BBP GGAZİOSMANPAŞA’ İLÇE BAŞKANINDAN ZEHİR ZEMBELEK AÇIKLAMA
Gaziosmanpaşa BBP İlçe Başkanı Fedai Karakol, zehir ZEMBELEK açıklamada bulundu. KARAKOL, Türk Kürt kardeştir. Bizlerin akrabalık bağları var. Bunun siyaset malzemesi yapılmasını kınıyoruz dedi.
- Etnik Kimlikler Birlikteliğimizin Zenginliğidir: Terörle Siyaset Yan Yana Gelemez!
Büyük Birlik Partisi olarak tavrımız net, duruşumuz amansızdır: Terörle, teröristle ve terörün uzantılarıyla kapalı kapılar ardında yan yana gelinmesi, hiçbir müzakere sürecine destek verilmesi asla kabul edilemez.
Bu topraklarda Türkler ve Kürtler tarih boyunca komşu ve kardeş olarak yaşamıştır. Bizler aynı kıbleye yönelen, aynı vatanda kız alıp kız veren, hısım akraba olan, sevinci de acıyı da ortak paylaşan tek bir milletiz. Ortada bir "barış" masası kurulduğu söyleniyor; buradan sormak istiyoruz: Biz zaten kardeşiz, kim kiminle barışıyor? Milletimizin arasına nifak sokmak isteyen odakların dışında, bu vatanın evlatları arasında bir küslük yoktur.
Ayrımcılık Söylemleri Gerçeği Yansıtmamaktadır: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir vatandaşımıza kökeninden dolayı ayrımcılık yapılmamaktadır. Bu ülkenin her bir ferdi; belediye başkanı, vali, kaymakam, milletvekili, bakan ve Cumhurbaşkanı olma hakkına sahiptir ve bu makamlarda şerefle görev yapmaktadır.
Terör Örgütlerinin Meşrulaştırılmasına Geçit Verilmemelidir: Hak arama kılıfı altında bölücülük yapan anlayışlara alan açılmamalı; terör uzantılarına zemin hazırlayan politikalardan derhal vazgeçilmelidir.
- Gençlerimizin İstihdam Hakkı ve Geleceği Önceliğimizdir: Şehitlerimizin Emanetine Sahip Çıkacağız!
Pırıl pırıl, eğitimli ve liyakat sahibi gençlerimiz iş bulmakta zorlanırken, vatan evlatları gelecek kaygısı taşırken cezaevlerinden çıkan kişilere öncelikli istihdam alanları sağlanmasını asla kabul edilebilir bir durum olarak görmüyoruz. Teröristlere zemin veya imkân yaratmak yerine, tüm kaynaklarımız bu ülkenin dürüst gençlerine aktarılmalıdır.
Dijital Çağ ve E-Ticaret Destekleri: Gençlerimizin dijital çağa entegre olabilmeleri için e-ticaret ve yeni nesil teknolojiler konusunda kapsamlı bilgilendirme ve eğitim çalışmaları acilen başlatılmalıdır.
Gençlerimize ÖTV’siz İlk Ev ve İlk Araba İmkânı: Genç kardeşlerimizin hayat mücadelesinde önlerini açmak adına, ilk evini ve ilk arabasını alacak gençlerimize ÖTV'siz satın alma kolaylığı ve özel teşvikler sağlanmalıdır.
Şehit Yakınlarımızın ve Dürüst Gençlerimizin Tarafındayız: Aziz şehitlerimizin ruhunu ve kemiklerini sızlatacak, milletimizin vicdanını yaralayacak her türlü uygulamanın karşısındayız. Bizim safımız nettir: Duruşumuz her zaman gazilerimizin, şehit ailelerimizin ve alnının teriyle iş arayan gençlerimizin yanıdır.
Adil ve Liyakate Dayalı İstihdam Politikası Acilen Uygulanmalıdır: Kamu ve özel sektör imkânları öncelikle bu ülkeye sadakatle bağlı, vatanına hizmet etmek isteyen pırıl pırıl gençlerimize sunulmalıdır.
- Kentsel Dönüşüm Sadece Beton Yığınağı Değil, Toplumsal Bir Gelecek Çalışması Olmalıdır!
Gaziosmanpaşa’mızın sokaklarında komşularımızla helalleşip dertleştiğimizde en büyük tepkiyi kentsel dönüşüm adı altında yapılan kontrolsüz betonlaşmaya karşı alıyoruz. Eski mahallelerimizde, gecekondu döneminde dahi az çok ağacımız, bahçemiz ve toprağımız varken; bugün vatandaşımızın nefes alacağı tek bir metrekare halka açık yeşil alan bırakılmamıştır. Kentsel dönüşüm yalnızca binaları yenilemek değil, sosyal donatılarıyla insanımızın geleceğini inşa eden bütüncül bir anlayışla yürütülmelidir.
İlçemizde kentsel dönüşüm adı altında 10-15 bin konut inşa edilmiştir. Binalar yükseltilmiş, kat sayıları artırılmış, rant katlanmıştır. Peki soruyoruz: Bu dönüşüm yapılırken bir tek halka açık mahalle parkı, bir tek halka açık çocuk bahçesi ilave edilmiş midir? HAYIR! Çocuklarımız toprağa değil, gri betona basarak büyümek zorunda bırakılmaktadır.
"Yarısı Bizden" Kampanyası En Az 1 Yıl Daha Uzatılmalıdır: Vatandaşlarımızın kentsel dönüşüme katılımını teşvik etmek ve finansal yüklerini hafifletmek adına "Yarısı Bizden" kampanyası en az bir yıl daha uzatılmalı, bürokratik engeller kaldırılarak süreç hızlandırılmalıdır.
Kira Yardımları Günümüz Şartlarına Göre Güncellenmelidir: Kentsel dönüşüm sürecinde evlerini tahliye eden vatandaşlarımız ciddi kira sıkıntıları yaşamaktadır. Ödenen kira yardımları günümüzün yüksek enflasyon ve rayiç kira piyasası koşullarına göre acilen artırılmalı, vatandaşımız mağdur edilmemelidir.
Vatandaş Lehine İmar ve Tevhit Düzenlemesi Yapılmalıdır: Parsellerin birleşerek (tevhit) ada bazlı dönüşüme girmesi teşvik edilmeli; özellikle cephesi yetersiz, dar mevkilerdeki parsellere özel imar artışı ve emsal kolaylığı sağlanmalıdır. Kentsel dönüşümün önü ancak müteahhit lehine değil, tamamen vatandaşın menfaatine odaklanan bu tür imar düzenlemeleriyle açılabilir.
Yeşil Alanı Olmayan Yapılaşma, Dönüşüm Değildir: Gecekonduları yıkıp yerine sokak dokusunu bozan devasa beton blokların dikilmesi belediyecilik değildir. Yapılan alanlar halka açık sosyal mekânlar değil; etrafı çevrili, peyzajı dahi şap betondan ibaret özel mülkler haline getirilmiştir.
Geç Kalınmadan Hayata Geçirilmesi Gereken Çözüm: Rant ve parsel odaklı yoğunlaştırma anlayışına derhal son verilmelidir. Binaların ortasında kalan alanları araç trafiğine kapatan, yer altını otopark yapıp yer üstünü tamamen halka açık yeşil alana ve çocuk parkına dönüştüren Bütüncül Ada Bazlı Dönüşüm modeline acilen geçilmelidir.
- Hizmete "Para Yok" Bahanesine Son Verilmeli, Kaynaklar Asli İhtiyaçlara Aktarılmalıdır!
Vatandaşımız mahallesine bir park, evlatlarına güvenli bir oyun alanı, sokağına ağaçlandırma veya otopark talep ettiğinde yerel yönetimin "Bütçemiz yetersiz, yerimiz yok" bahanesini üretmesi kabul edilemez.
Karanlık sokakları aydınlatacak modern LED sistemleri acilen kurulmalıdır.
Yağmurda sokakları göle çeviren İSKİ ve altyapı eksiklikleri ivedilikle giderilmelidir.
Çocuklarımıza ücretsiz parklar, gençlerimize spor alanları ve kütüphaneler acilen kazandırılmalıdır.
Reklam panolarına, gösterişli organizasyonlara ve algı yönetimine aktarılan devasa kaynaklar derhal kesilmeli; bütçe doğrudan vatandaşın yaşam kalitesini artıracak temel hizmetlere yönlendirilmelidir.
- Gaziosmanpaşa İçin Acil Eylem Ve Çözüm Önerilerimiz
İlçemizin sürdürülebilir ve yaşanabilir bir yapıya kavuşması için şu adımların acilen atılması gerekmektedir:
E-Belediyecilik ve Doğrudan Halk Katılımı: E-belediyecilik altyapısı şeffaf bir şekilde halkın kullanımına açılmalıdır. Mahalle kararlarında ve belediye yönetiminde vatandaşın dijital platformlar üzerinden oy ve görüş vererek doğrudan söz sahibi olması sağlanmalıdır.
Araçsız Yeşil Avlu Modeli: Sokaklardaki araç işgalini bitirmek adına zemin altı tam otomatik mekanik otoparklar inşa edilmeli; yer üstünde açılan tüm alanlar ağaçlandırılarak halkın kullanımına açık parklara dönüştürülmelidir.
Emniyetle Entegre Güvenli Parklar: Tüm park mevkileri yüksek verimli LED aydınlatmalarla donatılmalı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ile entegre kamera sistemleri kurularak çocukların 24 saat güvenle hareket edebilmesi sağlanmalıdır.
Sünger Şehir ve Akıllı Altyapı: Yağmur suyu ve atık su hatları acilen ayrılmalıdır. Yağmur suları park altı depolarda toplanarak hem su baskınları önlenmeli hem de bu kaynaklar yeşil alan sulamasında kullanılmalıdır.
Uyuşturucu ve Çeteleşmeyle Etkin Mücadele: Parklar, sokaklar ve okul çevreleri güvenlik birimleriyle koordineli şekilde denetlenmeli; gençlerimizi tehdit eden uyuşturucu ve çete yapılanmalarına karşı sıfır tolerans uygulanmalıdır.
- Deprem ve Afet Yönetiminde Sorumluluk Ertelenemez: İstanbul Bütün Türkiye’nin Taşıyıcı Kolonudur!
Belediyelerin deprem konusundaki hazırlıkları ve çalışmaları son derece yetersizdir; halkı ve gençleri bilinçlendirecek en temel bilgilendirme faaliyetleri dahi yürütülmemektedir. Olası bir felakette ağır bedeller ödememek için yerel yönetimler ve yetkililer vakit kaybetmeksizin şu adımları atmalıdır:
Okullarda Zorunlu Afet Eğitimi: Tüm okullarımızda çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik uygulamalı ve zorunlu deprem/afet eğitimi müfredata dâhil edilmeli, toplumsal afet bilinci küçük yaşta kazandırılmalıdır.
Toplanma Alanları ve Deprem Sonrası İhtiyaç Yapısı: Deprem sonrası geçici barınma, gıda, hijyen, ilk yardım ve iletişim altyapısını karşılayacak toplanma alanları tam donanımlı şekilde bugünden hazır hale getirilmelidir.
Yetkililere Acil Çağrı: Unutulmamalıdır ki İstanbul 80 ile bakar fakat olası bir afette 80 il İstanbul’a bakamaz! İstanbul’un kilitlenmesi tüm Türkiye’nin kilitlenmesidir. Bu nedenle ilçemizdeki ve kentimizdeki yetkili makamlar mazeret üretmeyi bırakıp deprem tedbirlerini derhal ve amasız şekilde hayata geçirmelidir.
- Otoyol Ücretleri Yük Olmaktan Çıkarılmalı, Özelleştirme Adımlarına Son Verilmelidir!
Sürücülerimizin ve nakliyeci esnafımızın sırtındaki ulaşım yükü taşınamaz bir seviyeye ulaşmıştır. Otoyol ve köprü geçiş ücretleri hususındaki net duruşumuz şudur:
Otoyol Ücretleri Yakıt Maliyetleriyle Yarışmaktadır: Bugün vatandaşlarımız seyahat ederken neredeyse harcadığı yakıt kadar da otoyol ve köprü parası ödemek zorunda kalmaktadır. Bu durum kabul edilebilir bir ulaşım politikası değildir.
Yeni Özelleştirmelere Kesinlikle Karşıyız: Mevcut durumda bile otoyol fiyatları bu kadar yüksekken, karayollarının ve otoyolların özelleştirilmesinin gündeme gelmesini kesinlikle reddediyoruz ve bunu kabul edilir bulmuyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımıza Çağrı: Vatandaşın belini büken bu yüksek otoyol ve geçiş ücretleri ile yeni özelleştirme iddialarına Sayın Cumhurbaşkanımızın doğrudan müdahale ederek "Dur" demesini bekliyoruz.
- Siyasetteki Yozlaşma ve Değerlerimizden Sapma Üzerine
Sayın Cumhurbaşkanımızın bu ülkeye kazandırdığı tarihi hizmetler ve özgürlük hamleleri ortadayken; muhafazakâr kadrolar içerisindeki bazı isimlerin ve anlayışların halkın değerlerinden uzaklaşması kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır.
Siyasette Bürokratik Kopuşa ve Değer Erozyonuna Dur Denilmelidir: Ekranda görülen bazı figürlerin sergilediği halkın beklentilerinden uzak, bürokratik ve elitist söylemler, muhafazakâr tabanımızın haklı hassasiyetlerini derin bir şekilde yaralamaktadır. Siyaset, milletin değerleriyle çatışma yeri değil; o değerleri temsil etme makamıdır.
"İslami Feminizm" Söylemlerine Karşı Milli Aile Yapısı Amansızca Korunmalıdır: KADEM ve benzeri yapılar üzerinden muhafazakâr camiaya empoze edilmeye çalışılan "İslami Feminizm" dayatmaları, Türk aile yapısının temel dinamiklerine ve milli-manevi değerlerimize açıkça zarar vermektedir. Aileyi hedef alan bu tür politikalar ve söylemler derhal gözden geçirilmeli, aile kurumunu koruyacak yerli ve milli politikalar esas alınmalıdır.
Cemaatlerin Devlet Kurumlarını Ele Geçirmesine Fırsat Verilmemelidir: Devletin liyakat ilkeleri her şeyin üzerindedir. Hiçbir cemaat veya grubun devlet kurumlarında kümelenmesine, kadrolaşmasına ve paralel yapılar oluşturmasına asla izin verilmemelidir.
Sıkı Hukuki ve Mali Denetim Şarttır: Kendi aralarında dahi tek bir fikirde birleşemeyen, ayrışan cemaat ve tarikat yapıları denetimsiz bırakılamaz. Tüm bu yapıların mali kaynakları ve faaliyetleri devlet tarafından hukuki ve mali denetim altına alınmalıdır.
Cemaat Yapılanmaları Diyanet İşleri Başkanlığı'na Bağlanmalıdır: Devlet içinde kontrolsüz ve bağımsız güç odaklarının oluşmaması için; dini hizmet ve faaliyet yürüten tüm bu yapılar Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında kontrol ve denetime tabi tutulmalı, ayrı ve paralel yapılara kesinlikle fırsat verilmemelidir.
Kamu Personeline Düzenli Madde Kullanım Testi Getirilmelidir: Devlette görev yapmanın bir sorumluluk olduğu bilinciyle, tüm kamu personeline düzenli olarak madde kullanım testi uygulanması yasal zorunluluk haline getirilmelidir.
İllegal Yapılar Etnik Kimliği Temsil Edemez: Hiçbir illegal veya terör odaklı yapı, bu ülkenin asil bir parçası olan toplumsal ve etnik kimliklerin temsilcisi olamaz. Kürt kardeşlerimizin hamisi de temsilcisi de eli kanlı terör örgütleri değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
Terör Örgütü Lideri Hakkında Net Tavır Alınmalıdır: Abdullah Öcalan bir TERÖRİSTTİR, bölücü terör örgütünün lideridir, BEBEK KATİLİDİR, vatan hainidir ve idam mahkumudur. Bu konuda hiçbir siyasi pazarlık veya yumuşatma söylemi kabul edilmemeli, tavizsiz tutum sürdürülmelidir.
Gaziosmanpaşa’mıza ve vatandaşlarımıza beton bloklar değil; yeşil, aydınlık, güvenli, adil ve değerlerine sahip çıkan bir yaşam alanı kazandırılması artık bir tercih değil, ACİL BİR ZORUNLULUKTUR.