İnce Isparta’da halka hitap etti
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Isparta'da düzenlenen mitingde halka hitap etti. Ekonomik duruma dikkat çeken İnce, "Erdoğan bir daha seçilirse dolar 8-10 lira olacak, ülke batacak" dedi. Erdoğan'ın 'Millet tamam derse çekiliriz' videosunu da izleten İnce, halka 'tamam mı?' diye sordu.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Isparta’da halkla bir araya geldi. Yoğun bir ilgiyle karşılaşan İnce konuşmasında, “Ben meydanları geziyorum. Aş, iş, eğitim diyorum, fabrikaların dumanı tütsün diyorum. O geliyor; ‘İmam hatipleri kapatacak’ diyor. Birazcık dürüst ol! Gelip bana ‘okulları yıkacak mısın?’ dedi, ben de ‘sarayı senin başına yıkacağım’ dedim. O sarayı kapatacağım diye anlıyor. Ben sarayı niye yıkayım, orayı öğrencilere vereceğim. Ben orada yıkmaktan ‘şatafatı’ kastediyorum. Meydanlar’da İnce diye diye İnce hastalığa tutulacak” dedi.
EKONOMİK DURUM
Ülkedeki ekonomik duruma da değinen İnce, “Merkez Bankası bugün iki defa politika faizini arttırdı. Yani kredi faizleri yüzde 25’e yükseldi. Bu ortamda kimse yatırım yapmaz. Merkez Bankası tarihinin en yüksek faizini verdi. Erdoğan bir daha seçilirse dolar 8-10 lira olacak, ülke batacak. Çünkü kavga etmediği kimse yok. Ben onunla kavga etmeyeceğim. O ne derse desin ben projelerimi anlatacağım” ifadelerini kullandı.
ÜNİVERSİTE VİDEOSUNU İZLETTİ
Erdoğan’ın geçtiğimiz mayıs ayında Isparta’daki konuşmasının videosunu izleten İnce, “Üniversiteyi biz yaptık diyor. Üniversite 92 yılında yapıldı. Sen o zaman Beyoğlu belediye başkanı bile seçilememiştin. Üniversiteyi Isparta’ya Demirel yaptı. Başka bir yalanını daha size göstereceğim. 4 Mayıs’ta aday olduğumda parti rozetini çıkardım. Herkesin cumhurbaşkanı olacağımı söyledim. Türk bayrağı taktım. Sayın Akşener, Karamollaoğlu, Demirtaş ve Erdoğan’ı ziyaret ettim. 500 TL de para yatırdım hesaplarına. Onların benim parama ihtiyacı yok tabi ama ortamın yumuşasın istedim. Bu ziyaret tamamlandı. Edirne’den döndüm Erdoğan’la görüştüm, Hakkari’ye geçtim. Orada 4 adayın da size selamı var dedim. Bu konuşmamdan sadece Demirtaş’ın olduğu bölümü almış. Buraya gelip ‘Demirtaş’ı ziyaret etmiş’ diyor. Birincisi ben mert adamım ve ziyaret ettim. 2- Senin gibi yalancı değilim. 3- Seni de ziyaret ettim. Sen neden sadece o bölümü çıkarıp montajlayarak insanları kandırıyorsun? Ben sana da geldim. Sana bile katlandım memleket için” dedi.
İnce, Erdoğan’ın ‘Millet tamam derse çekiliriz’ videosunu da izleterek, halka tamam mı diye sordu?
EMEKLİYE İKRAMİYE
Emekliye verilen ikramiyelerin de yetersiz olduğunu ifade eden İnce, “Biz emekliye Ramazan ve Kurban bayramlarında bir maaş ikramiye dedik, onlar ‘1000 TL’ dedi. Onu bile doğru dürüst verememişler. Ben seçildiğimde bunu asgari ücret üzerinden vereceğim. Bir köylü çocuğu olarak traktöre biniyorum, bisiklete biniyorum, zeybek oynuyorum. Doğal davranıyorum. Geçen gün demiş ki takmış kafasına kasketi, kasketi 3-5 liraya alırsın. Kasketi alırsın da, onun içindeki teri satın alamazsın” ifadelerini kullandı.
“ENGELLİ AİLELERE VERECEĞİM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni yaptırdığı yazlığa da değinen İnce, “Sen mahallede oynadığın cebinde harçlık olmadığı günleri çoktan unuttun. Sen saraylara alıştın. Ankara’daki yetmiyor, 5 tane de İstanbul'da var. Bir de şimdi yazlık saray yapıyor 300 odalı. Seçilirsem o yazlık sarayı engelli ailelerine vereceğim” dedi.
“KÖPRÜYÜ YAPMADAN SATTI”
Erdoğan’a köprü üzerinden eleştirilerini sürdüren İnce, “45 sene önce Demirel bir köprü yaptı. Bir köprü de Özal yaptı. Erdoğan ise köprüyü daha yapmadan sattı. Bana sen çıraksın köprü yapamazsın diyor. Ben de gözünü sevdiğim benimle laf ebeliğine girme seni perişan ederim dedim. Sen benimle laf yarışına girersen sana prompterdan yazıp verirler o da bozulur. AKP’liler, Ülkücüler, HDP’liler kardeşimdir. Saadet Partililer, İYİ Partililer kardeşimdir. Ben ’81 milyon kardeşimdir’ diyorum. Ben toplumu barıştırmak istiyorum sen kutuplaştırıyorsun. Bize Cumhuriyet şemsiyesi altında birleşmek yakışır. Biz işte bunu başaracağız” dedi.
DIŞ GÜÇLER ELEŞTİRİSİ
Erdoğan’ın dış güçlerle ilgili yaptığı iki farklı açıklamanın videosunu izleten İnce, “İşler kötü gitmeye başladı mı, dış güçler diyor. İşine geldiği gibi davranıyor. İşte bu klasik Erdoğan. Bir numarası daha var. Her zaman 4 parmağını kaldırıp gösteriyor. Artık ondan vazgeçmesi gerekiyor çünkü dolar 5 TL oldu. Şimdi onun dördünü açıklıyorum size; yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar ve yalanlar” dedi
Erdoğan Hatay’da konuştu ve yeni projelerini anlattı
Hatay'da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü Türkiye için Avrupa'da ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan tüm vatandaşları oy kullanmaya davet etti. Erdoğan ayrıca, millet bahçelerinin ardından 'Millet Kıraathanesi' açacaklarını da söyledi.
Erdoğan, partisinin Hatay İtfaiye Meydanı’nda düzenlenen mitinginde Hataylılara hitap etti.
Konuşmasına, “Akdeniz’in incisi, dayanışmanın şehri, kardeşliğin şehri, kültürün, turizmin, tarımın şehri Hatay… Seni kalpten selamlıyorum.” diyerek başlayan Erdoğan, şehrin medeniyetler bahçesi ve hoşgörü abidesi olduğunu söyledi.
Erdoğan, Hatay’ın, Türkiye’nin iftihar tablosu olduğunu belirterek “Ülkemizin Ortadoğu’ya açılan kapısı Hatay… Sizleri gönülden selamlıyorum. Türkmen’i, Kürt’ü, Arap’ıyla senin kardeşliğini selamlıyorum Hatay. Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’siyle senin hoşgörünü selamlıyorum Hatay. Kiliselerin, camilerin, havralarınla senin barış içinde yaşama kültürünü selamlıyorum Hatay. Mavi Marmara’da, 15 Temmuz’da, terörle mücadelede kanlarıyla destan yazan şehitlerini selamlıyorum Hatay…” ifadelerini kullandı.
Alandaki kalabalığa, 24 Haziran için hazır olup olmadıklarını soran Erdoğan, “Birilerine o dersi vermeye hazır mıyız? Bugün bizi muhabbetle bağrınıza bastığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Rabb’im hepimizi birlik ve beraberlik içinde idrak edeceğimiz daha nice ramazanlara kavuştursun diye dua ediyorum. Rabb’im bu ramazanda yine huzura, barışa ve güvene hasret bir şekilde geçirmek zorunda kalan Filistinli, Suriyeli, Iraklı kardeşlerimize yardım etsin diyorum.” diye konuştu.
“Buradan öyle bir haykıralım ki eli kanlı zalimlerin yüreği hoplasın. Şimdi bu meydandan öyle bir seslenelim ki mazlum gönüllere inşirah olsun. Hatay, irade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? 24 Haziran’da güçlü Meclis, hükümet ve Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?”
Erdoğan, ülkeye 1939 yılında katılan Hatay’ın, işgalin acısını ve bağımsızlığın kıymetini en iyi bilen şehirlerden olduğunu vurguladı.
Hataylıların yıllarca ana yurda bağlanmanın hasretini çektiğini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Sizler senelerce özgürlük mücadelesi verdiniz, zorluklar karşısında sabrettiniz, sebat ettiniz, hedefinizden bir milim dahi geri adm atmadınız. İşgalcilerin tehditlerine, şantajlara ve baskılara rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda her sabreden gibi zafer sancağını, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız.
Bu yüzden biz Hatay’a bakınca sadece Türkiye’nin ahengine şahitlik etmiyoruz, aynı zamanda hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi görüyoruz. Biz Hatay’a bakınca hoşgörü ve dayanışmayla beraber, vefayı, cesareti, sadakati ve vatan aşkını da görüyoruz.”
Erdoğan, Hatay’ın kendileri için baş tacı, gurur ve ilham kaynağı olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Hatay, bize üzerinde yaşamış nice nice gönül sultanının emanetidir. Hatay bize Gazi Mustafa Kemal’in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal, ‘Hatay benim namusumdur, Hatay’ı mutlaka alacağım’ diyerek son nefesine kadar Hatay’ın kurtuluşu, bağımsızlığı için mücadele etti. Her ne kadar Gazi’nin ömrü, o güzel vuslatı görmeye yetmese de Hatay 29 Haziran 1939 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Şu anda biz de Gazi gibi, ‘Hatay bizim namusumuzdur, muhakkak Hatay’ı ayağa kaldıracağız’ diyoruz.”
Bu konuda Hatay’ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştıklarını, çabaladıklarını ve hizmet ürettiklerini belirten Erdoğan, “Diğer partiler gibi bu şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadık. Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik… Hatay’da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa, ayrım yapmaksızın, hepsini bağrımıza bastık.” dedi.
Erdoğan, Hatay’ın kapısını seçim dönemlerinde çalan, Hataylıları yalnızca oy sandığı ufukta görününce hatırlayanlardan olmadıklarının altını çizdi.
Başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı döneminde şehre geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Hele hele Zeytin Dalı Operasyonu sebebiyle de iki kez Hatay’a geldim. Niye? Çünkü Afrin’i teröristlerden temizleme mücadelesinde ben, Hataylı kardeşlerimi yalnız bırakamazdım.” diye konuştu.
Erdoğan, alt ve üst yapısı, yolları, sokakları, turizmi, tarımı, sanayisiyle 16 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir Hatay inşa ettiklerini belirterek “16 yılda 27,5 katrilyon liralık yatırım yaptık. Biz laf üretmiyoruz, icraat üretiyoruz. Biz bir icraat kadrosuyuz.” değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, “Güçlü Türkiye için, Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan tüm vatandaşlarımızı oylarını kullanmaya davet ediyorum.” dedi.
“MİLLET KIRAATHANESİ KURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet kıraathaneleri kuracağız. Şimdi bunu tabii Bay İnce yanlış anlayabilir. Millet kıraathanesi deyince, iskambil oyunlarının oynandığı yer anlayabilir. Bay Muharrem, öyle değil, burası tamamen kitaplarla dayalı döşeli kütüphane ve içeride keki, çayı, kahvesi olacak ve burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek ve kitabını alıp okuyacak.” dedi.
Erdoğan, “Bay Muharrem, 24 Haziran’da sen bu seçimi kaybedersen ne yapacaksın onu söyle? Bırakıp gidecek misin onu söyle? Bay Kemal yapmadı, sen de onun talebesisin, senin yapacağına da biz güvenmiyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
“Bay Muharrem’in, Bay Kemal’in ağzından terörle mücadeleyi duydunuz mu? Zaten seçim bildirgelerinde de terörle mücadeleye yönelik bir şey bulamazsınız.”
Erdoğan, “CHP’nin genel başkanlık yarışını kaybetmiş şahıs, hiç yüzü kızarmadan ülkeyi yönetmeye talip oluyor. CHP delegelerinin genel başkanlık için bile yeterli görmediği bir şahsı ‘gel buraya Muharrem, gel bakalım Muharrem’ diyerek cumhurbaşkanlığına aday gösteriyor. Siyasi kariyerinde tek bir başarısı, tek bir becerisi, milletin faydasına tek bir dikili ağacı dahi olmayan birinden Türkiye’yi yönetmesini bekleyebilir miyiz?” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eli kanlı caniler için kullanmadığınız, kullanamadığınız ifadeleri Afrin’i terörden temizleyen kahramanlar için kullanıyorsunuz. Bu ne edep dışılıktır” dedi.
Meral Akşener Yalova’da seslendi: Seçilirsem ilk ziyaretimi 18 adalardan birine yapacağım
İYİ Parti Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener Yalova'da halka seslendi. Akşener, Ege Denizi'nde Yunanistan tarafından işgal edilen adaları hatırlatarak, "Yunanistan'a 18 adayı kaptırdın. Söyleyip duruyoruz çıt yok. İlk defa Yalova'dan Gökçedereli Makbule Akşener'in torununun eşi olarak sesleniyorum ilk kez... Cumhurbaşkanı seçilirsem ilk ziyaretimi o 18 adalardan birine yapacağım" diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, Kadıköy’deki programının ardından Yalova’ya geçti.
Akşener, Yalova’da on binlerce vatandaş tarafından ilgiyle karşılandı. Vatandaşların Akşener’i beklerken sık sık “Cumhurbaşkanı Meral Akşener” sloganı atmaları dikkatleri çekti. Yalovalılara hitap eden Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
Milletvekili seçiminde biz Millet İttifakı'nı kurduk. Öyle gösteriyor ki biz mecliste çoğunluğu alacağız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bizim adaylarımız var. Bir de Cumhur İttifakı var. 16 yıldır bu arkadaşlar iktidarda. 2008'e kadar eski hükümetin aldığı önlemleri uyguladılar. Sonra contayı yakmaya başladılar. Sanayi şehri, turizm şehri diyebilirdik Yalova için eskiden ama bugün maalesef öyle diyemiyoruz.
“GENÇLERİN İŞ BULMASI LAZIM”
Türkiye'de bir rejim değişikliği yapıldı. Bütün yetki tek adama verildi. Seçime giderken ben bazı sorular sormaya başladım, hepsi şaşırdı. Bir ülkenin kalkınması için gençlerin iş bulması lazım. Devlet eğer gencine iş bulamıyorsa onun ayıbıdır. O yüzden ‘biz gençlere iş bulana kadar 500 lira vereceğiz' diyoruz. Buna çok bozuldular ‘o parayı nereden bulacaksın' dediler. Sizin paranızla keyif çatan bakanlara, bakan çocuklarına ‘inin o arabadan aşağı' diyeceğim, para çıkacak. Yine söylüyorum YÖK'ü kapatacağım, TRT'yi satacağım. Dayanışma fonu kuracağız, borçları bir defaya mahsus ödeyeceğiz dedik. Ona da bozuldular. Bu kredi kartı mağdurlarının bir defaya mahsus parası yüzünden kavga çıktı. Bizim projelere karşı çılgın projeler çıkardılar. Soruyorum meşhur proje Kanal İstanbul 65 milyar dolara mal oluyor. Peki Türkiye'ye bu yapıldıktan sonra ne kadar gelir getirecek? Kimse bilmiyor. Bunun cevabını alana kadar her yerde konuşacağım.
“TİKA PARALARI NEREYE HARCADIĞI BELLİ OLMAYAN BİR KURUM”
Birden TİKA'yı getirdiler ortaya. Çünkü ben israfı keseceğim deyince hepsi bozuldu. Bana ithamlarda bulundular. Beni ‘cahil' ilan ettiler. Sayın Binali Yıldırım hopladı. Dedi ki ‘Bu… Bu… (bana böyle yapıyor) TİKA’yı kapatacakmış’. Ne kadar cahil olduğumu söyledi. Büyük muhterem sayın Erdoğan’da aynı şeyi söyledi. TİKA’nın öneminden bahsedip ne kadar cehalet içinde olduğumu söyledi. Şimdi TİKA deyince nedir bu diye baktık. TİKA, yılda 8 milyar dolar parayı nereye harcadığı belli olamayan bir kurum… Bunun 6,5 milyar doları maliyeden aktarılmış. Direk sizin verginiz. Haram zıkkımın ötesinde. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bunu bulmak bana nasip olacak inşallah. AFAD diye bir kurum var, orası daha büyük çiftlik. Yandaş çocukları hiçbir şey yapmadan buradan sadece maaş alıyor. Bu haram lokmaları kusturacağım!
457 milyar dolar borç aldılar. 70 milyar dolar özelleştirme yaptılar. 2 trilyon dolar 16 yılda hepimizden vergi topladılar. Buraya Yalova’ya bir fabrika yapıldı mı? Çiftçi tarlasına küstürülmekten vazgeçti mi? (Hayır sesleri) Peki bu 2 milyar dolar nereye gitti? Bunun hesabını sormak inşallah bize nasip olacak.
ÖTV artmış. Bütün köprülerden geçerken para öderken insanların ödediği paranın yanında siz geçmeyen insanların cebinden de para çıkıyor da ondan. Bunların bütün ihaleleri yandaş müteahhitler, şehir hastaneleri yandaş müteahhitler. Onun içinde emeklilerin hem muayene hem de ilaç katkı payları gittikçe artıyor.
“CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİĞİMDE İLK ZİYARETİMİ 18 ADALARDAN BİRİNE YAPACAĞIM”
Kıbrıs’ı sorup duruyorum. Kardeşim ikide bir İngiltere’ye gidip duruyorsun. Sattın mı? Satmadın mı? Elbette bu satışa engel olacağız. Çünkü Kıbrıs bizim için yavru vatan değil kalbimizdir… kalbimiz. 18 adayı kaptırdın. Söyleyip duruyoruz çıt yok. İlk defa Yalova’dan Gökçedereli Makbule Akşener’in torununun eşi olarak sesleniyorum ilk kez… Cumhurbaşkanı seçilirsem ilk ziyaretimi o 18 adalardan birine yapacağım.
“BİR AĞAÇ İÇİN BİNANIN YERİNİ KAYDIRAN ATATÜRK; DİĞER TARAFTA 50 BİNE YAKIN AĞAÇ KESEN ERDOĞAN”
Bu ülkede demokrasi bırakmadın. Tabiatın, çevrenin, doğanın içine tükürdün. Şimdi burada Atatürk’ün Köşkü var. Bir tane ağaç kesilecek diye köşkün yerine değiştirdi Atatürk, diğer yanda Okluk’ta rahmetli Özal’ın 3 oda bir salon Cumhurbaşkanlarına ait o küçücük binası yıkıldı. Rahmetli Özal ve Demirel’e yeten o bina yıkıldı. 50 bine yakın ağaç kesildi. Bu nasıl bir göz doymamasıdır. Bu kadar yolsuzluk hangi psikolojinin hangi dramaların eseridir. Günahtır… Günahtır… Bir ağaç için binanın yerini kaydıran Atatürk, diğer tarafta 50 bine yakın ağaç kesen Erdoğan.
İYİ Parti’nin kuruluşu herkese iyi geldi. İnşallah Cumhurbaşkanlığını almak suretiyle en kısa zamanda tekrar hukukun üstünlüğü, adaletin tesisi, demokrasinin tam anlamda uygulanması için iyileştirilmiş parti sistemini yeniden ülkenin gündemine getireceğiz.
AKP’li Ünal: Adile Naşit’in ninni söylediği Türkiye bizim için kabustu
AKP Sözcüsü Ünal, muhalefetin seçmene eski Türkiye vaat ettiğini öne sürdü. AKP Sözcüsü, "Diyorlar ki 'Biz tekrardan eski Türkiye'yi getireceğiz'. Hangi Türkiye? 'Adile Naşit'in ninni okuduğu Türkiye çok güzel bir Türkiye'ydi.' Valla o Türkiye sizin için çok güzel bir Türkiye olabilir ama o Türkiye bizim için tam bir kâbustu" dedi.
Mahir Ünal, Kahramanmaraş’ta vergi müfettişleriyle sahurda bir araya geldi.
Programda konuşan Ünal, muhalefetin eski Türkiye’yi vadettiğini söyledi. Ünal, eski Türkiye’yi kâbus diye niteleyerek şöyle konuştu:
“Bu adamlar bize eski Türkiye’yi vadediyor. Diyorlar ki ‘Biz tekrardan eski Türkiye’yi getireceğiz’. Hangi Türkiye? ‘Adile Naşit’in ninni okuduğu Türkiye çok güzel bir Türkiye’ydi.’ Valla o Türkiye sizin için çok güzel bir Türkiye olabilir ama o Türkiye bizim için tam bir kâbustu. Başörtülü annelerin asker evlatlarının yemin törenine katılamadığı bir Türkiye’ydi. Parası olmayanların hastane kapılarında olduğu bir Türkiye’ydi. Çaresizliğin, yokluğun, pirincin, çayın, yağın karaborsada, dükkanların tezgah altlarında satıldığı bir Türkiye’ydi. Yani sizin için bu Türkiye keyifli ve güzel olabilir de o Türkiye bizim için hiç de öyle keyifli değildi. Biz Ferdi Tayfur dinlerdik, Orhan Gencebay dinlerdik. Niye? Çünkü acılarımız vardı. Arabesk niye vardı? Çünkü bizim çok acılarımız vardı. Bir ara hatırlıyor musunuz devlet ‘acısız arabesk’ diye Hakkı Bulut’a bir şey yaptırmaya kalkıştı. Eğer toplumda acı varsa, müziği o acı şekillendirir. Bugün niye arabesk yok? Bugün diyoruz ki ‘pop müzik’. Pop müzik var, çünkü artık acıyı karşılık hale getirecek bir müzik türü kalmadı. Hatta o yılların filmlerine bakın. O yılların filmleri nasıl filmlerdi? İşte minibüsçülerin, kamyoncuların ya da fakir oğlan zengin kız, zengin kız fakir oğlan. Ama bugünkü dizilere, filmlere bakın, bugün dizilerde, filmlerde öyle acılar yok.”
’16 YIL BOYUNCA TAVAF YAPIP ŞEYTAN TAŞLAYARAK BÜYÜK BİR DİRİLİŞ GERÇEKLEŞTİRDİK’
16 yıl boyunca hem tavaf yapıp hem de şeytan taşlarken büyük bir diriliş gerçekleştirdiklerini kaydeden Ünal, 24 Haziran’da da büyük bir şahlanış ve direniş gerçekleştireceklerini söyledi.
Ünal, “Ama bakıyorsunuz içeride birileri sistematik olarak Türkiye’nin kültürüyle, Türkiye’nin mesela savunma sanayindeki gelişimiyle alay ediyorlar, bilinçli olarak oraya saldırıyorlar. Nereye saldırırlarsa saldırsınlar artık bu millet gözünü açtı, uyandı, her şeyin farkında. Şimdi kalkmış diyorlar ki ‘Kandil’de ne işimiz var?’ ‘Seçime 16 gün kala Kandil’e operasyon mu yapılır?’ diyor. Adamın Kandil’e operasyonun Mart ayında başladığından haberi yok. Biz Zeytin Dalı’nı bitirir bitirmez nereye geçtik hemen, Irak’a geçtik. ‘Kimin ağzıyla konuşuyor?’ diye bakıyorsun, vallahi bizim ağzımızla konuşmadıkları kesin. Yani bu milletin durduğu pozisyondan konuşmadıkları kesin” dedi.