2014-pronovias-gelinlikleri-1
KurbanBayramiGazeteIlaniBASKI copy
Avrupa Birliği Gazetesine Hoş Geldiniz
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

(ERDEM) Çuvallıyoruz Vesselâm

Zeynep Özderya
Zeynep Özderya
  • 12.03.2018

Siyah kağıda beyaz yazıyi,  beyaz kağıda siyah yazıyı yazmak  kolaydır ve bunu görebilmek , okuyabilmek kolaydır.Fakat beyaz yazıyı beyaz kağıda yazmak bir ayrıcalıktır.Bunu okuyabilmek se bir erdemdir. Bu her yiğidin harcı değil er yiğidin hacıdır…

Erdem sahibi insanlar siyahı beyazla kariştirmazlar. Nettir görüşleri.Düşüncelerini söylerken yazarken kirletmezler. Buna itina ederler. Sabırlılıdırlar, intibaklıdırlar. Yalnız doğaldır ki bazan damarina basıldığında, hakikaten canını yaktığınızda onların ferasetinden kaçın. Doğaldir ki; hiçbir insan haksızlığa uğradığında hakkını bırakmamalı. Yalniz çok ince bir ayrıntıya kulak vermeliyiz; hakkımızı ararken, isanları incitmemeye çalışmak ta bir erdemdir. Zaten bir konuda haklıysan, yara- dan sana hakkını almayı nasip edecektir.

İnsanlar buna çok dikkat etmeli saygıyı seviyeyi düşürmemeli. Sonsuz gücün sahibine guvenmeli. Çikişamadiği durumlarda O’ na iltica etmeli. O öyle bir güç ki; herşeyi Kudret Elinde tutan bir güç. Eger bunu keşfedememişse insan boşuna kürek çekiyor demektir.

Bir konuda bir görüş beyan edeceksek, bunu karşımızdaki muhatabı  rencide etmeden, yaralamadan, karalamadan yapmalıyız…

İnsan kâinatın en şerefli varligi (eşrefi mahlukat) yani tüm yaratılanların en şereflisi iken, seviyemizi bu kadar aşağı düşüren her ne varsa, onunla mücadele etmek te bir erdem dir…

Sonsuz bir evren ve içindekiler tümü insana verilmiş birer hediye dir.Bunca hediyeyi sana veren varlığın karşısında bu kadar saygısızlığa bu kadar küçülmeye indirgemişsen, bunu sorgula- malısın Müsebbibi veya musebbiblerine  gereken cevabı, hakkın hukukun ölçüsünde vermelisin.                              Çoğumuz bunu yapmayız yapamayız.Belki cesaret edemeyiz. Belki şundan belki bun dan belli ki yapamayız. En sağlamıda erdemli olmayişimizdan dolayı yapamayız. Daha neti de sağlam bir yapıya sahip olmayişimizdan yapamayız. Dogru olan bumu dur? hayir. Çünkü içimizdeki  öfkeyi biriktirmemiz kadar  tehlikeli bir şey yoktur. Oysa olmasi gereken ne yapılacaksa neye müdahale edilecekse bunun gerektiği gibi zamanında yapılması dır. Hadsize haddini bildirmek, hukuksuza huku ku öğretmek. Yanlış adama cesaretle yanlışını söylemek. Bunu yaparken rencide etmeden,küçük düşürmeden, başkasının yanında rezil etmeden yapan insandır erdemli insan…

Hayatin gailesi, maneviatin boslugu, inancin azligi, sosyal psikolojiyi bilmemek ve en barizi de nedeni cesareti olmadan yetiştirilmek, bütün bu saydıklarım bizim bir şeye onurlu bir duruş sergilememizi  engellemektedir.Varsayilan  önerilerin çoğu bütunsüzlük  üzerine kurulmuş, öyle dikte edilmiş ve bizlere öylece sunulmuş. Sanal ve sağlıksız her ne varsa önümüze konulmuş.Var olmak yerine yoklukta kaybolmuşuz.

Sevgimiz sahte,  bakışlarımız sahte, duruşumuz sahte, velhasıl tüm hayatımız sahte. Gerçeklerle yüzyüze geldiğimiz zaman bocalayıp kalmaktayız.Çözum önerisi getirecek bir merci bula- mıyoruz. Bocalayan , debelenen, karamsar ve çaresiz bireyler.Önden gidecek, yol açacak,tam manasiyla meselelere çözum önerecek bireylerin olmayışı olayın en korkunç boyutu…

Ayrı ayrı fikirler, ayrı ayrı cemaat göruşleri, ayrı ayrı mezhep görüşleri insanımızı meseleler karşısinda âciz ve çaresiz hale getiriyor. Oysa doğru , bir ve tektır. O da Hak’kın vahy’i  dir. Vahy’e sarılmayı öğretmemişler bize. Tek doğru olanı öğrenmeyelim diye türlü türlü teraneler koymuşlar önümüze. Yobazlığın daniskasını yaşıyor olmuşuz yetmiş değil yediyüz yıldır. Unutturulmus   çarpıtılmış, yalan ve yalaka olmuş bütün  GERÇEK…

Çalışan beyinler çıkmış, karsı gelmişler bu yanlışlara, onları da def’e koymuş öylece yok etmişler. Kediyi  nankör falan derler fakat  insanoğlu kadar nankör, bencil, egoist bir varlık görme- dim bu dünyada. Bilmiyorum belki bu benim görüşüm. Fakat bütün tecrübe ve deneyimlerim öyle gösteriyor. Bu arada hayvanlara olan hayranlığımı saklamak istemiyorum. Bitkiler hakeza hep Rabb’in emrinde, O’na görevlerini icra etmektedirler. Doğayi, hayvani, bitkiyi sevmeyen insanlar henüz evrimini tamamlayamamış diye düşünüyorum. Evrim demişken, evrim bir tekâmul bir gelişme bir olgunlaşma manasınadır. Bu arada kimse Darvinin “evrim teorisi” dediği teraneden  bahsettigimi düşünmesin Bunu neden mi soruyoru açıklayın. Çünkü bizde algı sorunu var. Bildigimiz, gördüğümüz duyduğunmuz  kadar algılıyoruz olayları.

Bildiğimiz çok bir şey de  yok. Çünku “Oku” emrini ihlâl ediyoruz biz.Hem de çok çok ihlâl ediyoruz. Oysa Rabb’imizin ilk emri “Oku” değil midir… İşte bu yüzden okumadan, araştırmadan, ordan burdan duyduklarimizla analiz yapıyoruz ve de çoğu kez çuvalliyoruz .Selâm ve dua ile hoşçakalın…   11 MART 2018  İstanbul

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: