DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ÇEYREK ALTIN

7.021,00%0,34

TAM ALTIN

28.001,00%0,34

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

BİTCOİN

4782277฿%1.63469

a

Yoğun bir seçim dönemini yorgun olarak geride bırakırken dönemi özetleyecek cümle “fitne”dir.Düştüğümüz bu bataklıktan bizi kurtaracak ve “Türkiye Yüzyılını” inşa edecek tavır kulaktan girenlerin kalplerimizde yer etmesiyle mümkün olacaktır..

Gerek bireysel ve gerekse toplumsal başarının olduğu yerde kıskançlık yada düşmanlıktan üreme bozguncu eylem ve söylemler hemen zuhur ediveriyor.
Bu,dünyaya insanoğlunun teşrifiyle başlamış ve öyle de devam edecektir.

Bunu pek çoğumuz biliriz.

Bilmediğimiz ise fitnenin büründüğü kisveler ve kaynağının Şeytan ile içimizde beslediğimiz nefsin olduğudur..

Fitne kelimesi;altın ve gümüşün ateşte eritilerek saflık derecesini anlamaya yarayan “fetn” işlemi anlamına yarayan kelimenin kökünden üretilen bir tabirdir.

Üretildiği köktende anlaşılacağı üzere fitne toplumun veya bireylerin içinde tutuşturulmak istenen bir ateştir.

İyi tarafından bakıldığında ise insanın ferasetini,sabrını ve dikkatini ölçmeye yaramasıdır.

Yok edici ve yıkıcı tarafları ise;

Sadece kökünden yola çıksak bile dünyayı yangın yerine çevirmesi ve kökünden üretilen “Fettan”kelimesi ile şeytanın kürküne bürünmesidir tek kelime ile.

Mesele fitnenin ne olduğundan ziyade neyin ve nelerin fitne olduğunu anlamaktır.

-Mekana kapı yerine pencere,baca veya arkadan girmek.

-Söze esas yerine fürûattan başlamak.

-Karşı inançlarına rağmen ekserin ritüelleri ile kendini ifade etmeye çalışmak.

-Enfal Suresi, 28. ayet: Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafat vardır.

Fermanıyla mal ve soy bağımlılığı.

-Enfal Suresi, 73. ayet: İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.Fermanıyla Ümmetken zillete düşmek .
-Zümer Suresi, 49. ayet: İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde, der ki: “Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi.” Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.

Zorlukta yönetimi
suçlayıp,başarıda her şeyi kendinden bilmek.

-Kadınlar üzerinden hassasiyet geliştirerek koparılan fırtına.

-Kurulu düzene karşı yabancı fikirlerin süslenerek sunulmasıyla çıkarılacak tefrika.

Gibi davranışlarda aramak lazım.

Ne yapmalıyıza gelirsek,
iki cevabımız vardır kestirmeden:

Birincisi:

HİKAYE’den;
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek birbirlerine zekâ gösterisi yaparlardı.

Hükümdarlardan biri,
günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynisi üç insan heykeli yapmasıydı.
Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komsu ülke hükümdarına gönderildi.

Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.
Söyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: ..

“-Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynisi gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı.
-Üç altın heykel gramına kadar eşitti.
-Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı.
Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu.

-Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akilli ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.
Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı.

-Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.

İkinci heykele de ayni işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Durumu farkeden Hükümdar heykelleri gönderen komsu hükümdara cevabi yazdı:

“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Sonucuna ulaştı.

Diğeri ve sonuncusu ise kâinatın efendisi Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa’dan:

  • “Yakında büyük fitneler olacak o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar.” buyuruluyor.

Öyleyse ferasetimizle fitneleri farkedip küfrün ve fasıkların taşıyıcısı olmadan bildiğimiz doğru yoldan ayrılmayalım yeter.

Selam ve Muhabbetle,

faysalatmaca@gmail.com

Faysal ATMACA
Latest posts by Faysal ATMACA (see all)
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

SEÇİMLER GEÇTİ SIRA ZAM FURYASINDA

Kozanhan İnşaat

HIZLI YORUM YAP

HIZLI YORUM YAP