Hüseyin Gülerce Abdullah Gül ile Recep tayip Erdoğan arasında zihin kontrolü yaparak oyun mu oynuyor.

Hüseyin Gülerce Abdullah Gül ile Recep tayip Erdoğan arasında zihin kontrolü yaparak oyun mu oynuyor.
  • 06.01.2018

ZİHİN KONTROLÜ

Dünya istihbarat örgütlerinin karşı tarafı yönlendirmek için psikolojik operasyon yapabilmeleri en önemli hedefleridir. İstihbarat örgütleri özellikle CIA ve MOSSAD bu konuya büyük önem vermektedirler. Bir Çin atasözü vardır, “Yüz savaş kazanmak hüner değil, hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır.”

İstihbarat örgütleri bu konuya bilimsel olarak eğitilmektedirler. Sürekli çalışmalarla yeni yollar araştırmaktadırlar. Bugün MOSSAD’ın CiA’dan daha başarılı operasyonlar yapmasının iki nedeni vardır. Birincisi, Tevrat’ta Musa Peygamber’e Kenan ilinde casusluk yapmasının emredilmesi. İkincisi de, ideallerinin yüksek fakat güçlerinin az olması ve dünya bilim çevresinde önemli etkinliklerinin olmasıdır.

Tarihte buna örnekler var mı? 

Bilinen ilk ve en önemli psikolojik operasyon örneği Hasan Sabbah’tır. Haşhaşi Tarikatı da denilen bu örgütlenmede kişiler Haşhaşın etkin maddesi eroinle keyif duygusuna ve cennet inancına şartlandırılıyor. Hasan Sabbah’a itaat ederlerse hep böyle yaşayacaklarına inandırılıyorlardı. Böylece intihar saldırılarını zevkle yapıyorlardı.

1937’de Stalin’in Halk Mahkemelerimde davalıların itiraflarında bazı kimyasallar kullandığı bilinmektedir. Hatta Macaristan Kardinali’nin de bulunduğu bir davada davalılar devlete karşı bir tutum aldıklarını birden itiraf etmişlerdi.

Peki durum ahlâki midir? 

Kesinlikle değildir. Mamafih, Dünya Af Örgütü 1992 yılında bir rapor neşretti. Bu durum “İnsanın zihni yetilerini bozmayı, yok etmeyi, değiştirmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur denildi. Fiziksel işkence sınıflandırması kadar insanlık dışıdır” düşüncesi benimsendi.

Hangi yöntemler uygulanıyor? 

Klasik yöntem; psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkama yöntemidir. En sık kullanılan yöntem; kimyasal maddeler kullanılarak kişinin düşüncesini etkilemektir. Son yıllarda üzerinde çalışan ve durulan yöntem ise elektronik implantlar yerleştirilerek kişinin beynini uzaktan kumanda ile yönetme çabalarıdır.

Elektronik yöntemlere geçmeden önce kısaca kimyasal yöntemlerden söz eder misiniz?

Zihin kontrolü deneylerinde ilk kullanılan madde LSD idi. LSD psikokimyasal bir maddedir. Alan kişide olağanüstü psikolojik değişimler olur. Halüsinasyonlar görür, canlı, neşeli, güçlü duygu, düşünme ve davranışlar içerisine girer. Bu madde beynin ön bölgesinde DOPAMİN isimli zevk maddesini aşırı salgılamaktadır. Bu maddeyi alan bir kişi inandığı konuda olağanüstü eylemler gerçekleştirebilmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nda hem Hitler hem Amerikan ordusu “Amphetamin” isimli uyarıcı kimyasalı kullanarak askerlerin savaş gücünü arttırmayı hedeflemişlerdir. Hatta Hitler’in milyonlarca psikoaktif madde kullanarak ordusunun hareket kabiliyetini çok hızlı hâle getirdiği bilinmektedir. İçkisine LSD veya uyuşturucu katan kişilerin kolay intihar ettikleri ve kolay insan öldürdükleri bilinen gerçeklerdir. Bu konu da ABD’de gönüllüler, siyahlar ve eşcinseller üzerinde ilginç deneyler yapılmıştır. Deney yapılan kişilerde akıl hastalıkları, yaşayanlarda da erken bunama, erken yaşlanma gözlemlenmiştir. Bu konuda Dr. Armen Victorian’ın kitabında ilginç kaynak ve bilgiler mevcuttur. Kitabın ismi “İnsan Davranışının Manipülasyonu, Beyin Kontrolüdür.” Bu kitap Timaş Yayınları arasında tercüme edilerek yayınlanmıştır.

Psikiyatride tedavi amacıyla kullanılıyor mu?

Kişiyle güven ilişkisi içinde psikoterapödik ilişki kurulabilirse bilinçaltı duygular, eğilimler, hatıralar, şartlanmalar ortaya çıkarılır.

Psikiyatrik uygulamada tanı ve tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Narkoanaliz olarak tanımlanan bu yöntemde kişiye damardan kısa süre etkili barbibüratlar verilir. Kişi uyku uyanıklık arası bir boyuttadır. Bilinçaltının üstündeki baskılar aralanır. Kişiyle güven ilişkisi içinde psikoterapödik ilişki kurulabilirse bilinçaltı duygular, eğilimler, hatıralar, şartlanmalar ortaya çıkarılır. İlaçlı hipnoz da denilebilen bu yöntem kişinin bilinçaltı çatışmalarını analiz edip onun tedavisini gerçekleştirmek için kullanılır.

Hipnozla beyin yıkamak mümkün müdür?

Hipnoz bilimsel bir yöntemdir. Kişi hipnotik uykuya geçtiğinde vücut ve beyin uyur, fakat terapistle, kişi arasında seçici bir algılama alışverişi kanalı açılır. Böylece kişi yönlendirilir, düşünceleri, duyguları değiştirilebilir. Psikiyatride hastalıklı düşünceleri yok etmek, sağlıklı düşünceler kazandırmak, ego gücünü arttırmak için bu yöntemi kullanıyoruz. Her bilimsel yöntem gibi hipnozda gösteri malzemesi veya siyâsî amaçla kullanılabilir. Hipnozda ilk şart iki tarafın birbirine güvenmesidir. Daha sonra konsantrasyon gücü artırılır, uygun telkinde bulunulan kişi geçmişine götürülebilir, beyni yıkanabilir, yanlış şeylere inandırılabilir. Ancak kişiye hipnozda istemediği şeyi yaptıramazsınız. Bazı kişiler telkine çok yatkındır, kolaylıkla girerler. Fakat obsesif ve paranoid denilen güvensiz özelliği fazla olan kişileri hipnotik transa geçirmek çok güçtür.

Elektromanyetik etkileme mümkün müdür?

Evren “Radiant Enerji” denilen bir enerjiden oluşur, gördüğümüz spektrum bir dalga boyudur. Morötesi ve kızılötesi dalga boylarını göremeyiz. Ancak röntgen filmlerinden, termal kameralara, yeraltı su havza haritalarına kadar birçok alanda kullanılır. Her elektrik kaynağı bir radyasyon neşreder. Bazı radyasyonlar iyonlama yaparak hücre ölümlerine yol açar. Hidrojen atomu frekansına uygun mikrodalga ile MR gibi beyin tomografileri çekilir. Mikrodalga fırınlarda ışınların camı geçerek tabak içindeki suyu buharlaştırdığını biliyoruz.

Mikrodalga ile beyin kontrolü nasıl olur?

Mikrodalga ile uzaktan gürültü hissi oluşturmak mümkündür. Elektromanyetik ritmik vuruşlar kişinin başını elektrikli matkapla oyulduğu hissi uyandırabilir. Çok düşük frekans da (VLF), iyonlamanın olmadığı bir radyoaktivite ile baş ağrısı, çınlama, sinirlilik, depresyon, hâfıza kaybı hatta panik duygusu oluşturulabilir. Radyasyonun diş dökülmesi, kan kanseri, sakat doğumlara neden olduğu bilinmektedir. İyonlanmanın olduğu radyasyonlar X ışınları Radyum gibi kanser tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için kullanılır. Bu ışınları uzaktan yönetmek mümkün olmamakta, fakat mikrodalga kaynağını 1-2 km uzaktan bir hedefe yöneltmek mümkün olabilmektedir. Kötü niyetli kişilerin elinde korkunç bir silah haline dönebilen bir teknoloji insanlık dışı amaçlarla kullanılırsa insanlığın sonu olur.

Elektronik parça yerleştirmek mümkün mü?

İnsan davranışını kontrol etmek isteyenler hayvan deneylerinde bunu gerçekleştirmişlerdir. FM radyo kanalı ile sinyaller alabilen ve nakledebilen minyatür elektrotlar hayvan kafasına yerleştiriliyor. Maymunda cinsel saldırganlık, boğada âniden durma komutu verme deneyleri başarılı oldu. Yunus balıkları yönetilebildi. ABD’de beynin elektronik uyarılması zihinsel özürlülerde ve eşcinsellerde araştırılmıştır. James Olds isimli araştırmacı beynin hipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek eşcinselleri kontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyon oluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı. Zihinsel özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çok tartışıldı. Bilimin iyiliği değil hastanın iyiliği ön planda tutulması etik kuralına göre çalışmalar durduruldu. FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktan beyin elektronik uyarılması ateşli tartışmalara konu oldu. Hatta Fransa’da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parça yerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleyebiliriz tezi bile ortaya atıldı. İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çok tehlikeli bir gelişmeydi. Elektronik implantı (Stimoreceiver) bulan Dr. Delgado beynin amigdal ve hipokampus gibi alanlarını canlandırarak neşe, tuhaf duygu ve renkli görüntü gözlemlediğini kayıt ederek, kitabında açıkladı. Radyohipnotik beyinlerarası kontrol projesi elektronik hipnoz yapmayı amaçlamaktadır. Bu projede kişiye istemediği şeyler yaptırmak mümkün hale gelecektir. Tuşlarla kontrol edilen insana ne yaptırılmaz ki! Elektromanyetik enerjinin biyolojik bilimlerde kullanılması yeni bir gelişme midir? Bugün psikiyatride beynin ürettiği sinyalleri kaydederek beyin fonksiyonel görüntülemesi yapılabilmektedir. Klasik EEG’nin bilgisayar devriminden sonra analog sinyallerin sayısallaştırılması ile beyin haritası çıkarılıyor. Beynin hastalıklı çalışan alanlarını görüntüleyebiliyoruz. Tanı ve tedaviyi güçlendirmek için işe yarayan bir yöntemdir. Hatta ilaç tedavisinin biyo yararlılığını hasta izlerken görselleştirmiş oluyoruz. Elektromanyetik enerjinin tedavide kullanımı yeni gelişmelerdendir. TMS denilen bir yöntem ile ilgili araştırmalar hâlen sürmektedir. Beynin ön bölgesine elektromanyetik uyarı vererek depresyonu tedavi etme projesi elektroşok tedavisine alternatif olarak işe yarayacak gibi görünmektedir.

Bir de duyu ötesi algı var. Bu konuda neler söyleyebiliriz?

Birleşik Devletler parapiskolojik araştırmalara büyük bütçeler ayırmaktadır. Beş duyuyu kullanmada insanın geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman hakkında bilgi edinmesi çok ilgi çeken bir konudur. Telepati, Duru görü (Clair-voyance), Altıncı his de denilen bu algılama biçimi hakkında şu anda bilimsel çalışmalarda sağlam deliller yoktur. Sesin, elektromanyetik frekansın, lazerin varlığı başka dalga boylarının varlığına kanıt olabilmektedirler. Zihni kontrol etmenin, ikizlerin, anne-çocuk arasındaki uzaktan duygusal etkilenmelerin nasıl olduğu henüz çözülemedi. Rüya laboratuvarlarında telepati yolu ile kavram ve imaj uyandırdığının gözlemlenmesi elektronik psikiyatri açısından devrim niteliğindeki çalışmalardır. Duru görü veya beden dışı sezgi denilen bir yöntemde de bazı denekler odada gizlenmiş nesnelerin yerini tespit etmeyi başarabiliyorlar. “Remote Vievving, remote sensing” denilen uzaktan görme ve hissetme özelliği olan insanların bunu nasıl başardıkları bilimsel ilgi alanına girmektedir. Uzaktan görüşün elektromanyetik işleyişi çözülebilirse insanlığın kaderi etkilenecektir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; insanın zihninin uzaktan kontrol edilmesi dünya için sosyal ve politik etkileri çok fazla konuşulacağı gelişmeleri getirecektir.

 

Hüseyin Gülerce Abdullah Gül ile recep tayip Erdoğan arasında zihin kontrolü yaparak oyun mu oynuyor. Ajanların savaşımı burada amaç ne  Türkiye nin üstüne bu kadar kimler geliyor..

Sular durulmuyor! Abdullah Gül için Şaşırtan iddia! Hüseyin Gülerce’den Aylar Sonra gelen İtiraf!

Hüseyin Gülerce e TÜRKİYE DİKKAT ETMESİ GEREKMEKDEDİR.

AK Parti- Abdullah Gül gerilimi tüm hızıyla sürerken, tartışmalara katılan Hüseyin Gülerce itiraf niteliğinde bir yazı kaleme aldı

Gül’ün 3 Kasım 2017 günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde Kılıçdaroğlu’nu geride bırakan konuşmasını Gülerce, “Gül hamlesi: Süvari değiştirilmek isteniyor” başlıklı köşesine taşıdı.

Gül’ün o konuşmadaki “Hepimiz evimizin içini düzene koymamız gerekir. Bunu koymadığımız süre içerisinde, gün gelir ya insanlar ayaklanır veya dış müdahale kaçınılmaz hale gelir.” açıklamasına yer veren Gülerce, yazısında itiraf niteliğinde şu ifadeleri kullandı:

“DERİN ÇATLAĞI SÖYLEYEN BİZ OLMAYALIM DİYE YUTKUNDUK” “İki ay önce Gül’ün, demokrasi dışı müdahalelere meşruiyet kılıfı getiren cuntacıları hatırlatan bu tehdidini, maalesef ya görmezden geldik, geçiştirdik, ya da Erdoğan ile Gül arasındaki derin çatlağı söyleyen biz olmayalım diye yutkunduk…”

Gül”ün asıl çıkışının KHK düzenlemesine itirazı değil Bahçeşehir’deki bu konuşma olduğunu savunan yazar, Gül ve ekibinin üç ortak özelliğini sıraladı:

“ERDOĞAN’DAN KURTULMAK İSTİYORLAR”

Bir; hepsi Erdoğan’a karşı öfkeli… Hepsi AK Parti iktidarının ilk günlerinden itibaren Erdoğan’la birlikte çalıştılar. Erdoğan’ın onlara altın tepside sunduğu makamları da bir kadirşinaslık olarak değil, hakları olarak görüyorlar. Hepsinin yolları Erdoğan ile ayrıldı. Bu ayrılmanın bütün kabahatlisi olarak Erdoğan’ı biliyorlar. Ekiptekiler, Erdoğan’ı vefasızlıkla suçluyor. Ancak –burada teker teker sıralamak istemiyorum- hemen hepsinin Erdoğan’a açıktan ya da örtülü vefasızlıkları var. Hem de ne vefasızlıklar. Erdoğan’ı affedemiyorlar ve köprüleri atmanın gerilimi ile yaşıyorlar.

İki; Gül ve ekibindekilerin hepsi, Türkiye’nin kendilerine ihtiyacı olduğuna, bu zor dönemde kendilerine görev düştüğüne inanıyorlar. Kendilerini kenara itilmiş, pasifize edilmiş, işe yaramaz hale gelmiş görüyorlar. Öyle ki, kendilerinden istifade edilmemesinin, Türkiye’ye yapılmış haksızlık olduğuna inanıyorlar. Büyük beklenti içerisindeler. Görev bekliyorlar ama Erdoğan oralı bile olmuyor. Onun için artık harekete geçme zamanının geldiğine karar veriyorlar.

Üç; Gül’ün Türkiye’nin yönetimine gelmesi halinde problemlerin çözüleceğine AK Parti tabanını ikna etmeye çalışıyorlar. “Mesele AK Parti meselesi değil, Erdoğan’dan kurtulma meselesidir” diyorlar.

Kısacası, “Türkiye, atı değil, süvariyi değiştirerek yoluna devam etmelidir” diyorlar.

 

Gülerce’den inciler: FETÖ yeniden sahne alabilir, bir pilotun yapacağı intihar saldırısı…

Bir dönem adı Gülen cemaati ile anılan Star yazarı Hüseyin Gülerce, Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin “FETÖ’cüler, yeni darbe tarihi olarak ’15 Haziran’ı konuşuyor” iddiasıyla ilgili olarak “TSK bünyesinde hala en güçlü organize grubun FETÖ’cüler olduğunu tahmin etmek zor değil. Bir endişe kaynağı da, savaş uçağı kullanan pilotların bir tanesinin yapacağı intihar saldırısının, Türkiye’yi kaosa sürükleyebileceği” görüşünü dile getirdi.

Hüseyin Gülerce’ Apa altından sopamı gösteriyor.

Neden ortalığı karıştırmak istiyor..

İte bazı yazıları.

Gülerce, “FETÖ terör örgütünü, bu mesajın gereği ihaneti yapmak için evet, harekete geçirebilirler. Taşeron bir daha sahne alabilir” diye yazdı.

Hüseyin Gülerce’nin “Bugün 15 Haziran, darbe mi var?” başlığıyla yayımlanan (15 Haziran 2017) yazısı şöyle:

Yeni bir darbe tarihi olarak 15 Haziran’ın verilmesini, Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi gündeme getirdi. 5 Haziran’daki yazısında şöyle yazdı:

“FETÖ’cülerden yeni darbe tarihi.

“Olay, kısa bir süre önce Rodos Adası’nda yaşanıyor.

Konuşma Yunanistan’a kaçmak üzere Rodos Adası’nda bekletilen FETÖ’cüler arasında geçiyor. ‘15 Haziran’a kadar ne olacağını göreceğiz. Bu sefer çok kan akacak’ diyorlar. İçlerinde daha kıdemli olduğu anlaşılan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ima ederek, ‘Bayramı kimin yapacağını göreceğiz’ diyor. Rodos üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışanlar, sıradan FETÖ’cüler değil…”

Pensilvanya’daki elebaşı F. Gülen, terör örgütü FETÖ’ye operasyonların başladığı günden beri üç yıldır sürekli umut zehri aşılıyor. 15 Temmuz’dan sonra ise “çok yakında cezaevleri boşalıyor, tekrar geri geliyorsunuz” diyerek uydurma rüyalarla müjdeler veriliyor ve iki ay ara ile ortaya bir tarih atılıyor.

Bu tarihlerin hiçbirinde bir şey olmadı. Ama insanlar yine de soruyor; bir darbe teşebbüsü daha olur mu? FETÖ’nün, şu kadar operasyondan, tutuklamadan, yargılamadan sonra bir darbe teşebbüsüne daha gücü yeter mi?

FETÖ’nün belinin kırıldığına ben de inanıyorum. 15 Temmuz’daki gibi planlı, organize bir darbe girişiminde bulunamazlar. Ancak Türkiye’yi karıştırma gücünün/potansiyelinin hala ellerinde bulunduğunu düşünüyorum.

Türkiye’yi derinden karıştırıp, silahlı kuvvetleri emir komuta zinciri içinde bir askerî müdahaleye zorlayabilirler.

Ne yapabilirler?

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, peş peşe çok önemli isimlere suikast düzenleyebilirler.

Bunu yapacak güçleri var mı?

Devletin ve yargının şu gerçeği gözardı etmediklerini düşünüyorum. FETÖ, eşi benzeri görülmemiş çok gizli bir yapı. 215 bin kişinin ByLock kullanmış olması ve emniyet ile TSK bünyesindeki “mahrem imamlar”la ilgili soruşturmalarda elde edilen bilgiler, bu örgütün hala kendisini gizleyen kripto elemanlarının varlığına işaret ediyor. TSK bünyesinde hala en güçlü organize grubun FETÖ’cüler olduğunu tahmin etmek zor değil. Bir endişe kaynağı da, savaş uçağı kullanan pilotların bir tanesinin yapacağı intihar saldırısının, Türkiye’yi kaosa sürükleyebileceği…

Bu kaosun, bölgemizdeki savaş hali ve gerilimin etkisi/ tahriki ile bir iç çatışmayı tetiklemesi de söz konusu. Böyle bir ortamda TSK içindeki asıl cuntacı damarın, 12 Mart ve 12 Eylül öncesi şartları bahane ederek yönetime el koyması gibi darbe hamlesi yapabileceği kuvvetli bir ihtimaldir. Yani bu defa FETÖ’cüler kullanılarak, geleneksel cuntacılar yeniden boy gösterebilir.

Bu kötü senaryo moralleri bozmamalı, ancak yabana da atılmamalı.

15 Temmuz’da gördük; ABD, Avrupa yani Batı ekseni, darbe girişiminin başarılı olamamasından dolayı bir hayal kırıklığı, burukluk yaşadı. Bunu gizlemeyi de başaramadılar. “Erdoğan’ı öldürmeyi beceremediler, bunu yapsalardı darbe gerçekleşirdi” diyenleri unutmadık.

Şer ittifakı, post modern Haçlı zihniyeti, Üst Akıl ne derseniz deyin bölgemizde, başında Erdoğan’ın bulunduğu AK Parti gibi millete yaslanan bir iktidarı istemiyor. Şer ittifakının en büyük hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.

Geçtiğimiz 25 Mart’ta, PKK’nın İsviçre’nin başkenti Bern’de Federal Parlamento binası önündeki ‘Hayır’ mitinginde, siyah fon üzerine hazırlanmış pankartta, başına silah doğrultulmuş Erdoğan’ın fotoğrafı ve “Erdoğan’ı öldürün” yazısı yer aldı. (İçimizde de “ÖLRECEP” diyen gazeteler olmuştu.)

Bu bir mesajdı. FETÖ terör örgütünü, bu mesajın gereği ihaneti yapmak için evet, harekete geçirebilirler. Taşeron bir daha sahne alabilir…

 

 

İmamoğlu’ndan İBB personeline: Size patronluk yapmaya gelmedim
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, akşam saatlerinde İBB personeli ile bir araya geldi. İBB personeline “Ben size patronluk yapmaya...
Lise son sınıflara eğitim desteği müjdesi
Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, belediyenin üniversiteye hazırlanan lise son sınıf öğrencilerine yaptığı eğitim desteği hizmetini devam ettireceğini açıkladı. Eğitim desteği...
Türkiye deki yargı ve hukuk bu masumlar ceza alıyor suçlular ev hapsine çarpılıyor ne ülke ama
Milyonlarca gencin geleceğini ve umutlarını çalan ÖSYM eski başkanı FETO’cu Ali Demir’e ev hapsi, ”Çocuklar ölmesin” diyen minik bir bebek...
MHP’li Yaşar Yıldırım: CHP demokrasi getirmek istiyor buna müsaade etmemek gerekir
Bu ülkede kimlere kaldık be yandık mı yandık MHP Genel Başkan yardımcısı Yaşar Yıldırım yandaş medya A Haber’e bağlanarak, açıklamalarda...
İmamoğlu’ndan ilk icraat: Tabldotu eşitledi!
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mesaisinin ilk gününde belediye çalışanlarıyla tanıştı. Odaları tek tek dolaşan İmamoğlu, çalışanlara başarı diledi. Son olarak...
SEVECEN ZAVALLI GÜLER YÜZLÜ İNSAN EKREM İMAMOĞLU
Seçimlerden önce ne TV kanalları nede gazeteler ve yerel gazeteler.nede gazetelerin haber siteleri Ekrem imamoğlunu yazmaya korkuyorlardı ne oldu da...
Türkiye deki siyaset ve yargı hukuk kendi vatandaşına öyle bir tuzak hazırlamış ki işten bile değil
Değiştirin bu kanunları yeder ardık Ne iş yaparsanız yapın bu sistem iş yapanları ya siyasetçinin kucağına atıyor yada yargı ve...
Und Istanbul, Türkei, um besser mazbatalarını ein Feld IMM Vorsitzender Ekrem İmamoğlu
Und Istanbul, Türkei, um besser mazbatalarını ein Feld IMM Vorsitzender Ekrem İmamoğlu Istanbul, Turquie pour obtenir une meilleure mazbatalarını un...
Türkiye ye  ve İstanbul a hayırlı olsun Mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı
YSK resmen ilan etti: Mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı Maltepe İlçesinin birleştirme tutanaklarının Çağlayan Adliyesi’ndeki il seçim kuruluna ulaşmasının...
Esrarengiz oda Mansur Yavaş henüz giremedi
Mansur Yavaş, o odaya henüz giremedi! Halk TV’nin canlı yayınına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ankara’da Mansur Yavaş...
Cin çıkarma’ bahanesiyle 700 bin lira dolandırdılar
Sivas’ta, define bulma, cin çıkarma, sıkıntıları giderme, şifa verme bahanesiyle 6 kişiyi toplam 700 bin lira dolandıran 2 şüpheli, polis...
Esenler’de kendini yakan genç, hayatını kaybetti
Esenler Kazım Karabekir Mahallesinde, yalnız yaşayan 24 yaşındaki genç, henüz bilinmeyen bir nedenle kendini yakarak yaşamına son verdi. Olay, 01.00...
Meteoroloji uyardı! ‘Kuvvetli olacak’
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre bugün Doğu Anadolu’nun güneydoğusu, Hatay, Rize, Kars, Ağrı, Iğdır, Bingöl, Muş, Batman ve Siirt...
BURASI İSRAİL DEĞİL TÜRKİYE
NE ÜLKE AMA  Alperen Ocakları Vakfı İstanbul İl Başkanına 1 yıl hapis cezası Karaköy’deki Neve Şalom Musevi Sinagogu’na 20 Temmuz 2017’de...
FETÖ tipi bir kumpas operasyonuyla karşı karşıyayız
Ekrem İmamoğlu’ndan ‘bavul’ göndermesi! Kesin olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu, Şişli’de halka seslendi. Bugün AKP...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ