DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ÇEYREK ALTIN

7.021,00%0,34

TAM ALTIN

28.001,00%0,34

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

BİTCOİN

4782277฿%1.63469

a


Bir zamanlar rüşvet, sadece hukukun değil, vicdanın da mahkûm ettiği bir suçtu. Rüşvet veren de alan da toplum içinde başını eğmek zorunda kalırdı. Bu davranış, utançla anılır; yapanlar “melun” olarak nitelendirilirdi.


Bugün ise sanki bambaşka bir iklimde yaşıyoruz. Rüşvet iddiaları gündeme geliyor, soruşturmalar açılıyor, haberler peş peşe sıralanıyor. Fakat en dikkat çekici olan, toplumun bir kesiminde bu durumun sıradanlaşmış olmasıdır. Öyle ki, kimi zaman veren de memnun, alan da memnun görüntüsü ortaya çıkıyor. Asıl kaygı verici olan ise, bu tabloya eşlik eden utanma duygusunun giderek zayıflamasıdır.


Bir toplumda yanlışlar normalleşmeye başladığında, en büyük kayıp sadece hukuk düzeni olmaz; vicdan da yara alır. Çünkü rüşvet, sadece iki kişi arasında gerçekleşen gizli bir alışveriş değildir. O, hak edenin hakkını gasp eden, adalete olan güveni sarsan ve toplumun geleceğini ipotek altına alan bir yozlaşmadır.


“Melun” ile “memnun” arasındaki tek fark birkaç harf gibi görünse de, aslında aralarında bir toplumun ahlaki pusulası kadar büyük bir mesafe vardır. Eğer bu mesafeyi koruyamazsak, kaybedeceğimiz şey sadece kurallar değil; güven, adalet ve ortak vicdan olacaktır.

Kıymet TAYLAN

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Mezuniyet mi, Gösteriş Yarışı mı?

Kozanhan İnşaat

HIZLI YORUM YAP

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Yeni Slow Radyo