Noel ve yeni yıl tatili sonrasında dün bir araya gelen jüri, Hakan Atilla konusunda görüştü. Jüri, kara para aklama suçu haricinde 5 suçtan suçlu buldu. Kararın ardından davayı açan New York Güney Bölge Federal Savcılığı' dan yapılan açıklamada, “İran’a yönelik yaptırımları delerseniz, Atilla gibi sonuçlarına katlanırsınız” mesajı verildi. Atilla’nın avukatı Victor Rocco ise temyize gideceklerini ifade etti. Öte yandan davanın hakimi Berman, 11 Nisan'da hem Hakan Atilla’nın yatacağı hapis cezasını, hem de “itirafçı” olan Reza Zarrab’ın hapiste geçirecekleri süreyi, yapılacak tek bir duruşma ile resmen açıklayacak.
New York'ta “Zarrab davası” olarak başlayan, ancak Reza Zarrab'ın itirafçı olmasıyla “ABD hükümeti Mehmet Hakan Atilla'ya karşı” davasına evrilen duruşmalarda jüri son kararını verdi.
Halkbank eski Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla, kendisine isnat edilen 6 suçtan beşinden “suçlu” bulundu. ceza üst sınırının toplamda 75 yıl olduğu bu suçlarda, Atilla'nın kaç yıl hapis yatacağına ise davanın Hakimi Richard Berman karar verecek.
BERMAN KARARINI 11 NİSAN’DA AÇIKLAYACAK
Berman, 11 Nisan’da hem Hakan Atilla'nın yatacağı hapis cezasını, hem de “itirafçı” olan Reza Zarrab'ın hapiste geçirecekleri süreyi, yapılacak tek bir duruşma ile resmen açıklayacak. Sadece Atilla değil, Reza Zarrab da hapis cezası alacak.
Zarrab'ın “suçlu” olduğunu kabul ettiği toplamda 7 suçu bulunuyor. Ve bu 7 suçun ceza üst sınırı 130 yıl. Hakim Berman, Zarrab'ın bu 130 yıllık cezanın ne kadarını yatacağına karar verecek.
6 SUÇLA YARGILANDI, 5'İNDE “SUÇLU” BULUNDU”
Mart 2016'da New York'ta tutuklanan Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 27Kasım'da başlayan ve dört hafta süren davada 6 ayrı suçla yargılanıyordu. Jüri, bu altı suçtan 5'i hakkında Mehmet Hakan Atilla'yı “suçlu” buldu. Jürinin kararının ayrıntıları şöyle;
JÜRİNİN ATİLLA'YI “SUÇLU” BULDUĞU İSNATLAR
1- Örgütlü şekilde ABD hükümetini (özel olarak ABD Hazine Bakanlığını) yanıltmak, dolandırmak (bu konudaki talimatlarda, İran’a yönelik yaptırımlar ve bunları denetlemenin, ABD hükümet organlarının ‘meşru faaliyeti’ olduğu özellikle vurgulandı)- – suç defalarca işlendiği için cezasının üst sınırı 20 yıl
2- Örgütlü şekilde ABD’nin İran’a yaptırımlarını içeren IEEPA yasa, kural ve yönetmeleriklerini ihlal etmek -20 yıl
3-Amerikan finansal kurumlarını dolandırmak – (HSBC, Deutschebank, JP Morgan, Trust Company America, Bank of America, CityBank, Wells Fargo)- 25 yıl
4- Örgütlü şekilde Amerikan finansal kurumlarını dolandırmak- 5 yıl
5- Örgütlü şekilde kara para aklamak- 5 yıl
JÜRİNİN ATİLLA'YI “SUÇSUZ” BULDUĞU İSNAT
Kara para aklamak – Atilla'nın suçsuz bulunduğu bu suçun cezasının üst sınırı ise 20 yıldı.
TEMYİZE GİDEBİLİR
Atilla, jürinin bu kararının ardından Hakim Richard Berman'ın kendisine kaç yıl hapis cezası belirleyeceğini bekleyecek. Ardından Atilla'nın kararı temyiz için federal üst mahkemeye gitme hakkı bulunuyor.
Atilla'nın avukatları duruşmalar sırasında eğer müvekkilleri hakkında tek bir suçtan bile olsa “suçlu” kararı çıkması halinde, üst mahkemeye gideceklerini sohbetlerde söylüyorlardı. ABD'de üst mahkeme kararları açık duruşma şeklinde değil, dosya üzerinden veriliyor.
Temyiz sürecinin ise, resmi başvurunun yapılmasının ardından bir ila iki yıl sürebileceği ifade ediliyor.
İŞBİRLİĞİ YAPAR MI?
ABD Yasaları uyarınca, sadece sanık ya da tutuklu sanıkların değil, hüküm giymiş kişilerin de “itirafçı olma” hakkı bulunuyor.
Teorik olarak Atilla'nın önünde Savcılık ile işbirliği yapma imkanı hala var. Ancak öncelikle bu işbirliğini Atilla'nın istemesi, Savcılığın da Atilla'nın vereceği bilgileri “ceza indirimi için yeterli” bulması gerekiyor. Eğer işbirliği süreci gerçekleşirse, Atilla'ya verilmiş olan hapis cezasından indirim yapılabiliyor.
SAVCI KARARDAN SONRA AÇIKLAMA YAPTI
New York'taki davada Jürinin Mehmet Hakan Atilla'yı kendisine isnat edilen 6 suçtan 5'inden “suçlu” bulmasının ardından, davayı açan New York Güney Bölge Federal Savcılığı da açıklama yaptı. Açıklamada, “İran'a yönelik yaptırımları delerseniz, Atilla gibi sonuçlarına katlanırsınız” mesajı verildi.
Dava, Trump'ın görevden aldığı Savcı Prett Bharara tarafından açılmıştı. Bharara'nın ayrılmasından sonra davayı yardımcısı, New York Güney Bölge Savcı Vekili Joon Kim yürütüyordu.
Zarrab davasını açan New York Savcılığının FETÖ’cülerle ilişkisi
ABD’deki Reza Zarrab davasından çıkan kararın ardından New York Güney Bölge Federal Savcı Vekili Joon Kim açıklama yaptı. Peki, “İran’a yönelik yaptırımları delerseniz, Atilla gibi sonuçlarına katlanırsınız” diyerek tehditlerini sürdüren bu savcı kim? New York Güney Bölge Federal Savcılığı’nın 17-25 Aralık operasyonlarını yapan FETÖ’cü Emniyet Müdürleri ve “Casusluktan” tutuklanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu irtibat görevlisi Metin Topuz ile nasıl bir ilişkisi var? Bu sorunun yanıtı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17-25 Aralık operasyonlarını yürüten FETÖ’cülerle ilgili başlattığı soruşturmada yer alıyor.
ABD'deki dava devam ederken Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Fleming, “Yargılama dosyasına sunulan belge ve delillerin çalıntı, sahte içerikli ve kaynağı belli olmayacak nitelikte olduğunu” söyledi.
BHARARA VE KİM HAKKINDA SORUŞTURMA
Bu ifadelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti ve 18 Kasım'da bahsi geçen verilerin kim tarafından ne şekilde elde edildiği ve mahiyetinin ne olduğu konusunu araştırdığını açıkladı. Başsavcılık bu kapsamda da “uluslararası hukuka, iç hukukumuza açıkça aykırı olan bu eylemler nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca” eski New York Güney Bölgesi Savcısı Preet Bharara, savcı Joon Kim hakkında soruşturma başlattı.
ARDINDAN ABD'Lİ SAVCILARIN FETÖ'CÜLERLE İLİŞKİSİ ORTAYA ÇIKTI
Bu soruşturma öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘casusluk’ suçlamasıyla tutuklanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu irtibat görevlisi Metin Topuz'un, 17-25 Aralık operasyonlarını yapan FETÖ'cü polis şefleriyle irtibatına ulaştı. Başsavcılık soruşturmada önce Topuz'un 17-25 Aralık operasyonlarından bir ay önce İstanbul Emniyeti Mali Şube'ye giderek FETÖ'cü Yakup Saygılı ile görüştüğünü saptadı. Araştırmasını bu yönde ilerleten Başsavcılık Topuz'un yeniden ifadesini aldı. İşte bu ifade de FETÖ'cü polis şeflerinin Zarrab davasını açan New York Güney Bölge Federal Savcılığı ile yakın temasını ortaya çıktı.
Metin Topuz’un Emniyet’te kaydedillen görüntüleri ortaya çıkmıştı.
FETÖ'CÜLERİN ADB'Lİ SAVCILARLA GÖRÜŞMESİNİ TÜRKİYE SÖZCÜ'DEN ÖĞRENDİ
Topuz verdiği ifadede, 2012 yılında FETÖ'cü polis şefleri Yakup Saygılı, Yasin Topçu ve 17-25 Aralık dinlemelerini yapan büronun amiri İbrahim Şener ile birlikte New York Güney Bölge Savcılığına gittiklerini anlattı. Bu ifadeleri Türkiye ilk kez SÖZCÜ'nün haberiyle öğrendi.
METİN TOPUZ İFADESİNDE ANLATMIŞTI
Metin Topuz ifadesinde özetle şunları söyledi: “İstanbul'dan ABD Adalet Bakanlığı Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) görevlisi James L., Yakup Saygılı, Yasin Topçu, İbrahim Şener ile birlikte Amerika'ya gittik.
“NEW YORK GÜNEY BÖLGE SAVCILIĞINA GİTTİK”
24 Eylül 2012'de önce Washington Savcılığı'nda Bölge Savcısı Daniel Grooms ile görüştük. 25 Eylül 2012'de Washington'daki DEA Genel Müdürlüğü'nde Finansal Suçlar Bölüm Başkanı Brian MCKnight, Koordinatör Mark Snyder diğer Koordinatör Margaret Williams ve Michael Barbuti ile görüştük. Sonrasında 27 Eylül'de heyet olarak New York Güney Bölge Savcılığına gittik. Burada savcı Micheal Ferrara ile görüştükten sonra 28 Eylül'de DEA'nın New York bürosunda Finansal Suçlar Bürosundaki Grup Şefi William Callaham ile görüşme yaptık. Bu ziyaretlerde bilgi alışverişi değilde bilgi paylaşımı şeklindeydi. Doğrudan devam eden soruşturma ve tahkikatlara ilişkin bilgi paylaşımı şeklindeydi.”