O dinleme aydınlatılsa ölmezdi”

O dinleme aydınlatılsa ölmezdi”
  • 01.03.2017
2BC_varol44

Merhum Behçet Oktay’ın şaibeli ölümünün üzerinden tam 8 yıl geçti.

 

Özel Harekat Daire Başkanı merhum Behçet Oktay’ın şaibeli ölümünün üzerinden tam 8 yıl geçti. Devlet, “intihar” dedi. Aile, “cinayet” diye haykırdı… Her yıl Malatya Hekimhan’daki mezarı başında anılıyordu. Ancak kardeşi Şule Oktay’ın ifadesiyle, “Telgraf tellerindeki kuşlardan mı, iletişim hatlarındaki parazitlerden mi her nedense seslerini duyan olmadığından, aradaki engelleri kaldırmak” amacıyla merhum Oktay için bu yıl ilk kez Ankara’da bir anma toplantısı düzenlendi.

Türk Harb-İş Sendikası’ndaki anma toplantısı saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından merhum Behçet Oktay’la ilgili slayt gösterisiyle başladı.

 

OKTAY DOSYASINA BAKANLARIN YÜZDE 70’İ FETÖ’DEN TUTUKLANDI

Toplantının açış konuşmasını yapan merhum Oktay’ın kızkardeşi Şule Oktay, şunları söyledi:

“1997’deki Susurluk kazasından sonra devletin itibarını geri kazandıracak bir polis aranıyordu. O tarihte Diyarbakır’da özel harekat şube müdürü olarak görev yaparken, Güneydoğu’da başarıdan başarıya koşan, hainlere karşı yürütülen mücadelede gösterdiği üstün başarı nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı’nca ilk kez bir sivili verilen Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası ile onurlandırılan bir polis vardı. Bu polis atandığı Özel Harekat Daire Başkanlığı gibi son derece zor ve hassas bir görevi 4 yıl vekaleten olmak üzere tam 13 yıl yürüttü. Başkanlığı süresince de çok şey gördü, çok şey bildi. Bir baraka halinde aldığı biriminini, öldürüldüğünde dünya standartlarına getirmişti. 5 bin tane özel harekat polisi yetiştirdi. Daha çok şey yapacaktı. O zor günlerin adamıydı. Lakin 25 Şubat 2009 gecesi öldürüldü. Görevden alabilirlerdi, kumpaslarla Silivri’ye hapsedebilirlerdi. Ancak yapmadılar, yapamadılar. Çünkü Behçet Oktay’ın yaşıyor olması, onlar için büyük tehlikeydi. Bugün geldiğimiz noktada Behçet Oktay’ın, birlikte çalıştığı silah arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yıkılması projesi kapsamında faaliyet gösteren illegal oluşumlarla organik bağ içinde olduğunu farkettiği anlaşılmaktadır. Mensubu olduğu emniyet camiasındaki hain yapılanmayı zaten çok iyi biliyordu. 8 yıl önce bu hain yapılanmayı konuşanın dahi yandığı bir ortamda, merkezlerini ve faaliyetlerini fark eden Behçet Oktay’ın öldürülmesi mutlak zaruriydi. Ödürüldükten sonra da medya kanalıyla linç edilerek, itibarsızlaştırılmaya çalıştılar. Başarılarla dolu bir yaşamdan tek kelime dahi bahsedilmedi. Dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, adli tıp, hastane, medya ilk dakikadan itibarın hiçbir inceleme yapmadan koro halinde hep bir ağızdan ‘intihar’ dediler. Hakimler, savcılar dosyaya bile bakmadılar. Bir iki cılız medya haberi dışında herkes sustu. Özellikle silah arkadaşları. Hakkını arama mücadelesine başladık. Lakin yolumuzda her yere uzanan bir el vardı. Hangi kapıyı çalsak, bizden önce oradaydı. Biz bu karanlık eli tanıyorduk. Bu eli farkeden ve kırmak isteyen vatan evlatlarının kimi tutuklandı, kimi mesleklerinden edildi, kimi de öldürüldü. Çünkü bu vatan evlatları onların projesinin önünde engeldi. Bu proje, Türkiye’yi işgâl, Türkiye’nin yıkım projesiydi. Kimilerine göre adı cemaat/hizmet hareketiydi, şimdilerde ise FETÖ. Bizim için ise hep bir hain örgüttü. Ortak amaçları Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak olan bu ve benzeri örgütlerin şifreleri henüz çözülememiştir. Bu illegal örgütler sadece şekil değiştirerek, faaliyetlerine kaldıkları yerden devam etmektedir.”

 

Behçet Oktay dosyasında imzası bulunan görevlilerin yüzde 70’ninin FETÖ üyeliğinden tutuklandığını vurgulayan Şule Oktay sözlerini şöyle tamamladı:

“Cinayetten, bir insanın yaşam hakkının kalleşçe elinden alınmasından bahsediyoruz. Eli kanlı insanlar ortalıkta elini kolunu sallayarak dolaşıyor ve korunuyorlar. Kızgınız, kırgınız. Allah biliyor, kul biliyor, kağıt üzerine de yazın artık bu kahramanın şehitliğini. Ortaya çıkarın bu cinayetin tetikçilerini ve azmettiricilerini. Biz ulufe değil, bir hak edişi istiyoruz. Vatan uğruna canından, cananından vazgeçen insanların hakkını helâl ettirmek bizim görevimiz.”

O DEVLETİ KORUYORDU AMA DEVLET ONU KORUYAMADI

Şule Oktay’ın konuşmasının ardından Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ yönetimindeki panele geçildi. Demirağ, “Behçet Oktay’ı hiç kokteyl salonlarında görmedim, hep dağlarda gördüm Bu olay Türk polisinin namusudur. Katillerinden hâlâ haber yok” dedikten sonra ilk sözü Oktay’ın çocukluk arkadaşı, Hekimhan eski Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım’a verdi. Yıldırım özetle şunları söyledi:

“Onu ölüme götüren neden ülke gündemiyle ilgilidir. Ölümü şaibelidir, siyasidir suikasttir. Necip Hablemitoğlu, Eşref Bitlis, Muhsin Yazıcıoğlu, Behçet Oktay… Bu cinayetleri işleyenler 15 Temmuz’un temel taşlarıdır. Hainlerin devlete sızmasını, yerleştirilmesini gördü. O yüzden kalemi kırıldı. O sıradan bir polis değildi. Çok şey yapıyor, çok şey biliyordu. O tapu veya nüfus müdürü değildi, devleti koruyordu, ama devlet onu koruyamadı. Suç işleyenleri biliyordu da ondan mı öldürüldü? Teröristlerin bu korkulu rüyası öldürülünce, özel harekat geri çekildi. Behçet Oktay öldü, taşlar bağlandı köpekler salındı. Ordu kumpasa alındı, terörist tanık, generaller sanık oldu. Bizim gibi bin yıllık devletler savaşla ele geçirilemezler, ancak devlet içine yerleştirilen hainlerle ele geçirilir. Maalesef bugün Cumhuriyet, Cumhuriyet’in nimetleriyle yol edilmeye çalışılıyor. 15 Temmuz’u fırsata çevirenler, 12 Eylül’ü aratır oldu. Kardeşimiz, gururumuz Behçet Oktay’ın dosyasının yeniden açılmasını istiyoruz.”

 

BEHÇET OKTAY MİLLİ POLİSLER YETİŞTİRDİ

Konuşmacılardan Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Sabri Uzun ise kürsüye çıktığında gözyaşlarına hakim olamadı. Behçet Oktay’ın ölümünden önce 2008’de Anayasa Mahkemesi Üyesi Osman Paksüt ile eşinin dinlenmesi olayının yaşandığını hatırlatıp, “O dinleme aydınlatılsa, Behçet Oktay ölmezdi” diyen Uzun, kendisinin ve Oktay’ın telefonun aynı gün Hizbullah üyeliğinden sahte isimle dinlemeye alındığına, dinlemeyi yapan daire ile dinleme emrini veren Ramazan Akyürek’in Behçet Oktay’ın sadece 20 metre ötesinde olduğuna dikkat çekti.

Oktay’ın otopsi fotoğraflarını gösteren ve “İnihar eden adamın elinde niye morluk olur, niye kelepçe olur?” diye soran Uzun, şu ilginç iddiayı gündeme getirdi:

“Özel Harekat Başkanı Behçet Oktay şimdiye kadar ne yaptı da 15 Temmuz’da burası bombalandı? Behçet Oktay milli polisler yetiştirdiği için oraya sızamadılar, bu yüzden de sorgusuz sualsiz bombaladılar.”

 

Son konuşmacı Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay’dı. Behçet Oktay’la akrabalık bağı bulunmadığını, ancak iki ailenin dedelerinin kararıyla aynı soyadını aldıklarını belirten Oktay, “Daha bir çok ortak noktamız var. Benim babam da polisti. Ayrıca Atatürk ilkelerine, demokrasi ve hukuk devletine bağlılığımızda ortaktı” dedi.

Kumpas davalarda gözaltına alınması sürecini de anlatan Oktay, konuşmasını şu sözlerle bitirdi: 

“Faşizm ve demokrasi düşmanlığı böyle bir şeydir. Behçet Oktay’ın ve daha nicelerinin başına gelenler, işte böylesi bir anlayış, insanlık ve demokrasi düşmanı hareketin sonucudur. O benim akrabamdır, onunla gurur duyuyorum.”

 

Anma toplantısı Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ’ın, “Umarım 9’uncu yılında onun katillerinin yakalandığını, yargılandığını görürüz de biraz acılarımız hafifler” sözleri ve merhum Oktay için dua okunmasıyla sona erdi.

Toplantıya merhum Behçet Oktay’ın bir akrabasının 3 yaşındaki torunu Behçet Doruk Oktay da katıldı. Konuşmacıların ayrılmasından sonra kürsüye fırlayan küçük Behçet Oktay, mikrofondan “Benim de adım Behçet Doruk Oktay” diye bağırdı.

Sabri Uzun

1vert

SÖZCÜ fotoğrafları polislerden değil, ajanslardan alıp yayınladı
Savcı, 17 Aralık sürecinde ajanslardan alıp kullandığımız fotoğrafları FETÖ’cü polislerin verdiğini öne sürdü. Oysa aynı fotoğrafları bizden önce diğer gazeteler...
CHP’nin İstanbul ve Ankara adayları kesinleşti
Deniz Zeyrek: CHP’nin İstanbul ve Ankara adayları merakla beklenirken Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, Ankara için Mansur Yavaş İstanbul için de...
Gaziosmanpaşa da bomba iddia fetö nün gopdaki kasası hangi aday adayını destekliyor.
Şimdi soruyoruz Gaziosmanpaşa da fetö nün kasası kim  fetö nün aday adayı kim. Biz biliyoruz ona bir tek sözümüz var....
Eyüpsultan sevgisini Notalara döken bir üstat: Nihat İncekara
Eyüpsultan için 6 beste yapan, 57 bestesi bulunan Bestekar Nihat İncekara’nın “Eyüpsultan’da Sabah” ve “Piyer Loti Sefası”adlı enstrümantal eserleri TRT...
Ankara’da Yüksek Hızlı Tren kontrol lokomotifine çarptı
Ulaştırma Bakanlığı, Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren’in kontrol lokomotifine çarptığını açıkladı. Kazada 3 makinist ile 6 vatandaşımız hayatını kaybetti,...
Bu ülkenin 70 yaşında anası çöplerden kağıt topluyor ama Suriyeliler bu ülkede keyif sürüyor.
Bazı zabıtalar. İse Bu ülkenin 70 yaşında anası çöplerden kağıt topluyor diye arabalarını elinden alıyor. Kimse onlara açmısın diye sormuyor....
Yılmaz Özdil’den SÖZCÜ kumpasına ‘İnanılır gibi değil’ yorumu
Duayen gazeteci Yılmaz Özdil, Sözcü gazetesine yapılan ikinci kumpas ile ilgili açıklamalarda bulundu. Özdil, “İddianame 17/25 haberlerinden oluşuyor. Yani bu...
İstanbul’da çifte saldırı! Biri iş adamı diğeri AKP’li siyasetçi…
İstanbul Sultangazi’de iki ayrı noktada silahlı saldırı düzenlendi. Saldırılarda 2 kişi yaralandı. Tekstil atölyesi sahibi Gökhan Çokdüşünür ve AKP Sultangazi Belediye Melis...
Elçilikte operasyon! Acilen Ankara’ya çağrıldılar
Dışişleri Bakanlığı’na bağlı en kritik dış temsilcilikler arasında birinci sırada gelen Türkiye’nin Washington’daki Büyükelçiliği’nde yakın zamanda iki diplomat ve bir...
Sahte reçete soruşturması’nda 18 yakalama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, “sahte reçete” soruşturması kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 10’u doktor 20 kişiden 18’i gözaltına alındı. Pahalı kanser...
Şehit Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’ye acı veda
Rize’de dün makamında bir polis tarafından uğradığı saldırı sonucu şehit olan İl Emniyet Müdürü Altuğ Verdi için bu sabah Rize...
SÖZCÜ’ye yaptığınız suçlamaların belgelerini açıklayın
Yoksa buda mı kumpas işi halk gerçekleri öğrenmeli Bu iddialar SÖZCÜ’ye yapışmaz SÖZCÜ yazarları Çölaşan, Doğru, Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz...
Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi şehit düştü
Rize’de, İl Emniyet Müdürlüğü binasında, bir polis memurunun silahlı saldırısında ağır yaralanan Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi, kaldırıldığı hastanede yapılan...
Gaziosmanpaşa da Mahkeme kararıyla vatandaşın 40 yıldır oturduğu evi elinden aldılar.
Vatandaşın Hem de tapu tahsil belgesi var. Yalancı şahitler ile vatandaşın 40 yıldır oturduğu evi elinden aldılar Ne memleket ama...
Türkiye’de bu da oldu: Emin Çölaşan ve Necati Doğru FETÖ’cüymüş!
Sözcü Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun ve bazı yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 isme “FETÖ’ye yardım” davası açıldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
http://avrupabirligigazetesi.com.tr/