2014-pronovias-gelinlikleri-1
KurbanBayramiGazeteIlaniBASKI copy

Ülkemiz de koyun sürüsünden oy almak için aday olduk nede olsa hakkını aramıyorlar.

Ülkemiz de koyun sürüsünden oy almak için aday olduk nede olsa hakkını aramıyorlar.
  • 20.04.2018
2BC_varol44

Ülkemiz de koyun sürüsünden oy almak için aday olduk nede olsa hakkını aramıyorlar.

Müslüman nın mallarını ganimet olarak satıyorlar Müslümanlarda öylece bakıyor.  Bizde dedik ki zaten hakkını arayamıyor Müslüman kardeşlerimiz geri kalan mallarını da biz satalım dedik ve aday olduk iyi yapmışız dimi

Bu ülkeden en çok hain çıkıyor bu ülkeden en çok tefeci çıkıyor bu ülkeden en çok ganimet mallarını satan çıkıyor.  Baktık bunlar fazla arada biz kaynayacagız sisteme ayak uydurulalım dedik batan gemi ile hep beraber batalım dedik aday olduk ne var yani şimdiye kadar milletin hakkını savunduk da ne oldu mahkemeler hep bize ceza kesti hainler ve ganimetçiler kazandılar biz değil mazlumlar. kaybetti

Türkiye demek ki bunların değil kendi mallarını sahip çıkmayan bir zihniyetin mallarını satacaksın da onlarda rahatlayacak bizde rahatlayacağız

Bunları sattık satılmayanları satmak için aday olduk sizde seyredin zaten seyrediyorsunuz işiniz bu hakkınızı arayacak ne güç var sizde nede mücadele de

Herkes hazır olsun Türkiye de ekonomik kriz olacak ve bu ülkede ne var ne yok satıldı bu satılanların yerlerine hiçbir şey koymadılar yabancılar bu kamu yerlerini aldılar ve kazandıkları paraları ise yurt dışına götürdüler bu ülkenin insanı ise köle muamelesi gördü ve bundan sonra ise ülke

Bataklığa gidiyor bu ülke yi batıranlar değil ülkeyi kalkındıracak bir yapı gelmeli

Son günlerde İngiltere ye siyasi birileri gidip geliyor neden gidip geliyor biliyor musunuz ?

Kapital sistemin merkezi orda da ondan emir almak için gidiyorlar.

Ülkenin tüm kolları yabancılardan sorumludur ve bu ülkenin kaderini geçmiş yollardan beri onlara teslim etmişler ve bu ülkenin insanı kendi ülkesini yönetecek kapasitesini bulamış ki bu böyle oluyor.

0 yılda neleri sattık?

Bu ülkenin tüm değerleri yabancıların eline geçmiş ve Bu ülkenin gençlerini torbacı yaptılar hayatlarını karartıyorlar bakmışınız bu gençlere sahip çıkacak sistem bozulmuş bu ülkenin gençlerini ve geleceklerini yok etmek istiyorlar bunların amaçları rant peşinde koşmak bu ülkenin değerlerini bilen insanlara bu ülkenin ihtiyacı var rant peşinde koşanların değil

Dünyada eşi benzeri olmayan bir ülke Türkiye hem içinde teröristlerin ve hainlerin bol olduğu bir ülke hem de kendi ülkesindeki kendine ait kamuları yabancılara ganimet olarak satan bir millet olan bir ülke Türkiye

Ne­le­ri sat­ma­dık ki.. Va­tan­da­şın öde­di­ği ver­gi­ler­le ya­pı­lan dev ku­rum­lar, sa­na­yi te­sis­le­ri, li­man­lar, köp­rü­ler, ka­mu bi­na­la­rı ve ar­sa­la­rı, ar­ka ar­ka­ya sa­tı­şa çı­ka­rdık.

 10 yıl içe­ri­sin­de TÜRK TE­LE­KOM, TÜP­RAŞ, ER­DE­MİR, TE­KEL, SE­KA ve PET­KİM gi­bi sa­na­yi te­sis­le­ri baş­ta ol­mak üze­re, Lİ­MAN­LA­RIN TA­MA­MI, 195 ka­mu te­si­si, 2.629 adet ar­sa, bi­na ve loj­man sa­tıl­dı. Sa­tı­lan­la­rın ço­ğu hükümet  ik­ti­da­rı­ ya­kın yer­li ve ya­ban­cı ser­ma­ye ta­ra­fın­dan ka­pı­şıl­dı.

38 MİL­YAR DO­LAR

Ka­mu­ya ait var­lık­la­rın sa­tı­şın­dan 38 mil­yar 84 mil­yon do­lar­lık ge­lir el­de edil­di. Bu­nun bir kıs­mıy­la IM­F’­ye olan 23.5 mil­yar do­lar­lık borç ka­pa­tıl­dı. Son­ra da bu bir ma­ri­fet­miş gi­bi, “IMF ‘ye olan borç sı­fır­lan­dı­” di­ye, açık­la­ma­lar ya­pıl­dı. “AKP yağ­cı­sı­” An­ka­ra Ti­ca­ret Oda­sı Baş­ka­nı, “ya­sa­la­ra ay­kı­rı ola­ra­k”, Tür­ki­ye ge­ne­lin­de, tüm il­ler­de bil­bo­ard­lar­la­ra “IM­F’­ye olan bor­cu sı­fır­la­yan Baş­ba­-ka­n’­a ve hü­kü­me­te te­şek­-kü­r” ilan­la­rı ver­di. Bu­nu ya­par­ken de Tür­ki­ye’nin tüm borç­la­rı sı­fır­lan­mış gi­bi bir ha­va ya­rat­tı­lar. Oy­sa IMF ‘ye öde­nen son borç tak­si­ti olan 421 mil­yon do­lar, Tür­ki­ye’nin şu an­da mev­cut olan dış bor­cu­nun 1/800’ü ya­ni 800’de bi­riy­di. Dış borç­lar bı­ra­kın azal­ma­yı, AKP dö­ne­min­de yüz­de 200’e ya­kın art­mış­tı!

SA­TI­LAN­LAR­DAN BA­ZI­LA­RI

Han­gi bi­ri­ni ya­za­lım. O ka­dar çok ki!..
2003 yı­lın­da; SE­KA’nın Ba­lı­ke­sir, Af­yon, Kas­ta­mo­nu, Ak­su ve Çay­cu­ma iş­let­me­le­ri, Ar­çe­lik, To­faş ve Ün­ye Çi­men­to’da­ki ka­mu his­se­le­ri, 277 ta­şın­maz, 103 ar­sa ve 90 loj­man.
2004 yı­lın­da; TE­KE­L’­in al­kol­lü iç­ki­ler bö­lü­mü (200 mil­yon do­la­ra sa­tı­lan bu te­sis, alan­lar­ca 1 mil­yar do­la­ra, bu ra­ka­ma alan da 2 mil­yar do­la­ra sat­tı), Es­ki­şe­hir ve Bur­sa do­ğal­gaz şir­ket­le­ri, Amas­ya ve Kü­tah­ya şe­ker fab­ri­ka­la­rı, Bur­sa İne­göl kib­rit fab­ri­ka­sı, An­ka­ra ve Sam­sun fe­ri­bot­la­rı, THY’­nin 126 mil­yon do­lar­lık his­se­si ile 375 adet ta­şın­maz.

2005’TE TE­LE­KOM, TE­KEL Sİ­GA­RA

2005 yı­lın­da; TÜRK TE­LE­KOM (Tür­ki­ye’nin en de­ğer­li şir­ke­ti. Lüb­na­n’­lı bir şir­ke­te sa­tıl­dı. O şir­ke­tin yüz­de 99.5 his­se­si Du­ba­i’­de­ki bir şir­ke­te ait. Du­ba­i’­de­ki şir­ke­tin or­tak­la­rı “net ola­ra­k” bi­lin­mi­yor. Türk Te­le­ko­m’­dan alı­nan yüz­de 15 Ha­zi­ne pa­yı kal­dı­rıl­ma­say­dı, yak­la­şık 9 mil­yar TL ge­lir el­de edi­le­cek­ti!). TE­KE­L’­in si­ga­ra bö­lü­mü, Kon­ya SEY­Dİ­ŞE­HİR ALÜ­MİN­YUM fab­ri­ka­sı, İs­tan­bul HİL­TON Ote­li, 161 par­ça gay­ri­men­kul.

2006’DA TÜP­RAŞ SA­TIL­DI

Ade­ta pa­ra ba­san ve Tür­ki­ye’nin en de­ğer­li şir­ke­ti olan TÜP­RAŞ, Er­de­mir, Ba­şak Si­gor­ta, Te­ke­l’­in ikiz ku­le­le­ri, Bü­yük An­ka­ra Ote­li, Kı­zı­la­y’­da gök­de­len di­ye bi­le­nen Emek İş­ha­nı, İz­mir Bü­yük Efes Ote­li, İs­tan­bul Bü­yük Ta­rab­ya Ote­li, 350 gay­ri­men­kul.
2007 yı­lın­da; TCDD Mer­sin Li­ma­nı, Sü­mer Hol­ding, Bur­sa Çe­lik Pa­las Ote­li, 245 par­ça gay­ri­men­kul. 2008’DE PET­KİM Stra­te­jik bir önem ta­şı­yan, Tür­ki­ye’nin göz­be­be­ği PET­KİM Pet­ro­kim­ya Hol­ding 2008’de sa­tıl­dı.
2009 yı­lın­da; TE­DAŞ Baş­kent Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş, n 2010 yı­lın­da; TCDD’­nin Sam­sun ve Ban­dır­ma Li­man­la­rı ve 205 adet gay­ri­men­kul.
2011 yı­lın­da; İs­ken­de­run Li­ma­nı, Trak­ya Elek­trik Da­ğı­tım şir­ke­ti ve 195 adet gay­ri­men­kul. 2012 yı­lın­da; HALK­BAN­K’­ın yüz­de 24 his­se­si, PET­Kİ­M’­in ka­lan yüz­de 10 his­se­si, Si­vas Kan­gal Ter­mik San­tra­li, Se­yit Ömer Ter­mik San­tra­li, Se­yit Ömer Lin­yit­le­ri, Te­da­ş’­ın tüm da­ğı­tım şir­ket­le­ri.
2013 yı­lın­da; Mil­li Pi­yan­go ve Zi­ra­at Ban­ka­sı’nın özel­leş­ti­ril­me­si gün­dem­de. Yu­ka­rı­da­ki­ler, AK­P’­nin son 10 yıl­da sat­tık­la­rı­nın sa­de­ce bir kıs­mı. Ta­ma­mı­nı sı­ra­la­mak, ga­ze­te­nin bir tam say­fa­sı­na zor sı­ğar. Bu say­fa­yı ke­sip sak­la­yın. Hep­si­ni ez­be­ri­niz­de tu­ta­maz­sı­nız. Bi­rer fo­to­ko­pi­si­ni de dost­la­rı­nı­za ve­rin ve­ya e-pos­ta vb. yol­lar­la baş­ka­la­rı­na da ile­tin ki va­tan­daş, “ço­ğu yok pa­ha­sı­na sa­tı­la­n” dev ku­rum­la­rı, sa­na­yi te­sis­le­ri­ni, li­man­la­rı vs. gör­sün.. Gör­sün de

Kendi Ülkesinde  nasıl koyun sürüsü gibi yaşadığı anlasın

Neler satıldı bir bakalım:

AKP’NİN DÖNEMİNDE  SATILAN BÜYÜK İŞLETMELER
TAKSAN
GERKONSAN
SEKA Afyon işletmesi
SEKA Balıkesir işletmesi
SEKA Çaycuma işletmesi
SEKA Kastamonu işletmesi
SEKA Aksu işletmesi
SEKA Taşucu Tersane Alanı
SEKA ya ait 4 taşınmaz
TZD Sakarya işletmesi
THY USAŞ
Sümer Holdinge Ait Merinos Halı Fabrikası
SÜMER HOLDİNG ERYAĞ
SÜMER HOLDİNG Adıyaman işletmesi
SÜMER HOLDİNG 117 adet taşınmaz
KBİ 103 arsa, 89 lojman
EBÜAŞ-MEYBUZ
EBÜAŞ 54 taşınmaz
TEKEL Kaya Tuzu İşletmesi
TEKEL 30 taşınmaz
ESGAZ
BURSAGAZ
İZGAZ
ETİ BAKIR
ETİ GÜMÜŞ
ETİ KROM
ETİ ELEKTROMETALURJİ A.Ş
Çayeli Bakır işletmeleri A.Ş
KBİ Samsun işletmesi
KBİ 65 adet taşınmaz
DiV-HAN A.Ş
Amasya Şeker Fabrikası
Kütahya Şeker Fabrikası
TÜMOSAN
SÜMER HOLDiNG Malatya işletmesi
SÜMER HOLDİNG Bakırköy işletmesi
SÜMER HOLDİNG Diyarbakır işletmesi
SÜMER HOLDİNG Çanakkale Deri işletmesi
SÜMER HOLDİNGE Ait 108 Adet Taşınmaz
SÜMER HOLDİNG Ortadoğu Teknopark A.Ş
SEKA Karacasu işletmesi
SEKA Ankara Alım Satım Binası Müdürlüğü
SEKA Ardanuç işletmesi Varlıkları
TÜGSAŞ
TÜGSAŞ Gemlik Gübre San. TAŞ
TÜGSAŞ-İGSAŞ HiSSELERi % 100
TÜGSAŞ Urfa Depoları arazisi
TÜGSAŞ 23 taşınmaz
İGSAŞ Kütahya Gübre Varlıkları
TEKEL Alkolü içkiler San. A.Ş
TEKEL 60 adet taşınmaz
TEKEL İnegöl Kibrit Fabrikası T.A.Ş
TEKEL Gemlik Sun.ip.Mües. T.A.Ş
TEKEL Tuzluca Tuzlası
TEKEL Sekili Tuzlası
EBÜAŞ Samsun Soğuk Hava Deposu
EBÜAŞ Manisa Kombinası
EBÜAŞ Manisa Arsası
EBÜAŞ’a ait 101 adet Taşınmaz
TDİ ANKARA FERiBOTU
TDİ Samsun Feribotu
PETKİM 2adet taşınmaz
TEDAŞ 1 arsa, 1 adet trafo binası
TEDAŞ 1 adet taşınmaz
ATAKÖY Turizm A.Ş.
ATAKÖY Otelcilik A.Ş.
ATAKÖY Marina ve Yat işletmesi
SÜMER HOLDİNG Beykoz işletmesi
SÜMER HOLDİNG İstanbul İmar LTD.ŞTi
SÜMER HOLDİNG 2 adet Taşınmaz
TDİ Karadeniz Gemisi
TEKEL Kristal Tuz Rafinerisi
TEKEL Kağızman Tuzlası
TEKEL 49 adet taşınmaz
TÜPRAŞ 2 adet taşınmaz
TDİ 1 Adet Taşınmaz
SEKA 5 Adet taşınmaz
KÖY HiZMETLERi GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Tasfiye Edildi),
SSK Hastaneleri (Tasfiye Edildi)
SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi)
SEKA Kocaeli Fabrikası ve arsası
Sümer Holding Sarıkamış İşletmesi
Sümer Holding Sivas Dokuma Fabrikası
Sümer Holding Manisa Pam. Men. A.Ş.
Sümer Holding Makine Ve Teçhizat
Sümer Holding 32 Adet Taşınmaz
TÜGSAŞ Samsun Gübre Sanayi A.Ş.
TEKEL 5 Adet Taşınmaz
Karayolları Araç Muayene istasyonları
DSİ ERCİYES Sosyal Tesisi
Bayındırlık Ve iskan Bakanlığı ERCİYES Sosyal Tesisi
Karayolları ERCiYES Sosyal Tesisi
TEKEL Sigara Fabrikaları
Sümer Holding Bergama Pamuk ipliği Fabrikası
TEKEL Sigara Fabrikalarına Ait Taşınmazlar
TEKEL Puro Fabrikaları
TEKEL Alkol işletmelerine Ait Taşınmazlar
Sümer Holding Tercan Ayakkabı işletmesi
TCDD Mersin Limanı
Adapazarı Şeker Fabrikası
Ereğli Demir Çelik Fabrikası
İskenderun Demir Çelik Fabrikası
Yarımca Porselen Fabrikası
Romanyadaki Silisli Sac Fabrikası
Divriği Demir Madeni
Hekimhan Demir Madeni
Kırıkkale Çelik Çekme Boru Fabrikası
BORÇELİK
TÜPRAŞ
PETKİM
TÜRK TELEKOM
KIBRIS TÜRK HAVA YOLLARI
TÜGSAŞ Toros Gübre Fabrikası
TÜGSAŞ Tekirdağ, Tarsus, Fatsa Depoları
Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş.
OYMAPINAR BARAJI
ETİ Alüminyuma Ait Madenler
Emekli Sandığı Ankara Emek işhanı
Emekli Sandığı İstanbul Hilton Oteli.
Boğaz Köprüleri ve Otoyolların Gelirleri.

SATILAN LİMANLAR

Ege Denizindeki Limanlarımız:
İzmir Limanı: 1 milyar 275 bin dolara, Hong-Kong merkezli HutchisonWhampoa şirketine satıldı. Türkiye’nin en büyük konteyner ihracat limanı olan İzmir Alsancak limanından yılda ortalama 30-35 milyon T.L net gelir elde ediliyordu.
Kuşadası Limanı:2.7.2003 tarihinde 24 milyon 300 bin dolara Sami Ofer’e verildi.
Dikili Limanı: 20.11.2003 tarihinde 4 milyon 250 bin dolara Dikili Liman ve Turizm İşletmeleri A.Ş’ye satıldı.

Akdeniz’deki Limanlarımız:
İskenderun Limanı: 9.9.2005 tarihinde PSA-Tekfen ortaklığına satıldı ancak satış sonradan iptal edildi.
Mersin Limanı: 4.8.2005 tarihinde Singapur PSA’ya satıldı. Eylül 2005’de satış iptal edildi.

Marmara Denizindeki Limanlar:
Zeytinburnu Limanı: Paravan şirketler aracılığıyla Sami Ofer’e satıldı.
Tekirdağ Limanı:104.923.599 dolara Akkök Şirketler Grubuna satıldı.
Bandırma Limanı:175 bin dolara çelebi OGG’ye teslim edildi.(1)

Bunların dışında AKP öncesi iktidarlarca Marmaris, Antalya, Alanya, Sinop, Ordu, Giresun, Rize, Hopa limanları satılmıştı.
AKP döneminde daha sonra şu satışlar oldu:
Derince Limanı 2014 yılında Safi Katı Yakıt Şirketi’ne 543 milyon dolara,
İskenderun limanı LimakA.Ş’ye 2010 yılında 372 milyon dolara,
Samsun Limanı 125.200.000.-ABD Doları bedelle Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş.’ne 31.03.2010 tarihinde 36 yıl süreyle işletilmek üzere devredilmiştir.
Trabzon Limanı 22.4 milyon dolar ile Albayrak Turizm A.Ş. verildi.

PEKİ HANGİ KURULUŞ KİME SATILDI, BİR DE BUNA BAKALIM:
Türk Telekom Araplar’a
Telsim İngilizler’e
Araç muayene işi Almanlar’a
Başak Sigorta Fransızlar’a
Adabank Kuveytliler’e
Avea Lübnanlılar’a
PetkimAzeriler’e
Tekel’in İçki Bölümü Amerikalılar’a
Tekel’in Sigara Bölümü ABD ve İngilizler’e
Finansbank Yunanlılar’a
OyakbankHollandalılar’a
Denizbank Belçikalılar’a
Türkiye Finans Kuveytliler’e
TEB Fransızlar’a
Cbankİsrailliler’e
MNG Bank Yunanlılar’a
Dışbank Hollandalılar’a
Şekerbank Kazaklar’a
Yapı Kredi’nin yarısı İtalyanlar’a
Turkcell’in yarısı Finliler ve Ruslar’a
Beymen’in yarısı ABD’lilere
Enerjisan’ın yarısı Avusturyalılar’a
Garanti’nin yarısı Amerikalılar’a
Eczacıbaşı İlaç Çekler’e
İzocam Fransızlar’a
Demir Döküm Almanlar’a
DöktaşFinli’ye
POAŞ Avusturyalılar’a
Migros İngiliz’e
TGRT (Fox) Amerikalı’ya
SATILDI,

Yalnız Bunları mı?  Özel sektör işletmelerinin daha pek çoğu yabancılara gitti. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekemeyen, bu bağlamda hiçbir ciddi çabası olmayan hükümet  , özel sektör hisselerinin yabancılar tarafından kapışılmasına çanak ve alkış tuttu. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında yabancıların payı yüzde 70 dolayına yükseldi. Ülkemizde yatırım yapan yabancıların önemli bir bölümü, yıllardır üretim yapan yerli şirketleri satın almaktaydı.(2) Döviz geliyordu çünkü Türkiye’ye. Sonra kâr olarak bu dövizler çıkacaktı ya, onu düşünen yoktu. Benden sonra tufan… Özellikle gıda sektöründe yabancılaşma ve tekelleşme vahim boyutlara ulaşmıştı. Oysa gıda sektörü en kilit sektördü, Türk Üretmeli, Türk İşletmeleri işlemeliydi, yoksa gün olur, aç kalırdık… AKP buna da bakmadı… Gıda sektöründe şirket birleşmeleri ve satın almalarıyla birlikte tekelleşme ve yabancılaşma yaygın hale geldi. Perakende piyasası büyük ölçüde yabancıların eline geçti. İşte örnekler:

-Bebek mamasının %90’ı yabancıların… GroupDanone ve Ülker HeroBaby, bu piyasanın en büyükleri…

-Bira pazarının yarıya yakını yabancıların. 2 milyar dolarlık hacmi olan bu pazarı, Efes Pilsen, bir İsrail firması ile paylaşıyor.

-Sıvı yağlarda Suudi Arabistan’ın SavolaGroup adlı firması başı çekiyor. Ayçiçek Yağı pazarının %40’ına bu Suudi firması egemen. Yağ Sanayinde kurulu kapasitenin %65’i, pazarın da %80’i yabancıların elinde.

-Hazır kahvede belirleyici ve egemen olan Nestkafe, pazarın 2/3’ü ondan soruluyor.

-Çikolatanın egemeni Ülker, şekerleme sektörünün devlerinden biri olan Kent Gıda ise Schwepps’e satıldı.

-Türkiye’nin fındık devi Oltan Gıda, , Nutella ve Kinder’in üreticisi İtalyan çikolata devi Ferrero Grubu’na satıldı. 2002 yılından bu yana fındıkta ihracat şampiyonu olan, son 500 büyük sanayi kuruluşu araştırmasında 55. sırada yer alan Oltan Gıda’nın Türkiye’nin en büyük fındık alıcısı olan Ferrero’ya satılması dünya fındık ve çikolata piyasasında dengeleri değiştirdi.

-Gıda perakendeciliğinin dört büyük tekeli de yabancı. Carefoursa, Migros, Metro ve Tesco; Fransız, Alman ve İngiliz kökenli firmaların elindedir..

-Uluslararası firmalar Mintax, Tursil, Persil, Alo, Hacı Şâkir ve Omo’yu satın alarak deterjan piyasasını el geçirdiler.

-Süt Ürünleri piyasasını 6 büyük şirket denetliyor. Pınar, Ülker, Danone ilk üçteler, onları SEK, Yörsan ve 9Dimes izliyor.

-Makarna piyasasının %70’i üç büyük şirketin eline geçmiş, bunlar Ankara Makarnası, Piyale, Pastavilla(3)

Perakende piyasası… Bakkal sayısı hızla düşüyor ..“Üretme sat” politikası ve teşvikleri sonunda, şehirler ve şehir varoşları artık fabrika yerine AVM (alışveriş merkezi)  dolmaktaydı.

Sat, ne satarsan sat, kimin malını satarsan sat…

Bu AVM’lerde çalışanların çoğu Üniversite bitirip iş bulamayan gençlerdi, sosyal güvencesi yoktu bunların çoğunun ve hiçbiri sendikalı değildi.

Bu son on yılda, Türkiye’nin kalkınmasında sürükleyici sektör olan ve milli sanayimiz diye övündüğümüz imalat sanayi de yabancı kontrolüne girdi. Türkiye İstatistik Enstitüsü Kurumu (TÜİK)’in bu konudaki açıklaması aynen şöyledir :

“Yabancı kontrolündeki üretimin yaklaşık %60’ının yoğunlaştığı imalat sanayinde;
* Tütün ürünleri sanayinin 2007 yılında yüzde 69,0’ı;
* Otomotiv sanayinin 2007 yılında %50,3’ü;
* Elektronik sanayinin 2007 yılında %48,5’i yabancı kontrolündedir.(4)

Ülkenin iç ve dış borcu, tavan yapıyordu bu politikalar sonunda. Yani ülkenin nesi var nesi yoksa haraç mezat satılmış ve ülke insanın çoğu gırtlağına kadar borçlanmıştı. AKP devrinde Türkiye 498 milyar dolar borç faizi ödedi.

Ülkede, orta ve dar gelirli yurttaşların cebine en az 3-4 tane tefeci sokuldu! “Kredi kartı” adını taşıyordu bu tefeciler… Halkımız, kredi kartı açısından tam bir sarmala düşmüştü, debelendikçe batmaktaydı. 75 milyonluk ülkede 68 milyon adet bireysel kredi kartı vardı ve Türkiye’nin yüzde 70’inden fazlası borçluydu.

Alışveriş için değil, daha çok nakit ihtiyacı için kullanılıyordu bu kartlar ve birinin borcu, ötekilerden çekilerek kapatılma yoluna gidiliyordu. Bu yöntem sonucu, deniz bitiyor bir gün, icralık oluyordu milyonlarca yurttaş.

İslamcılık iddialarıyla iktidara gelenler ve İslam adına içki yasağı koyanlar, faizi kaldırmak şöyle dursun, Müslümanları borç batağına batırmışlardı.

2012 yılında bankaların kârları “kudurmuştu” adeta. Sebebi, bu tefeci kartlar ve tüketici kredileri idi. %60’ı yabancıların elinde olan bankalar, normal bankacılık faaliyeti yapmıyorlar artık tefecilik yapıyorlardı, halk kazanıyor, onlar yiyorlardı. 2012 yılının kurumlar vergisi rekortmenler dizelgesinin başlarını bankalar tutmuşlardı.

Yabancılar satılan bankaların listesini de verelim:
Oyakbank, Hollanda’nın İNG Bankı’na,
Demirbank HSBC’ye,
Dışbank Fortis’e,
Tekfenbank Yunan EFG’ye,
Finansbank eski bir EOKA-B üyesi olan bir papazın ortak olduğu Yunan NBG’ye,
TEB Fransız BNP’ye,
Sitebank Yunan Novabank’a,
Denizbank Dexia’ya,
Şekerbank Kazak Banlı Turan’a
Adabank Kuveyt Finans’a,
C bank İsrail Bank Hapoalim’e,
Yapı Kredi Bankası Unicredito-Koç’a,
Garanti Bankası’nın yarı hissesi GE-Finans’a(5)

Ya belediyeler? Onlar durur mu, onlar da sattılar… Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehre doğalgaz veren İzgaz’ı Fransızlara sattı ve bu satışını büyük bir başarı olarak ilan etti. Böylece ne oldu biliyor musunuz? Daha önce yerelde iktidar olan CHP, Kocaeli’nin suyunu Yuvacık Barajı yoluyla ve yap-işlet-devret yöntemiyle İngilizlere vermişti. Yani Kocaeli’nin suyunu İngilizler, gazını Fransızlar vermekteydi artık…

Hükümet, bütün bunları doğal gelişmeler olarak takdim ediyor, yüksek faiz çıpalaması ve kaynağı belirsiz giren karanlık paralarla aşağıda tutmayı başardığı döviz kuru sayesinde sanal olarak yükselttiği fert başına milli gelirle, finans sektöründe, yani geniş kitleleri hiç ilgilendirmeyen faiz-döviz-borsa üçgenindeki büyüme rakamlarıyla övünüyor, avunuyor, avunduruyordu. Finans sektörünün başı çektiği büyümeyi ise, kalkınma gibi yutturuyordu bilmeyenlere.

Altyapı yatırımları yapılıyordu dış borçlarla… Otoyollar, duble yollar, yüksek hızlı tren yolları, büyün tüneller, barajlar ve akarsu haramisi HES’ler…

Tam burada baskı üstüne baskı yapan bir kitaptan alıntılar yapalım ve bu dış borçlarla yapılan altyapı ve HES yatırımlarının gerçek yüzüne bakalım. Kitabın adı “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları”, yazarı John Perkins. Yıllarca “Main” adlı firmada bir ET, yani ekonomik tetikçi olarak çalışan ve ABD’nin ekonomik çıkarları için projeler üretip bazı ülkelere bunları kabul ettiren Perkins, bu kirli iş ve ilişkilerin bir bölümünü şöyle açıklıyordu:

“Biz ET’lerin en iyi yaptığı şeylerden biridir bu: Küresel bir imparatorluk kurmak. Biz, diğer ulusları, (en büyük şirketlerimizi, hükümetimizi ve bankalarımızı yöneten) şirketokrasiye boyun eğmeye zorlayan koşulları yaratmak üzere, uluslararası finans kuruluşlarını kullanan seçkin bir grubuz ve mafyadaki muadillerimiz gibi ‘iyilik’ de yaparız. Bunlar genellikle altyapı (elektrik santralleri, otoyollar, limanlar, havaalanları, sanayi siteleri) yatırımları için verilen borçlar şeklindedir.(6) Bu tip borçların bir şartı da, tüm projelerin bizim mühendislik ve inşaat firmalarımız tarafından gerçekleştirilmesidir. İşin aslı, paranın çoğu ABD’yi terk etmez bile; sadece Washington’daki bankalardan New York, Houston ya da San Francisko’daki mühendislik ofislerine aktarılır.

Paranın bu şekilde şirketokrasi üyesi işletmelere (yani alacaklı tarafa) neredeyse anında gelmesine karşın, borçlu ülke hem anaparayı hem de faizini son kuruşuna kadar ödemek zorundadır. Eğer bir ET gerçekten başarılıysa, verilen paranın miktarı o kadar yüksek olur ki borçlu ülke birkaç sene sonra ödemelerini yapamaz hale gelir. İşte o zaman biz, (tıpkı mafya gibi) diyetimizi isteriz. Bu da genellikle şunlardan birkaçını içerir: Birleşmiş Milletlerde alınacak bir kararda ülkenin vereceği oyun kontrolü, topraklarında askeri üsler kurulması, petrol ya da Panama Kanalı gibi değerli kaynaklara erişim. Bu arada borç yükümlülüğü tabii ki devam etmektedir ve kürsel imparatorluğumuza bir ülke daha eklenmiştir.”

Türkiye bu “Küresel İmparatorluğa” ekli olmayı bırakınız, AKP sayesinde yapıştırılmıştır adeta.

Konut sektöründe de ilginç ve dikkati çeken işler olmaktaydı. Devletin elinde ne var ne yok haraç mezat satan AKP, konut sektöründe TOKİ adlı dev bir KİT yaratıp, binlerce şirket ve kooperatife rakip oluyordu. Ve bu TOKİ, doğrudan Başbakan’a bağlanıyordu. TOKİ’nin ihaleleri akla hayale gelmeyecek alavere ve dalaverelerle AKP’lilere veriliyordu. Cami ve şadırvanlardan bile vurgun vuruluyordu. Bunca yıl camileri halk yapmıştı, şimdi TOKİ yeni oluşturduğu apartmanların yanına cami ve şadırvan da yapıyordu. Fakat sanmayın ki hayır ve dini gayrettir, hayır.

AKP döneminde tarımda da ilginç gelişmeler oldu. Türkiye görmediklerini gördü. İthal etmediği tarım ürünü kalmamıştı ya, saman ithal edeceği kimsenin aklına gelmezdi, onu da eder hale geldi ülke. Hayvan ithal etti dünyanın dört yanından. Angus fıkraları anlatılır oldu. Türk köylüsü girdi ve çıktılar açısından tam anlamıyla esir düştü küresel çevrelere. Tohum, ilaç, gübre, sulama ve akaryakıt açısından hiçbir söz hakkı ve belirleyiciliği yoktu köylünün, satacağı ürünün fiyatında da söz sahibi değildi, kendi dışında oluşturulan sisteme eklemlenmekten başka çaresi yoktu. Köy Kanununu Atatürk kendi el yazısıyla yazmıştı, bir maddesinde “Köylerde yabancı uyruklulara toprak satılamaz” yazıyordu. Bunlar topraklarımızı da haraç-mezat satmaya başladılar. Bu satışlarda “karşılıklılık” ilkesi bile gözetilmedi.(7)

Ya madenler… Onlar da, Ekonomik Tetikçi John Perkins’in anlattığı biçimde, yabancılara paylandı… En başta da Bor, Boraks, Trona gibi stratejik önemdeki madenler… Maden kıyakları ve yağmasının ayrıntısını Orhan Özkaya’nın kaleminden okuyalım:

“Dünya bor rezervlerinin %72’sine sahip olan ülkemiz, bu madenlerini 1889 yılından bu yana sömüren Rio Tinto şirketine yeni imtiyazlar vererek yine devretmektedir. Bor üretiminden %7 oranında ve sadece hammaddesinden yararlanmaktayız. Ancak verilen imtiyazlarla bu olanak da elden gitmiş oluyor. Bu şirketin ruhsatlarını yalnızca Atatürk iptal etmiştir.

Rio Tinto’nun ilettiği bor, boraks ve tuz yatakları, Balıkesir Susurluk, Bandırma, Balya, Sultançayırı civarındadır. Ankara Eryaman, Sincan, Güdül, Kazan, Beypazarı ve Eskişehir Sivrihisar yöresinde trona (doğal soda) ve bor maden sahaları bulunmaktadır. Bu alan yaklaşık 450-500 kilometrekare olup yaklaşık 1,5 Malta Adası büyüklüğündedir.

ABD, 130 yıldır ilettiği kendi bor rezervleri bitmekte olduğu için Türkiye’deki bor yataklarını istemektedir. Çünkü bor, tıptan uzay teknolojisine kadar her alanda kullanılmaktadır. Geleceğin petrolü olacaktır.

AnotoliaMinerals Development Şirketi, Sivas, Malatya ve Tunceli ile Ovacık bölgesindeki altın, gümüş ve bakır yataklarını işletmektedir. Bu alanlar Gümüşhane, Artvin ve Kayseri’ye kadar uzanmaktadır. Bunu yüzölçümü de 700-750 kilometrekare miktarındadır. Bu şirketin Adana’nın Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçelerini kapsayan sahalarda elde ettiği çinko medeni işletme ruhsatı 700 kilometrekareden büyüktür. Bu şirket Yozgat Boğazlıyan, Yenipazar ve Sarıkaya’da bir bu kadar bakır madeni işletme ruhsatına sahiptir.

Bu şirket Kanada kökenli olmasına karşın, Rio Tinto ile ortaklığı bulunmaktadır. Ordu Fatsa ve Zaviköy bölgesinde bulunan altın, gümüş, çinko ve bakır madenleriyle ilgili OdysseyResources 250 kilometrekarelik bir alanın ruhsatına sahiptir. Çanakkale Ayvacık’a bağlı Kısacık Köyü ile Kaz Dağı eteklerinde altın madeni bulunmuştur. Uşak-Eşme Banaz Katrancılar Köyü iel Kütahya Gediz ilçesi Murat Dağı eteklerinde Kanadalı Eldorado Gold Şirketi işletme ruhsatına sahip. İzmir Efem Çukuru bölgesindeki altın madeni yataklarının işletmesini yine Eldorado Gold Şirketi almıştır.

İzmir-Bergama Ovacık Köyündeki altın madeni işletmesini,  Normandy Şirketi’nden sonra Fethullah’a bağlı olduğu iddiaları doruğa çıkmış Koza Madencilik Şirketi işletmektedir.

(…) Ülkemizin yabancıların eline geçen maden alanları çok iyimser rakamlarla 140-150 bin kilometrekare yüzölçümündedir. Yani Türkiye’nin %17-19’u civarındadır.(8)

Petrole bakalım bir de… AKP elbette bu alana da el atacaktı… Attı da… 2013 yılı başlarında öyle bir yasa çıkardı ki, tam kapitülasyon… 30.05.2013 tarihli Yeniçağ Gazetesi bu yasayı şöyle haber yapmıştı:

“Osmanlı’nın kapitülasyonu önceki gece Meclis’ten geçen petrol yasası ile geri geldi.  Yabancı petrol şirketi ihracattan sağladığı dövizi yurt dışında tutabilecek.

TBMM’den geçen yeni Türk Petrol Kanunu mevcut yasadaki ‘milli menfaat’ vurgusunu kaldırıyor ‘devlet hissesini’ kuyularda sahalara göre azaltıyor.

Yeni yasada ‘Devlet adına arama ve işletme ruhsatı alma hakkı TPAO’ya aittir’ hükmü çıkarıldı.

Böylece süresi dolan petrol üretim sahalarının devlet adına üretime devam etmesi için TPAO’ya verilmesini öngören yasa maddesi kaldırılarak, bu sahaların özel sektör şirketlerine sunulmasının yolu açıldı.  TPAO’nun özelleştirilmesinin de önü açılmış oldu.

Yeni Kanuna göre, petrol hakkı sahibi yabancılar da Türk kara sularında petrol arama ve üretim faaliyetleri icra edebilecek. Doğal gaz üretimi yapan hak sahibi yerli ve yabancı şirketler ile yabancı şirketlerin Türkiye’deki şubelerine, toptan satış lisansı verilecek.

Kanun, daha önce alınan arama ve işletme ruhsatlarına ilişkin hak ve yükümlülükleri koruyor. Yasanın öngördüğü hazırlıkların yapılması ve ilgili yönetmeliklerin hazırlanması için bir yıl süreyle yeni arama ruhsatı başvurusu alınmayacak.

Yapımı devam eden projeler tamamlanıncaya kadar ithalat, ihracat ve kamulaştırma haklarının yürürlüğü devam edecek.

Kanunla, petrol işlemlerinde kullanılacak malzeme ithalinin, gümrük muafiyeti, dâhilde alınan vergi ve fonlar ile TSE ve CE güvenlik sertifikası konularında başka kurum ve kuruluşun iznine tabi olmadan, bakanlığın uygunluk izniyle yapılabilmesi sağlanıyor. Petrol hakkı sahibinin Türkiye’deki petrol işlemi için idari faaliyetleri ile bina tesislerinin ve teçhizatlarının inşası, kurulması ve işletmesine ait malzemeler hariç, petrol işlemlerinde kullanılacak ve Genel Müdürlükçe onaylanan malzemeyi, ekipmanı, akaryakıtı, kara, deniz ve hava nakil vasıtalarını ithal etmesi ya da yurt içinden teslim alması, gümrük vergisinden, yapılan işlemler harçlardan, düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesna olacak. Yabancı petrol şirketi  sahibi, sermayesine mahsuben her zaman transfer talebinde bulunabilecek. Petrol hakkı sahibi ihraç ettiği petrolden sağladığı dövizi yurtdışında muhafaza edebilecek. Bu döviz tutarı, Türkiye’ye ithal edilmiş sermaye ile bunu aşan net kıymetlerin transferinden mahsup edilecek.”

Değerli araştırmacı-yazar Ali Külebi ise bu yasanın bir başka yanına dikkati çekiyordu:

“Suriye sınırındaki mayınlı alanların  önemli bir bölümünde petrol bulma olasılığı çok yüksektir. Suriye’nin petrol üretim sahalarının bir bölümü sınırımızın hemen yanındadır. Esasen geçtiğimiz günlerde Nusaybin-Cizre arsında 40 km. uzunluğunda, yaklaşık 400-500 metre genişliğinde söz konusu mayınlı arazide TPAO’nun özverili mühendislerinin girişimleriyle açılan kuyuda petrol bulunmuştur. Bu sahanın her 100 metresinde kuyu açılıp petrol çıkacağı kanıtlanmıştır. Her ne kadar bu bölgedeki petrolün API gravitesi düşük olsa bile dünya petrol fiyatlarının yüksekliği, fiyatların daha da yükselme ihtimalinin olması bu alanları cazip hale getirmektedir. Mayın temizlemesini yapacak kişi ve kuruluşların bu alanlarla ilgili olarak bir sonraki aşamada, temizliğini yaptığı bölgenin, petrol arama ruhsatını alması durumunda kullanım haklarından doğan nedenlerle, bu alanların 49 yıllığına petrol arama, petrol işletme ruhsatını da alacaklardır. Böylelikle başlangıçta tarım alanı denilen yerler, petrol arama ve işletme alanlarına dönüşecektir. Petrol  Kanunu’nda niçin değişikliğe gidildiğinin bu boyutta da düşünülmesinde  büyük fayda vardır.”(9)

AKP dönemi yeni ve farklı kodamanların, haramzadelerin yaratıldığı bir dönem olmuştur. Bunlar semirir ve sömürürken, geniş halk kitleleri tarikat ve cemaat kültürü ve örgüt yapıları içinde muti ve uyuşmuş bir hale getirildiler. Sadaka kültürü egemen oldu, Devlet eliyle ihtiyaç giderme yoluyla kitleler iktidara bağlandı. Buna bir de medyanın propaganda ve beyin yıkama faaliyetleri eklenince, işlem tamam oluyordu. Küresel sermayeye teslim olmuş, yerli ve fena halde gayri milli olan sermaye tarafından oluşturulmuş; yandaş, yanaşma ve dinci medya, esir almıştı halkın beynini, mangutlaştırmıştı; istediği partiye oy verdiriyordu, istediği gibi düşündürtüyordu, istediği kitap ve gazeteyi okutuyordu, istediği malı tükettiriyordu, istediği biçimde eğlendiriyordu.

Ol hikâyet işte böyle efendim…

1) Yılmaz Dikbaş-İğfal
2) Yıldırım Koç-İşçi Sınıfı ve Sendika Sorunlarına Ulusalcı Çözüm
3) Küresel Kapitalizme Karşı Tarım Yazıları/Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı (Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Yayınları)
4) Esfender Korkmaz-Yeniçağ Gazetesi/26.06.2013
5) Orhan Özkaya-Anahtar Teslimi Türkiye
6) John Perkins, kitabında, üçüncü dünya ülkelerinin borcunun bu uygulamalarla 2,5 trilyon dolara yükseldiğini, yıllık faizinin ise 375 milyar dolar olduğunu açıklıyor.
7) Cumhuriyet tarihimiz boyunca gerçekleşmiş olan toprak satışlarının yüzde 90’ı AKP döneminde yapıldı. 2003 yılına kadar 80 yıllık Cumhuriyet tarihimizde yabancılara sadece 12 km² toprak satıldı. On yıllık AKP iktidarında ise bu rakam 11 kat büyüyerek 137 km² oldu! Önceki kanunda “yabancılara satılacak toprak miktarı imarlı alanların yüzde 10’u”nu geçmezken, yeni düzenleme ile yasa metnine “özel mülkiyete dâhil alanların yüzde 10’unu geçmeyecek” ibaresi eklendi. Böylece satışa konu olabilecek toprak miktarı genişletilmiş, tarım alanları ve benzerleri de “satılabilir” statüne dahil edildi. Ayrıca bir defada satılabilecek miktar –ülke sahipsiz ya- pervasızca 2,5 hektardan 60 hektara çıkarıldı. Bu “açılımlar” ülkemizin geleceği bakımından, insanı gerçekten dehşete düşüren uygulamalardır.

 

 

abgazetesin
Aksaray Mirelion çarşısı işletenler hakkında şok iddialar.
Pekdemir Tur. Ltd.Şti. Mirelion çarşısını 90 lı yılların ortasında vakıflardan kiralayarak kullanıma açmıştır Burayı alan firma ve şirket usulsüzlük olduğunu...
Bekir Bozdağ’ Türk kelimesi kullanılmasın dan neden rahatsız OLDU
Bekir Bozdağ’dan, Danıştay’ın ‘Öğrenci Andı’ kararına tepki Türk KELİMESİ KULLANILMASINDAN RAHATSIZ OLUYORLAR. Bekir Bozdağ’ Türk kelimesi kullanılmasın dan neden rahatsız...
HALK SİZE REİS VE BAŞKAN DİYOR O ZAMAN SENDE BU YAZDIKLARIMI OKU
TÜRKİYE DE ADALET BAKANLIĞI ve YARGI HUKUK ADALET NASIL İŞLİYOR. Derin bir Güç bizi yok etmeye çalışıyor ama nafile direniyoruz...
Üst düzey Türk yetkili kan donduran olayı anlattı! İşte Kaşıkçı muamması…
Gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya telefon ile görüşen milletvekili kim Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’n girmeden önce kimler ile görüştü ona...
STAJ MAĞDURLARI YASAL DÜZENLEME BEKLİYOR!
CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat,  daha önce yazılı bir soru önergesiyle gündeme getirdiği meslek lisesi ve meslek yüksekokulu stajyerlerinin sorunlarını TBMM’de...
Erdoğan Çetin: 30 günde 50 fırın kapandı
Fırıncılar bu savaşı kazanır. Nede olsa sistem onlardan yana Türkiye d e tarım diye bir şey yok kalmadı da Halkı...
Türkiye’deki zamlar Türkiye halkını patlama noktasına getirdi
Bundan sonra hükümetin alacağı yanlış kararlar ise ateşi fitillemek olacak Yanlış kararlar alırsanız Sizi o cami imamları bile kurtaramaz Ekonomik...
KALDIRIMI BİNAYA KATTILAR
Lan yeder ardık bu ne be bıkmadınız mı bu ülkeyi talan etmeye Bu ne be dolandırıcılar üçkayıtcılar hainler. Dolmuş ülkeye...
Gaziosmanpaşa daki gizli fetöcular Hasan Tahsin Usta nın kalemini kırdı
Gizli Fetöcülar Gaziosmanpaşa da güçlüdür Haydi sana güle güle Hasan Tahsin usta önümüzdeki yerel seçimler de  Hasan Tahsin Usta aday adayı...
terör örgütleriyle işbirliği yapan 259 muhtar görevden alındı
İçişleri Bakanlığı; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara...
Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) için yasa teklifi verildi!
Emeklilikte yaşa takılanlar bu konuyla ilgili son dakika gelişmelerini takip ediyor. AKP’nin 24 Haziran seçimlerinde TBMM’deki yasa çıkarma çoğunluğunu kaybetmesinin...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP’nin İş Bankası hisselerini inşallah Hazine’ye devredeceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu. CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleriyle ilgili konuşan Erdoğan, ‘İş Bankası’nda CHP’nin yüzde 28’e yakın...
HSK  kararı Zekeriya Öz’ suçsuz
Türkiye ye dönebilir. kanunlar öyle diyor.  Onca delile rağmen! Zekeriya Öz ile ilgili FETÖ delili yokmuş… TARIH 26 Eylül 2018…...
Trump’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür!
Son dakika… ABD Başkanı Donald Trump, Brunson ile Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Türkiye saatiyle 21:30’da görüşeceğini açıkladı. Donald Trump, Erdoğan’a...
Dolandırıcılar ülkesi Türkiye nereye gidiyoruz
İstediniz gibi bu ülkede dolandırıcılık ve kamu hırsızlığı yapabilirsiniz Hain terörist sahte tarikat Eşkıyalar dolandırıcılar soygun ülkesi Türkiye Bu ülkede...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ