Ekrem İmamoğlu başkan olursa neler yapacak? Konuşmasını satır araları…
CHP İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun tanıttı
CHP İstanbul İl Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için tanıtım toplantısı gerçekleştirdi
CHP İstanbul İl Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Trabzonlu Ekrem İmamoğlu için tanıtım toplantısı gerçekleştirdi.
https://youtu.be/qF8PdmQ-Iiw
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile çok sayıda parti yöneticisi ve milletvekillerinin de katılacağı tanıtım toplantısı Haliç Kongre Merkezi'nde yapılıyor. Toplantıda İmamoğlu'nun İstanbul için vaatlerini açıklaması bekleniyor. Toplantı için çok sayıda partili sabah 09.30 itibari ile salona gelmeye başladı. Tanıtım toplantısının yapılacağı salonda son hazırlıklar 10.20 sıralarında tamamlandı. Toplantı, İmamoğlu'nun hayatını anlatan belgeselin gösterimiyle başladı. Toplantının açılış konuşmasını CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu yaptı. Ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye geldi.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
İstanbul'u yönetmek için bilgiye, birikime ve deneyime ihtiyaç var. Bu 3 özellik de Ekrem İmamoğlu'nda olduğu için onu aday gösterdik.
Yönetenlerin biz sana ihanet ettik dediği şehirdir İstanbul. Bunu onlara İstanbul itiraf ettiriyor. İstanbul, ihanet edilmemesi bir kenttir, korunması gereken bir kenttir. Doğasıyla, deniziyle, ormanlarıyla...
"İNSANLAR HAYATLARININ ÖNEMLİ BİR KISMINI YOLLARDA GEÇİRMEMELİ"
İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını yollarda değil çalıştıkları mekanlarda geçirmeliler. Sohbet etmeliler, hangi projeleri üretmeleri gerektiğini masaya yatırmalıdırlar. Hayatınızın önemli bir bölümünü trafikte geçirirseniz bunların gerçekleşme şansı yoktur.
"ÖRNEK BEYLİKDÜZÜ"
İstanbul dünyadaki ender kentlerden birisidir. İstanbul sıradan bir kent değil. Yönetecek kişinin kentli ile kavga etmemesi değil, bütün kenti kucaklaması lazım. Ekrem İmamoğlu kardeşimiz böyle bir yapıya ve karaktere sahip. Örnek: Beylikdüzü. İstanbul'u seven ve İstanbul için çaba harcayan arkadaşımız.
Hangi para ile yapacaksınız diye soranlara şunu söylemek istiyorum. Eğer kul hakkı yemezseniz İstanbul'un sermayesi vardır. Dolayısıyla bunu Ekrem İmamoğlu arkadaşımız büyük bir yetkinlikle yerine getirecektir. Üreten ve istihdam yaratan bir belediyecilik.
"BÜTÜN İSTANBUL'U KAYMAK TABAKA YAPSANA"
Kadıköy'ü, Sarıyer'i, Beşiktaş'ı 'kaymak tabaka' diye eleştirirler. İyi de kardeşim 20-25 yıldır İstanbul'u yönetiyorsun, bütün İstanbul'u kaymak tabaka yapsana. Bütün İstanbul'u yaşanabilir bir kent haline getirmek İmamoğlu'nun sorumluluğundadır. O yapacaktır göreceksiniz. Bütün belediye başkanlarımdan iki şey istiyorum. Bir, yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık; iki, harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz.
EKREM İMAMOĞLU: TARİHİ BİR YOLCULUĞA ÇIKIYORUZ
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından sonra Ekrem İmamoğlu kürsüye geldi. İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
Saygıdeger Genel Baskanım,
Degerli Misafirler
Çok Sevgili Istanbullular…
Hepiniz hos geldiniz…
Buradan, bu salondan bizi ekranlarının basında izleyen en küçügünden en büyügüne tüm Istanbullulara sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum.
Yine, Türkiye’nin dört bir yanındaki yurttaslarımıza derin saygılarımı yolluyorum.
Bugün tarihi bir gün. Çünkü bugün burada tarihi bir yolculuga baslıyoruz. Bu tarihi yolculugun sonunda birlikte zafere ulasacagız. Bu yolculugun sonunda kazanan Istanbul ve tüm hemserilerimiz olacak.
Beni bu onurlu göreve layık gören tüm Cumhuriyet Halk Partililere, Istanbul Il Örgütüne, Istanbul’daki Ilçe Örgütlerine, Ilçe Belediye Baskanlarına, partimin yöneticilerine ve Genel Baskanım Sayın Kemal Kılıçdaroglu’na en içten sükranlarımı
sunarım.
Benzer sekilde bana büyük destek veren büyük aileme, eksiksiz tüm Beylikdüzü halkına, benim güzel hemserilerime en içten sükranlarımı sunmak istiyorum.
Degerli konuklar,
Müsaade ederseniz, konusmamın bundan sonraki bölümünde sadece sizlere degil, tüm Istanbullulara seslenmek istiyorum.
Degerli Istanbullular, kıymetli hemserilerim,
Bundan tam 94 gün sonra oy kabinine girecek, perdeyi çekecek ve Istanbul’un bir sonraki büyüksehir belediye baskanını seçme sansına sahip olacaksınız. O gün kendinize üç basit soru soracaksınız:
Bu sehri gerçekten kim daha iyi yönetebilir?
Bu sehir daha iyi nasıl yönetilir?
Bu sehir nereden yönetilsin?
Sevgili Istanbullular,
Iste bundan tam 94 gün sonra yapılacak olan yerel seçimlerin ana eksenini belirleyecek olan sorular bunlardır. Bu üç basit soruya sizlerin verecegi cevap, sadece kendinizin degil; çocuklarınızın, büyüklerinizin, akrabalarınızın, arkadaslarınızın, meslektaslarınızın ve sehirde yasayan tanıyıp tanımadıgınız herkesin kaderini belirleyecek.
"İSTANBUL BÖYLE DEVAM EDEMEZ"
Ben Istanbul Büyüksehir Belediye Baskanlıgına adayım. Çünkü, bu kentin gelecegi için degisim zamanının geldigini ben de herkes gibi görüyorum. Istanbul için yeni bir sayfa açmanın zamanının geldigini de biliyorum.
Bu muhtesem kentte hayat, epeyce bir süredir akıl, sagduyu ve uzlasmayı reddeden bir yönetim anlayısıyla tam bir kaosa çevrildi. Bu kent, içinde yasayanların hayat kalitesini mahveden bir kabusa dönüstürüldü.
Dogası tahrip edildi. Kaynakları hoyratça yagmalandı. Insanları kapalı mekanlara hapsedildi. Ayrıstırıldı, kutuplastırıldı.
Istanbul böyle devam edemez. Böyle yönetilemez. Istanbul bu yolla bir dünya kenti olamaz. Istanbul bu yolla asla mutlu olamaz.
Istanbul 16 milyona yaklasan nüfusuyla dünyanın en kalabalık 15. kenti. Gayrisafi Milli Hasılamızın neredeyse dörtte birini, ülkede toplanan vergilerin yüzde kırkını üretiyor. Istanbul, Türkiye ekonomisinin motor gücü. Istanbul durursa, Türkiye durur.
Bu sehre kimi metropol diyor, kimi mega kent… Ama Istanbul bunların hiçbiri degil. Istanbul bir kentsel bölge. Tek odaklı degil, çok odaklı bir kentsel bölge… Bir havza… Avrupa’daki pek çok ülkeden büyük… Istanbul tek basına bagımsız bir ülke olsaydı, dünyanın ilk 25-30 büyük ekonomisi arasında yerini alırdı.
Bu yüzden, Istanbul Ankara’dan yönetilemez; yönetilemiyor!
Istanbul, iradesi baglı yöneticiler tarafından yönetilemez; yönetilemiyor!
Istanbul eski model yöneticiler tarafından yönetilemez; yönetilemiyor!
Istanbul günü birlik yönetilemez, yönetilemiyor!
Bu sehir ancak, genç, dinamik, yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir. Ben Istanbul’u yeniden küresel iddia sahibi bir marka kent haline getirmek için adayım. Istanbulluların mutlu ve özgür olmaları için adayım.
Istanbul’un ekonomisini büyütmek, is olanakları yaratmak ve gençlerin yeniden umudu haline getirmek için adayım. Istanbul’u yasanılır bir çevreye kavusturmak, dünyanın yetenekli insanlarını ve kalıcı yatırımları çekecek bir cazibe merkezi yapmak için adayım.
Ben, cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. O insanların, iyiye, güzele duydugu ihtiyaçtan alıyorum. Basarıyı görünce verdigi sonsuz destekten alıyorum. Ben bu sehrin insanlarına, siz degerli Istanbullulara inanıyorum. Sizlere, gençlere, kadınlara, emekçilere, esnafa, is insanlarına, her yastan, her kökenden, her hayat tarzından hemserilerime; en çok da bu sehrin o güzel çocuklarına inanıyorum… Sandık basına gitmekten vazgeçmis, ne yapsam olmuyor diyen, umutsuzluga kapılmıs tüm hemserilerime buradan seslenmek istiyorum. Yok öyle sey! Birlikte çalısacagız ve birlikte kazanacagız. Zafer hepimizin olacak, basaracagız.
Ben Istanbul gibi devasa bir kenti yönetmeye talipsem, hem de "Istanbul'u herkesten daha iyi ben yönetirim." diye iddiamı yüreklice ortaya koyuyorsam, bunun nedeni benim etrafımda kendiliginden olusan ve her geçen gün çıg gibi büyümekte olan büyük Istanbul Ittifakıdır... Her siyasi görüsten insanın bir araya geldigi Istanbul Ittifakıdır.
İste tüm bu insanların bana ve yaptıklarıma deger vermelerinden, sonsuz desteklerinden geliyor bu cesaretim… Annemden, babamdan, esimden, çocuklarımdan, akrabalarımdan, çocukluk arkadaslarımdan, siz dava arkadaşlarımdan, yol arkadaslarımdan geliyor bu cesaret…
Degerli Istanbullular,
Ben, bu kentin ömrü yollarda geçen çileli insanları, 5 yıl sonra karsıma çıksınlar ve "Trafikte sayende insan oldugumu hissettim." desinler diye adayım. Bu kentin sahipsizleri, issizleri, düsük gelirlileri, esnafları, gençleri, kadınları, erkekleri, çocukları, emeklileri 5 yıl sonra karsıma çıksınlar ve "Belediyemden hizmet alırken, krese çocugumuzu verirken, haklarımızı kullanırken insan oldugumuzu hissettik. Allah senden razı olsun." desinler diye adayım.
Bu sehir ancak, genç, dinamik, yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir. Ben Istanbul’u yeniden küresel iddia sahibi bir marka kent haline getirmek için adayım. Istanbulluların mutlu ve özgür olmaları için adayım. Istanbul’un ekonomisini büyütmek, is olanakları yaratmak ve gençlerin yeniden
umudu haline getirmek için adayım. Istanbul’u yasanılır bir çevreye kavusturmak, dünyanın yetenekli insanlarını ve kalıcı yatırımları çekecek bir cazibe merkezi yapmak için adayım.
Ben, cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. O insanların, iyiye, güzele duydugu ihtiyaçtan alıyorum. Basarıyı görünce verdigi sonsuz destekten alıyorum. Ben bu sehrin insanlarına, siz degerli Istanbullulara inanıyorum. Sizlere, gençlere, kadınlara, emekçilere, esnafa, is insanlarına, her yastan, her kökenden, her hayat tarzından hemserilerime; en çok da bu sehrin o güzel çocuklarına inanıyorum… Sandık basına gitmekten vazgeçmis, ne yapsam olmuyor diyen, umutsuzluga kapılmıs tüm hemserilerime buradan seslenmek istiyorum. Yok öyle sey! Birlikte çalısacagız ve birlikte kazanacagız. Zafer hepimizin olacak, basaracagız. Ben Istanbul gibi devasa bir kenti yönetmeye talipsem, hem de "Istanbul'u herkesten daha iyi ben yönetirim." diye iddiamı yüreklice ortaya koyuyorsam, bunun nedeni benim etrafımda kendiliginden olusan ve her geçen gün çıg gibi büyümekte olan büyük Istanbul Ittifakıdır... Her siyasi görüsten insanın bir araya geldigi Istanbul Ittifakıdır.
Iste tüm bu insanların bana ve yaptıklarıma deger vermelerinden, sonsuz desteklerinden geliyor bu cesaretim… Annemden, babamdan, esimden, çocuklarımdan, akrabalarımdan, çocukluk arkadaslarımdan, siz dava arkadaslarımdan, yol arkadaslarımdan geliyor bu cesaret…
SOMUT HEDEFLERİNİ AÇIKLADI
Degerli Istanbullular,
Ben, bu kentin ömrü yollarda geçen çileli insanları, 5 yıl sonra karsıma çıksınlar ve "Trafikte sayende insan oldugumu hissettim." desinler diye adayım.
Bu kentin sahipsizleri, issizleri, düsük gelirlileri, esnafları, gençleri, kadınları, erkekleri, çocukları, emeklileri 5 yıl sonra karsıma çıksınlar ve "Belediyemden hizmet alırken, krese çocugumuzu verirken, haklarımızı kullanırken insan oldugumuzu hissettik. Allah senden razı olsun." desinler diye adayım.
Ben bunu Istanbul’un en güzel ilçelerinden birinde basardım. Sadece 5 yılda, insanların bunu dedigine binlerce kez sahit oldum.
Iste ben bunu tüm Istanbul’da yine basarmak için adayım. Benim için bundan büyük bir mutluluk, bundan büyük bir onur yok... Benim için halka hizmet etmek, Hakka hizmet etmek demek, hatta ibadet demek…
Peki bunu nasıl basaracagım? Planlarım projelerim, vaatlerim neler?
Yine böyle bir araya gelecegiz ve sizlere kapsamlı projelerimi ve o projeleri nasıl yapacagımı tek tek detaylarıyla anlatacagım.
Istanbul'la ilgili 5 büyük hedefimi, plan ve projelerimi uzun uzun sizlere anlatacagım.
Evet, 5 büyük somut hedefim var:
- Istanbul'un ulasım ve trafik sorununu çözmek.
- Istanbul'daki kent yoksullugu ile mücadele etmek ve pahalı yasamı ucuzlatmak.
- Istanbul’da dogru kentsel planlama ile çevre, imar ve deprem sorunlarını çözmek.
- Istanbul’un issizlik sorununu çözmek, yeni ekonomi ve yaratıcı endüstriler için Istanbul’u bir çekim merkezine dönüstürmek.
- Istanbul’un yasam kalitesini yükseltmek, kültür, sanat ve spor faaliyetlerini, Istanbul’un tamamına yaymak.
- Her seyden önce bir Kent Anayasası’yla… Toplumsal uzlasmayla yazacagımız yeni bir mutabakat belgesiyle.
- Kente özen ve insana saygıyla.
- Demokratik katılım ve ortak akılla.
- Sürdürülebilirlik ve inovasyonla.
- Yaşam kalitesi önceligi ile.
- Neden Kent Anayasası diyoruz?
- Neden kente özen ve insana saygı diyoruz?
- Neden demokratik katılım ve ortak akıl diyoruz?
- yüzyıl yerel yönetim anlayısını sehrimizle bulusturmak istiyoruz.
- Neden sürdürülebilirlik ve inovasyon diyoruz?
- Neden yasam kalitesi diyoruz?