülkesinin etrafındaki önemli güncel meselelere dair, işe yarar bilgi üretmek olduğunu vurgulayan Yalçın, Suriye’nin, Türkiye’nin son yıllardaki meydan okuyucu meselelerinden biri olduğunu söyledi.

Suriye’de ilk başta bir demokratikleşme hareketi gibi ortaya çıkan gösterilerin, silahlı çatışmalar haline dönüştüğü andan itibaren kimsenin beklemediği uzun, karmaşık bir iç savaş haline dönüştüğünü anlatan Yalçın, Suriye’deki çatışmaların ABD, Rusya ve Çin gibi küresel aktörlerin, savaşan taraflara zaman zaman açık ve kapalı destek verdikleri bir “vekalet savaşı”na dönüştüğünü aktardı. Yalçın, bu durumun 5 yıldan fazla süredir devam etmesi itibarıyla da farklı aktörlerin birbirlerini çürütmeye yönelik bir nitelik kazandığını kaydetti.

“15 TEMMUZ O SOPAYI KIRDI”

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz kalkışmasının, Türkiye’nin Suriye’deki hareket alanını açtığını savunan Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir sopayı manivela gibi kullandığınızda, kaldırdığınız nesneye ne kadar yaklaştırırsanız o kadar kaldırırsınız ama çok zorlarsanız sopayı kırarsınız. 15 Temmuz, o sopayı kırdı. Türkiye’ye artık atacak adım bırakmadı. ABD, daha fazla birlikte yürüyebilecek imkan bırakmadı. Köşeye sıkışan kedi gibi dedi ki ‘Artık ben çaresizim, ben başka yollar arıyorum. Kavgaysa kavga, Cerablus’sa Cerablus. Hadi sana rağmen girdim.’ Girmesine rağmen özellikle Rusya’yla anlaşıp girmesi sonrasında bir sorunla karşılaşmadığını da gördük. Belki Rusya’yla anlaşmasa da olurdu.”

ABD’nin darbe girişiminin önünde değilse bile arkasında olduğunun çok açık görüldüğünü aktaran Yalçın, “15 Temmuz, Suriye’de, Türkiye’nin ölümüne artık biz bu işi yapıyoruz demesinin gerekçelerinden biri haline geldi. 15 Temmuz’da içeride bir terör grubu vardı, devletin her tarafına sızmıştı. FETÖ, kontrol edilemeyen, kontrol etmek için kullanılan terör örgütlerinden biri. ‘Onlar darbe yapmaya kalktı, ABD de buna göz yumdu’ olarak okuyorum.” diye konuştu.

“ABD’NİN ARTIK TEK BAŞINA BİR ÇÖZÜM DİKTE ETME ŞANSI YOK”

ABD’nin, Türkiye’yi ya da Erdoğan’ı rol model alan Arap baharı sürecini kontrolünde tutamayacağı bir noktaya evrildiğini gördüğü için durdurduğunu savunan Yalçın, Suriye’de dondurulmuş bir değişim ihtimaline rağmen Esed’in tercih edildiğini kaydetti.

“Değişim olmasın da Suriye’ye İran bile, Rusya bile girsin” denildiğini vurgulayan Yalçın, ABD’nin kafasında Bosna’da devreye soktukları Dayton anlaşması gibi bir çözüm olduğu öngörüsünde bulundu.

Bölünmüş bir Suriye’nin ABD’nin kafasına en yatkın sonuç gibi durduğuna işaret eden Doç. Dr. Yalçın, “Değişim olmadı evet kaldı ama şimdi ne olacak? Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan sınırını göz önüne getirin, öyle kontrol edilemez, devletlerin birbirlerini dengelediği, hiçbirinin hareket edemeyeceği, karmaşık bir dengeleme sınırı kurulması ihtimali veya bunun için uğraşı öne çıkacaktır. Ama ABD’nin artık tek başına bir çözüm dikte etme şansı yok. Rusya girmeden önce vardı, ama Rusya’yı istediğiniz yöne gitmeye zorlayamazsınız. Bu nedenle de umulur ki, bölünme yerine orta vadede bir siyasal dönüşüm olsun. En tercih edilebilir sonuç budur.” diye konuştu.

“4 AKTÖR ÇÖZÜMÜN PARÇASI”

Hasan Basri Yalçın, Suriye krizinin derinleşmesinde Obama’nın doğrudan müdahale yerine bölgesel aktörleri kullanma politikasının etkili olduğunu, bu yüzden başta Türkiye olmak üzere, klasik ortağı olduğu beklenen İsrail, Katar, Suudi Arabistan hatta Ukrayna örneğini düşünürsek, birçok Avrupalı dostunu küstürdüğünü belirtti. Yalçın, ABD seçimleri sonuçlanana kadar herhangi bir çözümün mümkün görünmediğini söyledi.

ABD’nin bu tutumu nedeniyle Rusya ve İran’ın, Ortadoğu’da hayal edemedikleri geniş bir alana sahip olduğunu aktaran Yalçın, “Bu çerçevede ABD hala Türkiye’nin üzerine gidiyor. İran’ı da Rusya’yı da DEAŞ’ı da Türkiye dengelesin istiyor. Rakka’da, DEAŞ’a karşı Tayyip Erdoğan kudretli ordusunu devreye neden sokmuyor diye çıldırıyor. Türkiye’de ‘Bir dakika arkadaş gel beraber karşı koyalım’ deyince bu sefer PYD kartını masaya sürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“CİDDİ BİR MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLAYACAK”

Bundan sonra çok ciddi bir müzakere süreci başlayacağına da işaret eden Doç. Dr. Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriye’de bulunacak çözüm, ilk başta ABD’nin istediği gibi olurdu, ama Rusya girdikten sonra artık şu 4 aktörün de çözümün parçası olması gerekir. ABD, Rusya, İran, Türkiye. Bu 4 aktör Suriye’nin kaçınılmaz parçalarıdır. Türkiye’nin doğal bir hinterlandı olduğunu gördük. O kadar üzerine gelmelerine rağmen Türkiye’nin destek verdiği Halep’i, Rusya düşüremiyor. Türkiye siyasal olarak razı edilmediği müddetçe olmaz. ABD, Rusya’yla aynı tarafa düşerse farklı bir durum olabilir. Kesinlikle bölünmeye razı olmayacak olan Türkiye. Rusya ve İran’dan herhangi birisini yanına düşürebilen Türkiye, bölünmeyi engelleyebilir. ABD’yi ne derece düşürebilir bilmiyorum ama bu aktörlerden birini yanına çekebilirse o zaman bölünme olmayabilir. 3 aktör isterse bölünme gerçekleşebilir. O çok kötü bir resim. ABD, Rusya ve İran’ın bir araya gelip, yani benzemezlerin bir araya gelip Suriye’yi Türkiye aleyhine düzenlemeleridir ki çok kötü bir rüya o.”

Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın, savaştan doğan terör gruplarına da değinerek, şu bilgileri aktardı:

“Bir terör örgütünün oluşması için coğrafi boşluk, para ve silah olması yeterlidir. Bu üçlü bir araya geldiğinde ideolojisi yoksa bile örgüt kendisine bir ideoloji uydurur. Terör örgütlerinin öfkesi, nefreti ve talebi vardır. DEAŞ örneğinde, Irak ve Suriye’de çıkması tesadüf müdür? Devlet otoritesinin olmadığı bu bölgede aşırı selefi gruplar, eski baasçı komutanlarla beraber siyasi süreçlere dahil edilmeyen Sünni aşiretlerle iş birliği yapınca DEAŞ diye bir örgüt çıkar. Buna DEAŞ, Nusra, El Kaide, Taliban ne derseniz dersiniz. Bu coğrafyada otorite boşluğu olduğu müddetçe Sünni mi, Şii mi, Kürt mü terör üretiyor demenin bir anlamı yoktur. Bu arada biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, DEAŞ demeyi tercih ediyoruz. Çünkü IŞİD, DAİŞ ve benzeri söylemlerin içinde İslamik vurgu geçiyor. İslam’ı temsil ediyormuş imajı doğuyor. ‘Müslüman toplumun DEAŞ’la benzerliği yoktur.’ düşüncesi hakim bizde.”

“TÜRKİYE’NİN AMACI SINIRLARINI TERÖRDEN TEMİZLEMEK”

Türkiye’nin kendisini tehdit eden terörü yok etme amacıyla hareket ettiğini, buna etkin seperasyon (ayrımcılık) temelli PKK/PYD benzeri örgütlerin de dahil olduğunu belirten Yalçın, şunları söyledi:

“Aynı şekilde Haşdi Şabi diye Irak merkezi ordusunun kontrolü dışında paramiliter bir grup çıktı şimdi. DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerde insanların ellerini bağlayıp, cayır cayır yakıyorlar. Aynı reddiye, ötekileştirme hepsi burada da var. Biz bunu grafik olarak da çalıştık, Türkiye’nin güneyinde aşağı yukarı bin kilometrelik bir sınırda devlet yok, mesele bu. Siz içinizde ne kadar sıkı tedbir alırsanız alın terör örgütleri bir şekilde o bin kilometrelik sınırdan silah sokar, para sokar, teröristi sokar ve terör yaparlar. Türkiye’ye yönelik terörün en şiddetlendiği dönem 91-92 dönemidir. Veriler açıkça şunu söylüyor ki; Türkiye’de terör dediğimiz şey aslında 91’de çekiç güç geldikten sonra yükselmiştir. 83’te doğmuş, doğmuş da ne olmuş? Senede 30-40 eylem yapmış. 91’de Saddam kontrolü kaybettiği zaman Kuzey Irak’ta zirveye çıkıyor. Silahlı mücadele 98’de iniyor, 2003’te yükseliyor. Barış süreci eylem duruyor. Sonra Suriye ile birlikte tekrar yükseliş. O kadar çıplak gerçektir ki ölüm ve yaralanma tabloları.”

Muhabir: Murat Eğilmez]
[Anadolu Ajansı, 1 Kasım 2016]

Bilal Erdoğan, Farika Sohbetlerinde Gençlerle Buluştu
Farika Sohbetleri kapsamında Gaziosmanpaşalı gençlerle buluşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, gençlere gelecek adına tavsiyelerde bulundu, tecrübelerini paylaştı.Gaziosmanpaşa Belediyesi,...
GELECEK PARTİSİ MUHTARLARLA BİR ARAYA GELDİ
Gelecek Partisi Sultangazi İlçe Başkanlığı, 19 Ekim Muhtarlar gününü muhtarlarla kahvaltıda bir araya gelerek kutladı. Gelecek Partisi sultangazi ilçe Başkanı...
Beyazköprü Derneğinden gazetemize ziyaret
Uluslararası Yardım koordinatörü Haşim Karataş Gazetemizi Ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Bu ziyaretler kapsamında gazetemizi ziyaret eden Hayrat...
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Gaziosmanpaşa Şubesi tarafından öğrenciler yararına “Hayır Çarşısı” düzenleniyor.
15 Ekim Cuma günü, Aliya İzzetbegoviç Semt Polikliniği karşısında (Eski Huzur) açılan Hayır Çarşısına vatandaşlar tarafından oldukça yoğun ilgi gösterildi....
KAYMAKAM YOLDA SÜRÜCELER İLE YAYLARI DENETLEDİ
Gaziosmanpaşa ” Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Gaziosmanpaşa ” Meydana çıkarak yaylar ile Sürücüleri denetledi. Denetimlerde ” yayaların yaya geçidinden geçmesi konusunda,...
Ahmet Davutoğlu’nun asansörü bir kat aşağı düştü
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, Van’da konuk olduğu yerel radyo ofisine çıkmak isterken bindiği asansör zemin kata hızlı bir...
Sultangazi Belediyesi Amatör Spor Kulüpleri Futbol Turnuvası için Kuralar Çekildi
Sultangazi’de futbol heyecanı başlıyor! Sultangazi Belediyesi’nin düzenleyeceği Amatör Spor Kulüpleri Futbol Turnuvası kıran kırana geçecek mücadelelere sahne olacak. Gençlerin sabırsızlıkla...
Sultangazi Belediyesi’nin 2022 Bütçesi Mecliste Onaylandı
Sultangazi Belediyesi’nin 2022 mali yılı bütçesi belediye meclisi tarafından onaylandı. Gelir kalemlerindeki ciddi artışla dikkat çeken bütçe için Belediye Başkanı...
Selçuk Bayraktar’ın babası Özdemir Bayraktar vefat etti
Türkiye’de yerli İHA ve SİHA’ların fikir babası, Özdemir Bayraktar vefat etti. Baykar Teknik Müdürlüğü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı...
Küçük Buluşlar, Büyük Dünyalar Bilim ve Sanat Şenliği Gerçekleşti.
Gaziosmanpaşa’da Küçük Buluşlar, Büyük Dünyalar Bilim ve Sanat Şenliği belediye bahçesinde açıldı 3 Gün Boyunce çeşitli, etkinliklere ev sahipliği yapan...
Mustafa Koral TASK Onur Kurulu’nda…
Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da JW Marriott Hotel’de gerçekleşti. Kongreye 81 ilin ASKF Başkan ve...
Çifte Minare Camii İbadete Açıldı
Gaziosmanpaşa’da yapımı tamamlanan Çifte Minare Camii, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın...
TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’ndan Gaziosmanpaşa Beyaz Ev Projesi’ne Ziyaret
Gaziosmanpaşa’da “Aileye Umut Topluma Hayat”Beyaz Ev Projesi “Beyaz Ev” projesinin hukuki zemini 6284 sayılı kanun Beyaz Ev Projesini diğer uygulamalardan...
Eyüpsultan’dan Kastamonu’ya yardım eli
Eyüpsultan, Kastamonu’yu unutmuyor… Antalya’da yaşanan yangın ve Kastamonu’daki sel felaketi sonrası, zor durumda kalan vatandaşlar için “Haydi Eyüpsultan Şimdi Birlik...
“Tasarım Kumaş Maske” Projemiz, Altın Küre Ödülünün Sahibi Oldu
Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) tarafından düzenlenen ve dünyanın en prestijli ödüllerinden olan Golden World Awards 2021’de Gaziosmanpaşa Belediyesi, pandemi...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ