DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ÇEYREK ALTIN

7.021,00%0,34

TAM ALTIN

28.001,00%0,34

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

BİTCOİN

4782277฿%1.63469

a

Vatan Partisi Eğitim Sistemine Tepki Gösterdi.

Vatan Partisi Gaziosmnapaşa İlçe Örgütü, ilçe meydanında mevcut eğitim sitemine, sık sık değiştirilmesine tepki gösterdiler.

Vatan Partisi Milli Eğitimin Milli ve Atatürkçü olmasını istiyor…

Vatan Partisi Gaziosmnapaşa İlçe Örgütü, ilçe meydanında eğitim sistemine tepki gösterdiler. İlçe Başkanı Başkanı Oğuz Güven, eğitim sisteminde eksik gördükleri konularla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.

 

Oğuz Güven,  “Bu ülkede Atatürk Devrimleri ışığında hazırlanmış milli ve bilimsel bir eğitim sistemi uygulanmalıdır. Bu eğitim sistemi de ancak emperyalizme karşı duran milli bir iktidar tarafından hazırlanıp, uygulanabilir. Atatürk’süz olarak bilimsel gerçeklerden uzak olarak hazırlanmış eğitim sistemi bugün gelinen noktada çökmüştür. Her mahallede İmam Hatip açılmış, üniversite sınavlarında bu okulların başarısız oldukları ortaya çıkmıştır. Devletin görevi herkese aynı kalitede ve parasız eğitim sağlmakatır. AKP iktidarı eğitimide özelleştirmeyi teşvik ediyor. Devletin kasasından özel okullara para yardımı yapılmaktadır. Eğitimde fısat eşitliği de son yıllarda had safhaya çıkmıştır.” Şeklinde konuştu.

Başkan Güven Türkiye’ de Milli Eğitim Çökmüştür

Gaziosmanpaşa Vatan Partisi İlçe Başkanı Oğuz Güven ilçe merkezinde yaptığı basın açıklaması ile gündem yarattı.

Başkan Güven Türkiye’ de Atatürk’ süz Eğitim istemiyoruz dedi AK Parti iktidara geldiği günden bu güne her yıol Milli Eğitim Müfredatı ile oynayarak Atatürk’ ü müfredattan çıkratmanın yolları arıyor, Milli Eğitimde yapılan son düzenleme ile Atatürk tamamen müfredattan çıkartılmış duruma gelmiştüir diyen başkan güven biz Atatürk sevdalıları ve halkımız ile el, ele vererek buna dur demek için bu gün burada Atatürk’ süz müredata hayır diyoruz diyerek konuşmasına başladı.

Başkan Güven Türkiye’ nin birlik ve beraberlik ve bütünlük içinde, tam bağımsız, demokratik, refah içerisinde, huzurlu bir ülke olarak ayağa kalkmasının temel şartlarından birisi, Atatürk devrimleri ışığında hazırlanmış milli ve bilimsel bir eğitim sisteminin uygulanmasıdır.

Milli ve bilimsel eğitim sistemi ancak emperyşalizme karşı savaşma iradesi ile iş başına gelecek tam bağımsız, milli bir iktidar tarafından hazırlanabilir ve uygulanabilir diyen Vatan Partisi İlçe Başkanı Oğuz Güven Vatan Partisi ülkemizdeki sanayicisinden, işçisine, esnafından, köylüsüne, bütün milli unsurları içine alarak iktidara gelecektir.

İktidarımızda eğitim 50 yıldır çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize yaşatılan bir sınavlar maratonu olmaktan çıkartılacak, yurt sever, halka hizmet aşkıyla dolu, devrimci, özgür düşünceli, yaratıcı, insanlığa kardeşlikle bağlı gençlerin yetişeceği esas amacına oturtulacaktır dedi.

Başkan Güven neden Atatürksüz müfredat olmaz diyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ve dava arkadaşlarının Aanadoluyu işgal eden emperyalist devletlere karşı verdikleri kurtuluş savşı ile kuruldu.

Türkiye Cumhuriyeti Atatürk devrimleri ile karanlıktan çıktı hızla büyüdü, hızla kalkındı, bölgenin vei islam dünyasının en ileri en güçlü devleti oldu.

Bu gerçekler milli eğitim sistemimizde çocuk ve gençlerimize çok iyi anlatılmalı ve çok iyi kavratılmalıdır.

Sakın bunların üzerinden neredyse bir asır geçti dünya değişti Türkiye değişti derslerde kısaca verilmesinde ne sakınca var deme hatasına düşmeyelim.

Neden Milli   Eğitim olmalı.

Yüz yıl geçti ama emperyalist güçlerin vatanımızı bölüp parçalama hedefi asla değişmedi ve artık silahlı savaş aşamasına geldik.

  1. Temmuz fetö darbe girişimi bunun ilk girişimiydi. Bugün bölünme tehlikesine karşı Vatan savaşı veriyoruz. Bu savaş emperyalizmi alt edip, yeniden tam bağımsızlığımızı kazanmamıza kadar sürecektir. Bu yüzden ikinci kurtuluş savaşımızı veriyoruz demekteyiz. Türkiye nin emperyalizme mücadele ettiği bu süreçte cepheyi bölen uygulamalar Vatan savaşının ihtiyaçlarını karşılamaz Milletçe, birlik ve berberlik içinde bu mücadelenin bilincinde olmak zorundayız.

Çcuklarımıza ve gençlerimize bu bilinci kazandırmanın yolu Mustafa Kemal Atatürk’ ün emperyalizme karşı mücadelesini, Kurtuluş savaşımızı ve Atatürk devrimlerini çok iyi özümletmektir dedi.

Milli eğitim bakanlığının hazırladığı müfredat kuru ve özet bir tarih anlatımıdır ve üstelik yanlışlarla doludur. Bu müfredatla çocuklarımız geçmişimizden kopar vatan ve millet sevgisine erişemez vatan ve millet olarak bölünmez bütünlüğümüzün değerini bilemez.

Bilimsel eğitim ne demktir ve neden eğitim bilimsel olmalıdır.

Bilimsel eğitim, hem bütün olarak eğitim siteminin hemde öğretim programlarının müfredatın bilimin ortaya koyduğu gerçeklere göre hazırlandığı eğitimdir. AKP iktidarı eğitim sistemini hazırlarken bilime kulaklarını kapatmıştır. Bunun bir örneği getirdiği 4+4+4 sistemidir. Bilimsel gerçeklere göre bu sistemin hatalı olduğıu ısrarla belirtildiği halde, İktidar tarafından uyarılar dikkate alınmamış öğrenciler ve aileleri mağdur edilmiştir.

Ders programları da bilime uygunluğu dikkate alınmadan hazırlanmıştır Bilimsel gerçeklere ters, yanlışlarla dolu metinler sayılamayacak kadar çoktur ve her gün yeni hatalar saptanmaktadır.

Çağımızın gerçeği ortadadır Ülke olarak, toplum olarak, birey olarak gelişmenin ve ilerlemenin tek yolu bilime sarılmaktır Bilimsel olmaktan uzak bir eğitim anlayışıyla güçlü ve bağımsız bir Türkiye yaratamamız mümkün değildir dedi.

Neden laik eğitim olmalı.

Her şeyden önce bilmeliyizki bilimin ve insanların dinin insan yaşamındaki yerleri apayrıdır. Amaçlar farklıdır, yollar farklıdır, yöntemler farklıdır. Bu farkı göstermek açısından bir örnek vermek gerekirse. Anayasamız herkes, vicdan. kanaat, dini, inanç veya inanmama özgürlüğüne sahiptir der. Dinimizde de bu hoş görüye ihtiyaç vardır. Ama bilimin ortaya koyduğu bilimsel bilgi, neye inanıp neye inanmadığına bakmadan kanunlara ve ya hoş görüye ihtiyaç duymadan her durum ve herkes için aynıdır, değişmez işte laikliği bilim ve inanç arasındaki farkın yaşamda kabul edilmesi olarak anlayabiliriz.

İnsanlık tarihindeki laiklik, milli egemenlik mücadelesi içinde ortaya çıkmıştır. Türkiyemizde de böyle olmuştur. Kurtuluş savaşı ile bağımsızlığımızı kazandık, Atatür kdevrimleri ile laik bir cumhuriyet olduk, Laiklik bu günde milli egemenliğin şartıdır.

Bilisel eğitim, eğitim sisteminin planlamasında der ders programlarına kadar bilimsel gerçekleri temel olarak hazırlandığı için aynı zamanda laik eğitimdir. Günümüzde yüzünü ilerlemeye dönmüş bir çok müslüman ülke eğitimde bilimsel ve laik anlayışı hayata geçirmiştir.

Başkan Güven soruyor Neden eğitim’ de sürekli değişiklikler yapılıyor

AKP İktidarı Atatürksüz gayri milli ve dinsel odaklı eğitim yönünde ısrar ettikçe bilimsel gerçeklerden ve Türkiye’ nin gerçeklerinden kopmuş ve milli eğitimi çökertmiştir. Artık bir milli eğitim sistemimiz yoktur. Eğitim planlaması, eğitim programları, ölçeme- değerlendirme işleri, sınavlar, öğretmen yetiştirme, öğretmen atamaları, hepsinde yanlış üstüne yanlış yapılmıştır.Atasına, Vatanına, Cumhuriyetin bağlı duyarlı milletimizin tepkiler çığ gibi büyünce, eli ayağı bir birine dolanan AKP iktidarı, panik halinde eğitimi orasından burasından çekiştirmeye başlamıştır.

Üst üste ve bir biriyle çelişen, tutarsız değişiklikler yaparak eğitimde hiçbir iyileşme sağlanamayacak ve karmaşa derinleşecektir. Şu anda çocuk okutan hiçbir aile çocuğunu yarın neyi beklediğini bilmeden, inanmadığı, güvenmediği bir eğitim uygulamasıyla yü yüzedir.

Eğitimde fırsat eşitsizliği varmı.

Eğitimde fırsat eşitsizliği yıllardır vardır ve sorunun ancak hakça bir iktidar tarafından aşılacağı malumdur. Ancak bu yara AKP İktidarında, şimdiye kadar görülmemiş bir boyut almıştır. AKP iktidarı milyarlarca lira kaynak ayırarak her mahalleye imam hatip lisesi açmıştır. Su liselerin üniversiteye girişte ve uluslar arası değerlendirmelerde başarısız olduğu açıkça ortadadır. Özellikle dar gelirli ailelerin çocukları bu okullara gitmeye mecbur bırakılmıştır. Çünkiu iktidar partisi hepsini kaldırdığı için mahallesinde düz lise yoktur, sadece imam hatip lisesi vardır.

Yoksula imam hatip liselerinin yolunu gösteren AKP iktidarı, 2014 yılından beri maddi imkanı olan ailelere Devletin kasasından özel okul için para yardımı yapmaktadır. Bu para yoksuluyla, dar gelirlisiyle emekçi halkımızın cebinden alınmaktadır. Toplamda milyarları bulan bu kaynak, dar gelirli ailelerin çocukları için nitelikli eğitim alacakları okullar için harcanacağına birkaç yüz bin öğrenci arasında pay edilmektedir. Fırsat eşitsizliği devlet kasasından pompalanmaktadır.

Neden eğitimde özelleştirme teşvik ediliyor.

Devletin görevi herkese aynı kalitede ve parasız eğitim sağlamaktır, AKP ise eğitimde özelleştirmeyi teşvik ediyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi, devletin kasasını eğitim harcamalarına kapatmak, ikincisi ise, tevhidi tedrisat eğitim birliği yasasını etkisizleştirerek eğitim çeşitli özellikle dinsel yapıların etkisin açmak. Bugün özel eğitim kurumları pıtrak gibi çoğalmış, cemaat ve tarikatların bir çok okul. Kuran kursu ve din odaklı sübyan okulları açılmıştır.

Okul öncesi eğitim kreşler tamamen özeldir, parası olanlar içindir, maddi imkanı olanlar çocuklarını bu anlayıştan koruyabilmekte, dar gelirli ve yoksul insanımız eğitimde bulduğu ile yetinmektedir.

Çocuklarımıza dinin öğretilmesi neden eleştiriliyor.

Yaşamdaki gerçeklerden birisi, insanoğlunun dini inançlara sahip olmasıdır. Bu gerçek ANAYASAMIZDA da yer bulmuş ve güvence altına alınmıştır. Dinlerin tarih sosyolojisi ve felsefe derslerinde en doğru şekilde öğrenilmesine kimsenin itirazı olamaz.

Bilimsel olarak Beynimizin somut uyaranlarla geliştiği yani anlama, kavrama, değerlendirme gibi özelliklerinin artığı ve beyin gelişiminin ergenlik dönemine kadar devam ettiği gösterilmiştir. Dini bilgiler ise soyut kavramlar içerir bunlar ancak beyin gelişimimin tamamlandığı ergenlik çağında öğretilmesi halinde doğru şekilde kavranabilir.

Oysa bu gün ilk öğretimde 1,2,3 sınıflarında din dersleri var, hatta kreşlerde bile küçücük çocuklarımıza din öğretilmeye çalışılıyor 4+4+4 kesintili eğitimle, 9,10 yaşındaki çocuklarımız, okullarından izinli sayılarak sözde din öğrenimine yönlendiriliyor. Ortalık cemaatlerin elinde kuran kursu kaynıyor. Çocuklarımıza anlamadıkları bir dilde kavrayamadıkları soyut ifadelerle bir şeylerin verilmesi, asla dini öğreti değildir, olsa olsa çocuklarımızın beynini tutsak almaktır. Bilelim ki bu anlayışla, dinini erkenden öğrenmiş değil, dinini hiç anlamamış gençler yetişecektir.

İşte biz bu yüzden Atatürkçü anlayıştan ve müfredattan uzak bir eğitim sistemine karşıyız ve halkımızı bu konuda bilinçlendirip bilgilendirmek zorundayız diyerek basın açıklamasını bitiren başkan Oğuz Güven bizleri dinleyen halkımızdan tek isteğimiz bu açıklamamızı herkese yayması ve bilinçli bir toplum oluşturulmasında bizlere yardımcı olmasını istiyoruz dedi.

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

ROMA İMPARATORLUĞUNDAN KUDÜS İMPARATORLUĞUNA

Kozanhan İnşaat

HIZLI YORUM YAP

HIZLI YORUM YAP