40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782277฿%1.63469
Bir sporcunun bütün masraflarını karşılamanız gerekmiyor. Bazen bir yıllık salon aidatı, bazen bir çift koruyucu malzeme, bazen bir müsabakanın yol ve konaklama gideri… Bazen de bir çocuğun hayatındaki en önemli yurt dışı müsabakası… Küçük görünen bir destek, geleceğin millî sporcusunun yolunu açabilir.
Vahap Baran
Avrupa Birliği Gazetesi Spor Köşe Yazarı

Bir sporcumuz Türkiye şampiyonu olduğunda alkışlıyoruz.
Millî formayı giydiğinde gururlanıyoruz.
Uluslararası arenada ülkemizi temsil ettiğinde fotoğraflarını paylaşıyoruz.
Avrupa veya dünya kürsüsüne çıktığında ise hep birlikte:
“İşte bizim evladımız!”
diyoruz.
Peki ben bugün başka bir soru sormak istiyorum:
O çocuk bütün bunları başarabilmek için yıllarca mücadele ederken yanında kim vardı?
Çünkü bir şampiyonun hikâyesi, boynuna madalya takıldığı gün başlamıyor.
Asıl hikâye yıllar önce küçük bir spor salonunda başlıyor.

ŞAMPİYONLUK HAYALİ VAR, AMA O YOLUN BİR DE FATURASI VAR
Bir çocuk taekwondoya başladığında önünde uzun bir yol vardır.
Antrenman yapacak.
Salon aidatı ödenecek.
Doboku alınacak.
Koruyucu ekipmanları tamamlanacak.
Kuşak sınavlarına girecek.
Lisans işlemleri yapılacak.
İl müsabakalarına katılacak.
Türkiye şampiyonalarına gidecek.
Seçmelere hazırlanacak.
Tecrübe kazanabilmek için farklı organizasyonlara katılacak.
Seviyesi yükseldikçe hedefleri de büyüyecek.
Ve bir noktadan sonra uluslararası müsabakalar başlayacak.
İşte ekonomik olarak en zor eşiklerden biri burada karşımıza çıkıyor.
Aileler Türkiye içerisindeki birçok masrafı büyük fedakârlıklarla bir şekilde karşılamaya çalışıyor.
Ancak yurt dışı organizasyonu gündeme geldiğinde tablo değişiyor.
Ulaşım, konaklama, kayıt ve diğer zorunlu giderler bir araya geldiğinde bazı ailelerin karşısına taşıyamayacakları bir maliyet çıkabiliyor.
Ve o zaman antrenör olarak duymak istemediğimiz o cümleyi duyuyoruz:
“Hocam, çocuğum çok istiyor ama bizim onu gönderecek maddi gücümüz yok.”
İşte asıl mesele burada başlıyor.

ÇOCUK YETENEKSİZLİKTEN DEĞİL, İMKÂNSIZLIKTAN YARI YOLDA KALMASIN
Bir düşünün…
Çocuk yıllarca çalışmış.
Tekniğini geliştirmiş.
Antrenmanlarını aksatmamış.
Dereceler yapmaya başlamış.
Antrenörü ona inanıyor.
Ailesi yıllardır fedakârlık yapıyor.
Önünde uluslararası tecrübe kazanabileceği önemli bir müsabaka var.
Ama gidemiyor.
Neden?
Başarısız olduğu için değil.
Yeteneksiz olduğu için değil.
Antrenman yapmadığı için değil.
Maddi imkânı yetmediği için.
Belki de gelecekte millî formayı giyecek bir çocuğu daha yolun ortasında kaybediyoruz.
Belki geleceğin Avrupa şampiyonu…
Belki dünya şampiyonu…
Bunu hiçbirimiz bilemeyiz.
Çünkü o çocuğa kendisini gösterebileceği yere ulaşma fırsatı vermezsek, nereye kadar gidebileceğini de hiçbir zaman öğrenemeyiz.

KULÜP MÜ KARŞILASIN? KULÜP ZATEN AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR!
Burada çok önemli bir yanlış anlaşılmanın da önüne geçmek istiyorum.
“Bu giderleri spor kulübü karşılasın.” demek kolaydır.
Ama özellikle taekwondo ve diğer amatör mücadele sporlarında faaliyet gösteren birçok özel spor kulübünün ekonomik gerçekliği çok farklıdır.
Kulübün her ay kirası vardır.
Elektriği, suyu, doğalgazı ve diğer faturaları vardır.
Muhasebe gideri vardır.
Vergisel yükümlülükleri vardır.
Çalışan antrenörlerin emeğinin karşılığı vardır.
Salonun temizliği, bakımı, tamiri ve spor malzemesi giderleri vardır.
Ve bütün bunların karşısında çoğunlukla temel gelir kaynağı sporcu aidatlarıdır.
Her ay sonunda aynı hesap yapılır:
Kira ödenecek mi?
Faturalar çıkacak mı?
Antrenörlerin ücretleri karşılanabilecek mi?
Salon gelecek ay da açık kalabilecek mi?
İşte amatör spor kulüplerimizin önemli bir bölümünün verdiği mücadele budur.
Bazen mesele yeni bir şube açmak veya daha fazla para kazanmak değildir.
Mesele gelecek ay o salonun kapısını yeniden açabilmektir.
Çünkü kulüp kapanırsa yalnızca bir işletmenin kepengi inmez.
Orada spor yapan onlarca çocuğun ikinci yuvası da kapanır.
KULÜP KAPANIRSA ŞAMPİYONU NEREDE YETİŞTİRECEĞİZ?
Hepimiz Türkiye şampiyonu istiyoruz.
Millî sporcu istiyoruz.
Avrupa şampiyonu istiyoruz.
Dünya şampiyonu istiyoruz.
Olimpiyatlarda başarı istiyoruz.
Peki bu sporcular nerede yetişecek?
Bir yerde antrenman yapmaları gerekmiyor mu?
Bir antrenörün yıllarca o çocuklarla ilgilenmesi gerekmiyor mu?
O çocuğun binlerce, on binlerce tekrar yapması gerekmiyor mu?
İşte bunların yapıldığı yerler spor salonları ve spor kulüpleridir.
Dolayısıyla amatör spor kulübünü ayakta tutmak sadece bir işletmeyi ayakta tutmak değildir.
Sporcu yetiştiren sistemi ayakta tutmaktır.
SPONSORLUK DENİNCE AKLINIZA MİLYONLAR GELMESİN
Buradan özellikle iş insanlarımıza ve esnafımıza seslenmek istiyorum.
“Sponsor” kelimesini duyduğunuzda aklınıza hemen milyonluk anlaşmalar gelmesin.
Sponsor olmak için mutlaka büyük bir holding sahibi olmak gerekmiyor.
Mahalledeki esnafımız da destek olabilir.
Küçük veya orta ölçekli işletmemiz de destek olabilir.
Büyük şirketimiz de destek olabilir.
Herkes kendi gücü oranında bu hikâyenin bir parçası olabilir.
Bir sporcunun bir yıllık salon aidatını karşılayabilirsiniz.
İmkânınız varsa iki yıllık aidatını üstlenebilirsiniz.
Bir çocuğun dobokunu veya koruyucu ekipmanlarını alabilirsiniz.
Bir müsabakanın ulaşım giderine destek olabilirsiniz.
Bir takımın konaklamasına katkı sağlayabilirsiniz.
Ve daha büyük imkânınız varsa, yetenekli bir sporcunun uluslararası bir organizasyona katılabilmesi için gereken desteği sağlayabilirsiniz.
Kimse sizden bütün yükü sırtlanmanızı istemiyor.
Biz sadece diyoruz ki:
Gücünüz neye yetiyorsa, bir çocuğun yolundaki bir engeli kaldırın.
ASIL KIRILMA NOKTALARINDAN BİRİ: YURT DIŞI MÜSABAKALARI
Bunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Bir sporcu için uluslararası müsabakaya katılmak yalnızca başka bir ülkeye gidip maç yapmak değildir.
Farklı ekolleri görür.
Farklı rakiplerle karşılaşır.
Uluslararası müsabaka atmosferini öğrenir.
Tecrübe kazanır.
Eksiklerini görür.
Kendisini geliştirir.
Ve millî takım hedefi doğrultusunda önemli deneyimler elde eder.
Fakat tam bu noktada ekonomik engel karşımıza çıkabiliyor.
Çocuk hazır.
Antrenör hazır.
Müsabaka hazır.
Ama para yok.
Bir çocuğun yıllarca yaptığı antrenmanın karşısına sonunda rakibi değil, maddi imkânsızlık çıkıyor.

DESTEĞE EN FAZLA, MİLLÎ OLMADAN ÖNCE İHTİYAÇ VAR
Millî takım seviyesine ulaşmak uzun bir sürecin sonucudur.
Sporcu önce yetişecek.
Müsabakalara katılacak.
Kendisini geliştirecek.
Gerekli sportif kriterleri karşılayacak.
Seçme süreçlerinden geçecek.
Federasyon tarafından ülkemizi temsil etmek üzere görevlendirildiği resmî uluslararası organizasyonlara katılacak.
Millî sporcu statüsü de ilgili mevzuattaki şartlara göre kazanılmaktadır.
Dolayısıyla sponsor desteğinin en değerli olduğu dönemlerden biri, sporcunun henüz o noktaya ulaşmaya çalıştığı dönemdir.
Çünkü asıl soru şudur:
O çocuk millî seviyeye ulaşabilecek maddi imkânı bulabilecek mi?
Millî takım seviyesine ulaşıp federasyonun resmî faaliyetleri kapsamında ülkemizi temsil etmeye başladıktan sonra süreç farklılaşmaktadır.
Bizim özellikle dikkat çekmek istediğimiz dönem, çocuğun oraya ulaşabilmek için verdiği uzun ve masraflı mücadeledir.
ÜSTELİK AMATÖR SPORA SPONSORLUKTA ÖNEMLİ VERGİ AVANTAJI VAR
İş dünyamızın bilmesi gereken çok önemli bir konu daha var.
Mevzuatta öngörülen şartları taşıyan sponsorluk harcamalarının amatör spor dallarında tamamı (%100’ü), profesyonel spor dallarında ise %50’si gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde beyan edilen kazançtan indirim konusu yapılabilmektedir.
Buradaki “%100” ifadesini doğru anlamak gerekir.
Bu, sponsorun yaptığı harcamanın tamamının devlet tarafından kendisine geri ödenmesi anlamına gelmez.
Mevzuata uygun sponsorluk harcamasının tamamının, gerekli şartlar çerçevesinde vergi matrahının hesabında indirim konusu yapılabilmesi anlamına gelir.
Üstelik sponsorluk yalnızca nakit para vermek şeklinde olmak zorunda da değildir; mevzuatta ayni ve nakdi sponsorluk imkânları bulunmaktadır.
Yani mevzuatın sunduğu imkân var.
Sporcu var.
Yetenek var.
Emek var.
Antrenör var.
Hedef var.
Peki sponsor nerede?
BİR SPONSOR, BİR SPORCUNUN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR
Bazen hayatın yönünü çok büyük şeyler değiştirmez.
Belki bir yıllık aidat…
Belki bir çift koruyucu…
Belki bir uçak bileti…
Belki birkaç gecelik konaklama…
Belki de o çocuğun hayatındaki ilk önemli uluslararası müsabaka…
Sizin için küçük görünen bir destek, bir çocuk için yıllardır beklediği kapının açılması olabilir.
Bugün ona destek olursunuz.
Yarın Türkiye derecesi yapar.
Sonra millî takım hedefinin peşinden gider.
Bir gün ay-yıldızlı formayı giyer.
Belki yıllar sonra Avrupa veya dünya kürsüsüne çıkar.
Ve siz o gün şunu söyleyebilirsiniz:
“Bu çocuk daha yolun başındayken biz ona inanmıştık.”
Bence sponsorluğun en güzel karşılığı budur.
BAŞARI GELDİKTEN SONRA ALKIŞLAMAK KOLAY
Şampiyon olduktan sonra herkes sporcuyu tanır.
Millî formayı giydiğinde fotoğrafını herkes paylaşır.
Madalya kazandığında herkes tebrik eder.
Ama gerçek destek, başarıdan önce verilen destektir.
Çocuk henüz tanınmıyorken…
Henüz millî değilken…
Henüz Avrupa veya dünya madalyası yokken…
Ailesi yurt dışı müsabakasının hesabını yaparken…
Kulübü ay sonunda kirasını düşünürken…
Antrenörü yıllardır o çocuğun üzerinde emek verirken…
Birisi çıkıp:
“Sen çalışmaya devam et. Ben de gücüm yettiğince senin yanında olacağım.”
diyebiliyorsa, işte o destek gerçekten değerlidir.
İŞ DÜNYASINA VE ESNAFIMIZA ÇAĞRIMDIR
Büyük şirketlerimize sesleniyorum.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerimize sesleniyorum.
Mahalle esnafımıza sesleniyorum.
İş insanlarımıza sesleniyorum.
Amatör sporun kapısından içeri bir kez bakın.
Orada sadece tekme atan, yumruk atan veya müsabakaya hazırlanan çocuklar görmeyeceksiniz.
Disiplini öğrenen çocuklar göreceksiniz.
Hedef koymayı öğrenen çocuklar göreceksiniz.
Kaybettiğinde yeniden ayağa kalkmayı öğrenen çocuklar göreceksiniz.
Kötü alışkanlıklardan uzak duran gençler göreceksiniz.
Ülkemizi gelecekte temsil edebilecek yetenekler göreceksiniz.
Ve belki de desteğinize gerçekten ihtiyacı olan bir çocuk göreceksiniz.
O çocuğun bütün masraflarını karşılamak zorunda değilsiniz.
Bir yerinden tutun.
İmkânınız varsa bir yıllık aidatını üstlenin.
Malzemesine destek olun.
Bir müsabakasına destek olun.
Yoluna destek olun.
Konaklamasına destek olun.
Yurt dışındaki bir müsabakaya ulaşmasına yardımcı olun.
Ya da sporcuları yetiştiren amatör spor kulübünün ayakta kalmasına katkı sağlayın.
Çünkü bazen küçücük bir destek, çok büyük bir hikâyenin başlangıcıdır.
MADALYAYA DEĞİL, MADALYAYA GİDEN YOLA SPONSOR OLUN!
Son sözüm budur.
Biz sadece bugünün şampiyonlarına değil, yarının şampiyon adaylarına da sahip çıkmalıyız.
Bir çocuğun hayali salon aidatına takılmasın.
Bir sporcunun geleceği koruyucu malzemeye takılmasın.
Yılların emeği bir uçak biletine takılmasın.
Uluslararası tecrübe kazanma fırsatı otel masrafına takılmasın.
Ve hiçbir anne-baba, yetenekli çocuğuna;
“Evladım, paran olmadığı için gidemezsin.”
demek zorunda kalmasın.
İş dünyasına ve esnafımıza çağrım çok açık:
GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINA SPONSOR OLUN!
Çünkü siz yalnızca bir müsabakanın masrafını karşılamış olmayacaksınız.
Bir çocuğun hayaline ortak olacaksınız.
Bir ailenin yükünü hafifleteceksiniz.
Bir sporcunun yolunu açacaksınız.
Amatör sporun yaşamasına katkıda bulunacaksınız.
Ve belki de yıllar sonra ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası bir kürsüde dalgalandıracak sporcunun hikâyesinde sizin de bir payınız olacak.
Unutmayalım:
Şampiyon kürsüde doğmaz.
Şampiyon, o kürsüye giden uzun ve zorlu yolda yetişir.
O YOLA SPONSOR OLUN.
Vahap Baran
Avrupa Birliği Gazetesi Spor Köşe Yazarı
ZİL ÇALIYOR, ÇOCUK SUSUYOR; MİNDERE ÇIKIYOR, KENDİNİ BULUYOR!
Naim Süleymanoğlu Gençlik Spor ve Yaşam Merkezi Hızla Yükseliyor
Bayrampaşa’nın temizlik filosuna 3 yeni araç
Sultangazi Yazı Akademisi’nden Yetişen Genç Şairler
Başakşehir’de Ortaokulda Bıçaklı Saldırı: 8 Öğrenci Yaralandı
Şener Üşümezsoy Yeni Deprem İçin Adres Verdi: Pamukkale Fayı’na Dikkat
Türkiye’nin 4 Bin Yıllık Dev Enerji Hazinesi İçin Düğmeye Basıldı
Fındık Piyasasına Sıkı Denetim: Ordu ve Giresun’da Müfettiş Görevlendirildi
Meteoroloji’den Gök Gürültülü Sağanak Yağış Uyarısı
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ile, İstanbul siyaseti, CHP’nin yeni yol haritası ve Türkiye gündemi üzerine özel röportaj
Mustafa Sandal’dan Hüseyin Baş’a; Seviyorum seni adam!
Muhtarlık seçim sonuçları! Mahalle muhtarınızı nasıl öğrenebilirsiniz? Muhtarlık sonuçları sorgulama
OZAN AHMET TAŞKIN BİZ GELİRİZ DEVLET BEYİM,
Deva Partisi Sarı kart Gösterdi
Kastamonulu Şevket Doğan
AÇIZ AÇ
Ekotom Hastanesi Başhekimi çirkin olaya cevap verdi işte videonun gerçeği
Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı
Vizyonerler Kulübü’nden Eğitime Anlamlı Destek: Sio Lounge’da “Yaza Veda” Kahvaltısı
Galata Kulesi’nin Tarihi Geçmişi
Naim Süleymanoğlu Gençlik Spor ve Yaşam Merkezi Hızla Yükseliyor
ELİT ÇAY EVİ
Pregnenolon (Pronehelon) Nedir? Unutkanlık Tedavisinde Rolü Var mı?
‘İstanbul’u Dinliyoruz’ Sultanbeyli’den başladı
Bayrampaşa’nın temizlik filosuna 3 yeni araç
EMA Forum 2026, Avrupa’nın Metropoliten Alan Yöneticilerini İstanbul’da Buluşturdu
Gaziosmanpaşa’da Metruk Binada Yangın Çıktı
Fatih’te kayıp bir tarihî eser aslına uygun olarak yeniden ihya edildi
Arnavutköy’de Sahte Paylaşım Yapan 2 Çocuk Gözaltına Alındı
Gözaltındaki Berna Laçin’in Savunması Ortaya Çıktı
Ressam Dr. Meryem Günana’nın “Sanatta Hiçliğin Şey’iyyet İmgesi: Keşişler ve Dervişler” Kitabı Yayımlandı
Gaziosmanpaşa’da Gazze ve Doğu Türkistan Yürüyüşü Düzenlendi
Bekir Bozdağ’ın Yeni Görevi Belli Oldu
Maltepe’de 7 Katlı Binada Çökme: Can Kaybı 2’ye Yükseldi
İbrahim Akın’dan Bayrampaşalılara açık davet: Komşularımızı dinliyoruz
Dolar ve Euro Kaç TL Oldu? İşte Güncel Fiyatlar
ABD 30 Yıllık Tahvil Faizi 24 Yılın Rekorunu Kırdı
SAKARYA’DA FİLİSTİN İÇİN 5 DİLDE TEK SES: ÖĞRENCİLER GAZZE İÇİN ATEŞKES ÇAĞRISI YAPTI
Mehmet Aydın’dan Bakan Ömer Bolat’a destek:“İtibar, manşetlerle değil, bir ömür sergilenen duruşla kazanılır”
OLİMPİYAT HALKALARINA UZANAN 25 YILLIK YOL: SAVATE
Eyüpsultan’da Başkan Vekilliği İçin Kulisler Hareketli
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.