Arabistan Başkonsolosluğu’“na giren Kayıp gazeteci Kaşıkçı CIA’nın kontrolünde öldürüldü

Arabistan Başkonsolosluğu’“na giren Kayıp gazeteci Kaşıkçı CIA’nın kontrolünde öldürüldü
  • 11.10.2018
2BC_varol44

Kayıp gazeteci Kaşıkçı olayında Türk yetkili konuştu: “Tarantino filmi gibi”

Bir haftayı aşkın bir süredir kayıp olan Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili bir son dakika gelişmesi daha yaşandı… ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’a konuşan Türk yetkililer, “Kraliyet ailesinin kararıyla Kaşıkçı İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürüldü” açıklamasını yaptı. Son dakika haberinde, ismini açıklamayan yetkili gelişme ile ilgili olarak “Pulp Fiction filmi gibi” ifadesini kullandı.

 Evlenmek için edinmesi gereken belgeleri almak üzere İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na giden ve o günden beri ortada görülmeyen Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili şok bir açıklama yapıldı… New York Times gazetesine konuşan üst düzey Türk yetkililer, Kaşıkçı’nın konsoloslukta infaz edildiğini açıkladı.

İsmini açıklamayan yetkili, Kaşıkçı’nın suikastının hızlı ve karmaşık bir operasyon şeklinde tamamlandığını ve Kaşıkçı’nın iki saat içerisinde öldürüldüğünü ifade etti. Suudi infaz timinin sadece bu cinayet için getirdiği testere ile Kaşıkçı’yı öldürüp parçalara ayrıldığını söyleyen yetkili yaşananların ünlü yönetmen Quentin Tarantino’nun filmlerine benzediğini “Pulp Fiction filmi gibi” sözleriyle aktardı.

 ARALARINDA OTOPSİ UZMANI DA VAR

David D. Kirkpatrick ve Carlotta Gall imzalı haberde gazete, bir haftayı aşkın süredir haber alınamayan Kaşıkçı’nın ölmüş olabileceği ihtimalinin yüksek olduğunu vurgularken, ismini açıklamayan yetkili, Kaşıkçı’nın öldürülme kararının üst düzey Suudi liderlerden geldiğini çünkü bu denli karmaşık bir operasyona alt seviyelerde yetkililerin onay veremeyeceğini açıkladı. Kaşıkçı’nın geldiği gün iki charter uçağıyla 15 Suudi’nin Türkiye’ye giriş yaptığı ve bu 15 kişinin de birkaç saat sonra Türkiye’yi terk ettikleri ifade edildi.

 

Yetkili, bu ekiptekilerden birinin otopsi uzmanı olduğunu söyledi. İsmini açıklamadan konuşan kişi, “Orada vücudu parçalara ayırmak için bulunuyordu muhtemelen” dedi.

KAŞIKÇI’NIN NİŞANLISI WASHINGTON POST’A YAZDI

Cengiz, 2 Ekim’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan nişanlısı Cemal Kaşıkçı’nın akıbetiyle ilgili Washington Post gazetesine bir makale yazdı.

Kaşıkçı ile evlenmek üzere olduklarını ve son evrak işlemleri için İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na gittiklerini belirten Cengiz, daha sonra nişanlısından haber alamadığını ifade etti. Cengiz yazısında, “Cemal, bir diplomatik misyonda insanlara zarar vermenin, onları gözaltına almanın veya tutuklamanın uluslararası hukuku ihlal etmek olacağını söyledi ve Türkiye tarihinde bugüne kadar böyle bir şeyin hiç yaşanmadığını belirtti. Bu yüzden ana vatanı olan Suudi Arabistan konsolosluğuna, içeride güvende olacağından şüphe etmeden girdi” ifadelerini kullandı.  Hatice Cengiz, dışarıda üç saat bekledikten sonra korku ve endişe duymaya başladığını vurguladı.

 

15 kişilik Suudi timi Türkiye’ye böyle geldi!

2 Ekim’de Suudi Arabistan Konsolosluğu’na girip bir daha çıkmayan rejim muhalifi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili sır perdesi aralanamadı. Öte yandan Kaşıkçı’nın ortadan kaybolması olayına karıştığı iddia edilen 15 kişilik esrarengiz istihbarat timinin, Türkiye’ye giriş yaparken Atatürk Havalimanı’ndaki görüntüleri ortaya çıktı

 

İLK UÇAK 03.28’DE İNDİ
2 Ekim’de HZ SK1 ve HZ SK2 kuyruk numaralı iki ayrı Gulfstream IV tipi özel jetle Riyad’dan kalkıp Atatürk Havalimanı’na indi. Saat 03.28’de 9 kişi Atatürk Havalimanı Genel Havacılak terminaline iniş yaptı. Saat 03.37’de pasaport kontrolünden geçen ekiptekiler saat 05.05’te Levent’teki Mövenpick otele geliyor. Mövenpick Otel’e sabaha karşı giren 9 kişi sabah saat 09.40 ve 09.55 ve 10.50’de otelden ayrı ayrı gruplar halinde çıkış yapıyor.

13.14’TE CEMAL KAŞIKÇI KONSOLOSLUK BİNASINA GİRİYOR.
Saat 12.14’te Başkonsolosluk önünde araç hareketliliği başlıyor. Art arda gelen konsolosluk araçları binaya giriş yapıyor. 13.14’te Cemal Kaşıkçı konsolosluk binasına giriyor. Kaşıkçı’nın konsolosluğa girişinden sonra saat 15.08’de 34 CC 2248 ve 34 CC 1865 plakalı konsolosluk araçları hızlı bir şekilde çıkış yapıyor. 15.11’de ise Mercedes Vito konsolosluk önüne geliyor. Araç kapalı garaja giriş yapıyor. Saat 17.33’te Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice A., konsolosluk kapısında görünüyor. 19.57-20.11 saatleri arasında otelden ayrılan şüpheliler konsolosluk araçlarına binerek Atatürk Havalimanı’na geliyor. 21.00’da 2 özel jetle gidiyorlar.

 

Prof. Sevil Atasoy: Cemal Kaşıkçı’nın cesedi parçalanmışsa çok iz kalmıştır

Türkiye’nin en tanınmış Adli Tıp uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girmesinden bu yana haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülüp cesedinin de parçalanması ihtimalini değerlendirdi. Atasoy, ‘Ceset parçalanırsa çok iz bırakır’ dedi.

 

Ertuğrul Özkök’ün sorularını yanıtlayan Atasoy, kan izini yok etmenin mümkün olmadığını kaydetti.

Atsaoy’un Özkök’ün sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Sizin bir kitabınız var, “Mükemmel Cinayet Yoktur”. Ama konsolosluk olayı mükemmel bir cinayet gibi görünüyor…

“Hayır kesinlikle mükemmel cinayet değil. Mutlaka iz vardır. İçeri girip iyi bir araştırma yapıldığı takdirde Türk polisi bunu çözer.

Cesedin parçalanarak çıkarılmış olması ihtimali var mı?

Sanmam. Ceset parçalanırsa çok iz bırakır.

Silahla vurulmuş olması ihtimali nedir?

Onu da sanmam. Hangi akıllı tabanca ile vurup ortalığı kan içinde bırakır…

 Kan izini yok etmek mümkün mü?

Hayır. Bir küveti su ile doldurun. İçine bir damla kan damlatın, sonra onu yere dökün, oradan kan izi bulunur. Türk polisinin elinde bu imkânlar var.

Bir insanı iz bırakmadan öldürmek mümkün mü?

Çok zor. Yani kimyasal bir karışım zerk edersiniz, kalp krizi etkisi yapar. Ama o da anlaşılır.

 Suudi Arabistan’ın ABD’deki büyükelçisi açıkladı: Türkiye’deki soruşturmaya Suudiler de katılacak

Suudi Arabistan’ın Washington’daki Büyükelçisi Prens Halid Bin Salman, Türkiye’de Türk kolluk gücü tarafından yürütülen kayıp Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı soruşturmasına Suudi polisinin de katılacağını açıkladı.

 

Suudi Arabistan Kralı Salman’ın küçük oğlu olan Prens Halid Bin Salman, dün yayınladığı Kaşıkçı konusundaki mesajda, Suudi hükümetinin Kaşıkçı olayıyla ilgili olarak Türk yetkililerle “tam işbirliği içinde olduğunu vurguladı ve “Türk hükümetinin onayı da alınarak, Türkiye’ye Türk polisiyle birlikte soruşturmada çalışmak üzere bir Suudi güvenlik timi gönderildi” denildi.

“GÖRÜŞ AYRILIKLARIMIZA RAĞMEN KAŞIKÇI SUUDİ VATANDAŞI”

Suudi Büyükelçi mesajında, kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın mevcut Suudi hükümetiyle “görüş ayrılıkları” olduğuna da vurgu yaptı. Prens Halid bin Salman, “Cemal’in Suudi Arabistan’da pek çok arkadaşı var. Görüş ayrılıklarımıza rağmen bu arkadaşlardan biri de benim. Cemal, kendi deyimiyle ülkesinden kendi kendisini sürgün etti” ifadesini kullandı.

 

İSİM VERMEDEN TÜRKİYE’Yİ ELEŞTİRDİ

Suudi Büyükelçi’nin mesajında isim vermeden, Cemal Kaşıkçı’nın akıbetine ilişkin Türk yetkililer tarafından sızdırılan bilgiler de eleştirildi. Prens Halid Bin Salman, “Cemal’in nerede olduğuna ve başına ne geldiğeine ilişkin birkaç gündür kötü niyetli bilgi sızdırmalar ve çirkin söylentiler duyuyoruz. Normalde, hayatının büyük bölümünü ülkesine hizmete adamız kayıp bir Suudi vatandaşının akıbeti konusundaki bu çirkin söylentilere yanıt vermezdim. Ancak şunu söyleyebilirim; Suudi Arabistan’daki ailesi de, biz de çok endişeliyiz” dedi.

 

Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Konsolosluğu’na girdikten sonrası için Türkiye’den çeşitli bilgiler geldiğine dikkat çeken Suudi Büyükelçi, “Türkiye’den gelen ilk bilgilerde yer alan, Kaşıkçı’nın Konsolosluk’ta gözaltına alındığı ya da öldürüldüğü tamamen yalandı. Suudi hükümet yetkililerinin konuya ilişkin açıklamalar yapmaya başlamasıyla birlikte, suçlamalar Kaşıkçı’nın Konsolosluk’ta alıkonulduğuna dönüştü. Türk yetkililer ve Türk medya mensuplarının Konsolosluğa girmesine izin verilmesinin ardından da bu suçlamalar yeniden değişip, Kaşıkçı’nın Konsolosluk’ta, çalışma saatleri ve binaya girip çıkan onlarca çalışan ya da ziyaretçi varken öldürüldüğüne ilişkin çirkin suçlamalara dönüştü. Bu suçlamaların ardında kimler var, neyin peşindeler bilmiyorum, aynı zamanda aldırmıorum da. Benim aldırdığım, Cemal’in iyi olması ve hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkması” dedi.

Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Konsolosluğu’na ilk kez gitmediğine de dikkat çeken Suudi Büyükelçi, “Cemal, güvenliği Suudi hükümeti için büyük önem taşıyan bir Suudi vatandaşıdır” dedi.

Kayıp gazeteci muammasında yeni iddia: Kaşıkçı’nın yerini akıllı saati söyleyebilecek mi?

Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili şaşırtıcı bir iddia ortaya atıldı… Reuters’a konuşan kaynaklar, Kaşıkçı’nın konsolosluğa girerken akıllı saatinin kolunda olduğunu duyurdu. Reuters, Apple Watch üzerinden Kaşıkçı’ya ulaşılabileceğini ve yetkililerin bu konu üzerinde çalıştığını yazdı.

Reuters haber ajansı, Kaşıkçı ile ilgili yeni bir iddiayı ortaya attı. Ajans, Kaşıkçı’nın konsolosluğa girerken cep telefonuyla bağlantılı olan siyah renkli Apple marka saatinin kolunda olduğunu duyurdu. Reuters’a konuşan üst düzey bir Türk hükümet yetkilisi ile bir güvenlik yetkilisi, bağlantılı bu iki cihazın Kaşıkçı soruşturmasının odağını oluşturduğunu söylediler.

“Konsolosluğa girdiğinde saatin üzerinde olduğunu belirledik” diyen güvenlik yetkilisi, saatten ne gibi veriler alındığının incelendiğini söyledi. “İstihbarat örgütleri, savcılık ve bir teknik ekip bunun için çalışıyor. Saat bizde değil onun için bağlantılı cihazlar üzerinden bunu yapmaya çalışıyoruz.”

Teknik uzmanlar Apple Watch cihazının konum ve kalp atış hızı gibi bilgiler verebildiğini söylüyorlar. Ancak soruşturmacıların elde edebileceği bilgi saatin modeline, internete bağlı olup olmadığına ve bir iPhone cihazına senkronize olacak kadar yakın olup olmadığına bağlı. Kaşıkçı kısa sürede konsolosluktan çıkmayınca, önce belgeyi aldığını ve konsolosla görüştüğünü düşünerek umutlandığını söyleyen nişanlısı Hatice Cengiz, “Ama zaman geçip de çalışanlar konsolosluktan çıkarken (Kaşıkçı’nın) hâlâ çıkmaması üzerine panikledim” dedi.

DAHA ÖNCE ABD’DE CİNAYET VE SALDIRILARI ORTAYA ÇIKARMIŞTI

Apple’ın piyasaya sürdüğü akıllı saat geçmiş yıllarda ABD’de birçok cinsel saldırı ve cinayeti çözmüştü. Henüz Kaşıkçı’nın kullandığı akıllı saatin modeli bilinmezken, modeline göre Kaşıkçı’nın saati aracılığıyla konumu, hareketleri, kalp atış hızı gibi detaylar bulunabiliyor. Böylelikle bu cihaz ile birlikte Kaşıkçı’nın başkonsolosluğa girdikten sonraki 2 saat içinde yaptığı hareketler ve kalp atış hızı gibi detaylar öğrenilebilecek.

Seattle’da koşu yapan kadının bileğindeki akıllı saat, yaşananları anbean kaydetmiş (sol altta) ve daha sonra bu bilgilerle birlikte soruşturmayı derinleştiren polis zanlıyı yakalamıştı.

Geçtiğimiz yıllarda akıllı saatler benzer saldırı ve cinayetlerin detaylarını aydınlatmayı başarmıştı. Bu yılın başında California’nın San Jose bölgesinde meydana gelen bir cinayetin detayları Fitbit isimli akıllı saat sayesinde ortaya çıkmıştı. Cinayet kurbanının son dakikaları kalp atışının hızla artması ve yavaşlayarak durması ile birlikte aynı anlarda bölgede olan kişi güvenlik kameralarına yansımış ve bu kişi yakalandıktan sonra cinayeti itiraf etmişti.

2017 yılında ise Seattle’daki Golden Gardens Park’ta bir kadın koşu yaparken cinsel saldırıya maruz kalmış ve kadının yaşadıkları Garmin Vivosmart akıllı saati ile anbean kaydedilmişti.

AKTAY, REUTERS’A KONUŞTU
Cengiz saat 16:30 civarında Aktay’ı arayarak nişanlısının ortadan kaybolduğunu söyledi. Aktay Reuters’e yaptığı açıklamada, bu bilgi, üzerine derhal güvenlik ve istihbarat yetkililerini aradığını söyledi. “Elbette Cumhurbaşkanını da aradım; kendisi o anda üst düzey bir komisyon toplantısındaydı… Yarım saat içinde herkesin haberi oldu. Herkes gerekli önlemleri almaya hazırlandı. Ondan sonra da uzun bir gerilim ve bekleme süresi başladı.”

İki Türk güvenlik kaynağı Reuters’a, güvenlik kameralarının Kaşıkçı’nın binaya girişini gösterdiğini ancak her iki kapıdan da çıkışının görülmediğini söyledi. Kaynaklar, Kaşıkçı’nın binaya girdiği aynı saatlerde, bazıları özel bazıları da ticari uçuşlarla Riyad’dan İstanbul’a gelmiş olan 15 Suudi uyruklu kişinin de konsolosluğa geldiğini söylediler. Kaynaklara göre bu kişiler “bir süre sonra” iki araçla binadan ayrılıp havalimanına gittiler. Aynı zamanda çıkan bir üçüncü araç ise ters yöne gitti. Soruşturmacılar yol üstündeki güvenlik kameralarının kayıtlarını inceleyerek bu aracın nereye gittiğini bulmaya çalışıyorlar.

İşkence merkezleri’nden, ‘CIA Uçakları’ndan, Selman ve Zaid’in Kaşıkçı cinayetine.. Bu iki kötü adamı durdurun!

Gizli anlaşmalarla oluşturulan, Güney Asya’dan Afrika ve Ortadoğu’nun çöllerine kadar yayılan esir kamplarıydı bunlar. Terörle mücadele adıyla hareket ediliyor, dünyanın bir çok ülkesinden yüzlerce insan kaçırılıp buralara taşınıyordu. Sonradan bu kişilerin hiç birinden haber alınamadı. Hiçbiri o merkezlerden canlı çıkamadı.

Bu trafik, “CIA işkence uçakları” tarafından yürütülüyordu. Belki yüzlerce insan bu uçaklarla bir yerlere taşındı, sonra bir daha hiç birinden haber alınamadı. “Esir ticareti” yapılıyor, bu ticarette büyük paralar bile dönüyordu.

Haber verdik, çok ağır tehditlere maruz kaldık

“İşkence Merkezleri”ni ilk haber veren, tartışan kişi olduğumu sanıyorum. Hatta Pasifik’te tanker gemileri “korsanlar” tarafından kaçırılırken “Hayır, onları CIA kaçırıyor, bu gemiler hapishane gemileri olarak kullanılıyor, uluslararası hukukun olmadığı açık denizlerde işkence merkezleri ve hapishane olarak dolaştırılıyor” diye yazan ilk kişiyim. “CIA işkence uçakları” konusunda da dünyayı en fazla bilgilendiren birkaç isimden biriydim. Hatırlıyorum, bunları yazıp tartıştığım için çok ağır saldırılara, tehditlere maruz kalmıştım.

Suudi, Mısır, BAE, İsrail ortaklığı cinayet uçakları

Cemal Kaşıkçı’nın S. Arabistan İstanbul Konsolosluğu’nda “kaybolması”, “öldürülmesi” ya da canlı veya ölü götürülmesi işte bu trafiğin bir parçası gibi. İşin yapılış biçimi, arkasındaki akıl, kullanılan uçaklar, uygulanan yöntem o kadar benziyor ki, sanki birileri “işkence uçakları” trafiğini yeniden başlatıyor.

Gulfstream uçakları o zaman da kullanılıyordu. Hatta kuyruk numaralarını bile yayınlıyorduk. Şimdi bakıyorum; benzer bir olay, yine Gulfstream uçakları ile yapılıyor ve biz yine kuyruk numaraları, uçuş haritaları yayınlıyoruz.

İki uçağın da Riyad-Kahire-Dubai bağlantılı gelmesi, Türkiye’den ayrılırken Mısır’a dönmeleri, birinin oradan Dubai’ye gitmesi, İstanbul’da ortak bir operasyon yürütüldüğünü, S. Arabistan, Mısır ve BAE’nin işin içinde olduğunu, CIA uçakları ve İsrail istihbaratı yöntemleri kullanıldığını, muhtemelen üç ülke istihbaratına da İsrail istihbaratının patronluk ettiğini görüyoruz.

Talimatlar doğrudan Selman ve Zaid’den

Ancak bu ülkeler, özellikle S. Arabistan ve BAE işi ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Patronları kadar iyi yapamadılar. Plan kurgulanmış uygulamada açık verdiler. Uçaklar, içindeki yolcu isimleri, konsolosluğa gelen siyah araçlar, siyah bir kamyonete yüklenen koliler her şeyi aslında ortaya koyuyor.

Suud Veliahtı Muhammed Bin Selman ve BAE veliahtı Muhammed Bin Zaid, bütün coğrafyaya Türkiye düşmanlığını yayma rolünü üslenmiş bu iki kontrolsüz adam, Cemal Kaşıkçı olayının doğrudan sorumlularıdır. Emirler, talimatlar, kararlar ikisi tarafından verilmiş, kaçırma ya da cinayet onların talimatları doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Muhtemelen İsrail ve Mısır istihbaratına da bu iş için yüklü para ödenmiştir.

İki lider de bölge genelinde “terör baronu” haline geldi: Hedefleri Türkiye ve Erdoğan

Selman ve Zaid’in ABD-İsrail istihbaratının kontrolünde olduğu, onlar üzerinden bütün coğrafyayı hedef alan bir yıkım projesi uygulandığı, iç savaş senaryoları planlandığı, terör örgütlerinin bu ikisi üzerinden fonlandığı, yine ikisi üzerinden Türkiye ve Erdoğan karşıtı bir eksen kurulduğu, bu eksenin Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorunun en büyük destekçisi olduğu, 15 Temmuz darbesinin içinde yer aldıkları, sonrasında Türkiye içinde yeni “muhalefet” ve “müdahale” senaryolarına hız verdikleri, örtülü operasyon ve suikast yöntemleri kullandıkları, Erdoğan’ı devirmeye yönelik Batılı komploların bölgesel sorumluluğunu üstlendikleri ve bu amaçla çok kirli yöntemler kullandıkları bilinen bir gerçektir.

“Fotoğrafı” netleştirecek başka gelişmeler bekleyin

Kaşıkçı operasyonunun sadece S. Arabistan iç meselesiyle, muhalefet meselesiyle sınırlı olduğunu düşünmüyorum. Doğrudan Türkiye ile Arap dünyası arasına kalın duvarlar örmeye dönük amacın belki de ilk ve en somut girişimidir. Öyleyse, bundan sonra benzer girişimler olacaktır. Çok geçmeden, Kaşıkçı olayındaki fotoğrafla bütünleşecek gerçek resmi gösterecek başka gelişmelere de tanık olacağız.

ABD ve İsrail’le anlaşıp Kudüs’ü, Filistinlileri satan, Mekke ve Medine için gizli anlaşmalar yapan, bölgesel savaş için her türlü provokasyonu üstlenen, Türkiye ve Erdoğan düşmanlığı hastalık haline gelen bu iki isim, terör destekçiliğinden, örtülü operasyonlardan, cinayetten, adam kaçırmadan, savaş suçu işlemekten suçlanmalı, yargılanmalıdır.

O “eksen” Türkiye’ye karşı planlandı. Birileri Selman ve Zaid’i durdursun

Görünüşte İran’a karşı kurulan ama aslında Türkiye’ye karşı planlanan BAE-S. Arabistan-İsrail-Mısır ekseni bundan sonra coğrafyadaki, Türkiye’deki her türlü kötülüğün sahibi olacaktır. Selman ve Zaid üzerinden bütün bölge rehin alınmıştır. Coğrafyamız bu iki kişiyi durdurmalıdır. Çünkü onları durdurmak ABD ve İsrail’i durdurmaktır.

Kaşıkçı cinayetini planlarken Arap medyasını da dizayn etmişler. Müthiş bir yaygara… Cinayeti işleyenler büyük bir karartma uyguluyor. Gariptir, Türkiye içinde bazı sosyal medya hesapları da onlarla birlikte hareket ediyor. İşte bu çevreler de cinayetten, o örtülü operasyondan sorumludur, dikkatle incelenmelidir. Muhtemelen onlar da fonlanmıştır.

Büyük tuzak S. Arabistan’a kuruldu

Ama Selman ve Zaid bu sefer baltayı taşa vurdu. Bütün pis işleri ortalığa saçılacak. Birileri onları yeni Arap liderler olarak öne çıkarmak istedi, yeni bir Arap milliyetçiliği dalgası inşa etmek istedi. Arap/İslam dünyasını onlar üzerinden dönüştürmek istedi. İslam’ın kalbini onlar üzerinden rehin almak istedi. Oysa tuzak Arap milletine kurulmuştu, S. Arabistan’a kurulmuştu. Bunun ne anlama geldiğini bir iki yıl içinde göreceksiniz.

Selman ve Zaid’in şımarıklığı, gözü dönmüşlüğü, “para ile her şeyi yaparız” aptallığı aslında kendilerini vuracak. Bence sonları hiç iyi olmayacak. Ne kadar çırpınsalar, ne kadar içeride birilerini provoke etseler, ne kadar cinayet işleyip suikastlere girişseler de Türkiye’ye yapacakları hiçbir şey yok.

Erdoğan’ı devirme ihalesi onlara pahalıya patlayacak

“Erdoğan’ı devirme ihalesi” onlara çok pahalıya patlayacak. Bazı şeylere paralarının yetmeyeceğini görecekler.

Cemal Kaşıkçı olayı, bu iki gözü dönmüş şımarık adamın açıklarını ortaya çıkardı. Artık kendilerini gizleyemezler, artık “iyi şeyler yapma” ihtimali ortadan kalkmıştır. Selman ve Zaid bölgenin kötülük abideleridir, bundan sonra her kötü senaryoda onlar hedef olacaktır.

 

 

SÖZCÜ fotoğrafları polislerden değil, ajanslardan alıp yayınladı
Savcı, 17 Aralık sürecinde ajanslardan alıp kullandığımız fotoğrafları FETÖ’cü polislerin verdiğini öne sürdü. Oysa aynı fotoğrafları bizden önce diğer gazeteler...
CHP’nin İstanbul ve Ankara adayları kesinleşti
Deniz Zeyrek: CHP’nin İstanbul ve Ankara adayları merakla beklenirken Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, Ankara için Mansur Yavaş İstanbul için de...
Gaziosmanpaşa da bomba iddia fetö nün gopdaki kasası hangi aday adayını destekliyor.
Şimdi soruyoruz Gaziosmanpaşa da fetö nün kasası kim  fetö nün aday adayı kim. Biz biliyoruz ona bir tek sözümüz var....
Eyüpsultan sevgisini Notalara döken bir üstat: Nihat İncekara
Eyüpsultan için 6 beste yapan, 57 bestesi bulunan Bestekar Nihat İncekara’nın “Eyüpsultan’da Sabah” ve “Piyer Loti Sefası”adlı enstrümantal eserleri TRT...
Ankara’da Yüksek Hızlı Tren kontrol lokomotifine çarptı
Ulaştırma Bakanlığı, Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren’in kontrol lokomotifine çarptığını açıkladı. Kazada 3 makinist ile 6 vatandaşımız hayatını kaybetti,...
Bu ülkenin 70 yaşında anası çöplerden kağıt topluyor ama Suriyeliler bu ülkede keyif sürüyor.
Bazı zabıtalar. İse Bu ülkenin 70 yaşında anası çöplerden kağıt topluyor diye arabalarını elinden alıyor. Kimse onlara açmısın diye sormuyor....
Yılmaz Özdil’den SÖZCÜ kumpasına ‘İnanılır gibi değil’ yorumu
Duayen gazeteci Yılmaz Özdil, Sözcü gazetesine yapılan ikinci kumpas ile ilgili açıklamalarda bulundu. Özdil, “İddianame 17/25 haberlerinden oluşuyor. Yani bu...
İstanbul’da çifte saldırı! Biri iş adamı diğeri AKP’li siyasetçi…
İstanbul Sultangazi’de iki ayrı noktada silahlı saldırı düzenlendi. Saldırılarda 2 kişi yaralandı. Tekstil atölyesi sahibi Gökhan Çokdüşünür ve AKP Sultangazi Belediye Melis...
Elçilikte operasyon! Acilen Ankara’ya çağrıldılar
Dışişleri Bakanlığı’na bağlı en kritik dış temsilcilikler arasında birinci sırada gelen Türkiye’nin Washington’daki Büyükelçiliği’nde yakın zamanda iki diplomat ve bir...
Sahte reçete soruşturması’nda 18 yakalama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, “sahte reçete” soruşturması kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 10’u doktor 20 kişiden 18’i gözaltına alındı. Pahalı kanser...
Şehit Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’ye acı veda
Rize’de dün makamında bir polis tarafından uğradığı saldırı sonucu şehit olan İl Emniyet Müdürü Altuğ Verdi için bu sabah Rize...
SÖZCÜ’ye yaptığınız suçlamaların belgelerini açıklayın
Yoksa buda mı kumpas işi halk gerçekleri öğrenmeli Bu iddialar SÖZCÜ’ye yapışmaz SÖZCÜ yazarları Çölaşan, Doğru, Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz...
Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi şehit düştü
Rize’de, İl Emniyet Müdürlüğü binasında, bir polis memurunun silahlı saldırısında ağır yaralanan Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi, kaldırıldığı hastanede yapılan...
Gaziosmanpaşa da Mahkeme kararıyla vatandaşın 40 yıldır oturduğu evi elinden aldılar.
Vatandaşın Hem de tapu tahsil belgesi var. Yalancı şahitler ile vatandaşın 40 yıldır oturduğu evi elinden aldılar Ne memleket ama...
Türkiye’de bu da oldu: Emin Çölaşan ve Necati Doğru FETÖ’cüymüş!
Sözcü Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun ve bazı yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 isme “FETÖ’ye yardım” davası açıldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
http://avrupabirligigazetesi.com.tr/