RENKLERİ KİRLETME LGBT!
Allah tarafından aramızdan bazı insanlara verilmiş olan duygu, organ ve imtihanlara karşı değilim.
Hormon bozukluğundan meydana gelen bir hastalığı, ne kınayacak ne de reddedecek kadar cesur da değilim.
Çünkü; mensubu olduğumuz İslam dini; saygı, hoşgörü, merhamet ve iyiliği emreder.
REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ, OLMAZ DEDİLER; AHLAKSIZLIĞA DEVAM ETTİLER!
Kabe fotoğrafı, LGBT bayrağı ile renklendirilerek yabancı bir siteden medyaya yayıldı. Almanya'nın Kassel şehrinde balondan süslenmiş bir Kabe fotoğrafı paylaşıldı.
Asıl cüretkar slogana bakın "Kabe'yi ve Kuran'ı, Hazreti İbrahimle İslamı LGBT'ye reforme etmek istiyoruz."
Sapkınlığın, iğrençliğin, saygısızlığın başka bir dili yok.
Dün LGBT'ye destek verip özgürlük isteyen sanatçılarımız, bugün kalkıp bunu kınayamaz.
Anlaşamadığımız konu: Zararı olan hiç bir davranışın hak talebi olamaz. Zaten ölçüsüz davranışın, özgürlüğe ihtiyacı yoktur. Çünkü; ölçüsüzlüğün sınırı yok. Bir de kalkıp hak ve özgürlük talebinin diretilmesi abesle iştigal ediyor.
LGBT bireylerinin estetik yaptırdıkları, çok zengin oldukları, kadın veya erkek fıtratına uymayan davranışları sergilemeleri dışında aklınıza gelen özellikleri var mı?
Özgürlük isterken geleceğimizi yok etmek istiyorlar.
Psikolojik, sosyolojik geçişlerin keskin olduğu dönemde gençlerimize, geleceğimize kötü bir izlenimdir LGBT.
Evlatlarımıza üstünü giyerken kapısını kapatması, mahrem yerlerini örtmesi gerektiğini öğretiriz hatta bebekken aniden çıkarıp attığı bezini, "Ayıp hemen kapatalım." cümlesiyle anlatan milletin bugün yolda iki erkek veya iki kadının sokağın ortasında öpüşmesine özgürlük istemesi, fıtratı kusturur.
Bugün Lut peygamberin kavminin Lgbt olaylarından ötürü imtihan olunup helak edildiğini anlatmayacağım. Lut kavminin torunlarıyız deyip Türkiye sokaklarında gezildiği günleri biliyoruz ama milletimizin değerleri sapkınlığına elverişli değil.
Geçen el ele gezip, kelimelerin ve cümlelerin sonunu uzatan, aşko yaaaaa diye kahkaha atan iki genç gördüm. Bunun yanı sıra bir tanesi adeta kalça şovu yaparak yürüyordu. Anormaldi, idrak edemedim. O gün kızımla yolda yürüyor olsaydım nasıl bir açıklama yapacağımı bilemedim. Çünkü; kadınlar için çok büyük aşağılama bu tip davranışlar.
Sosyal medya platformları, bu duruma çok geniş bir zemin hazırlıyorlar. En azından kendi vatanımızda, evlerimizde, sahnelerimizde bu durumun popüleritesini arttıracak reklamlar yapmayalım.
Çünkü; öyle bir hayat yok. Gerçekten hormonal olarak bu duruma maruz kalıp mücadele eden insanlara da haksızlık.
Hormonel kısmına, tedavisine, mücadelesine, sonucuna saygı duyduğum bu durumun popüleritesini reddediyorum.
Payitaht Abdulhamid dizisinde şöyle bir sahneye denk geldim.
Bir çocuk, koşarken yabancı bir adama çarpıyor. Adam, çocuğu düşmesin diye tebessümle tutuyor: "Nereye gidiyorsun böyle?"
Çocuk da ezan okunuyor camiye gidiyorum deyip koşuyor. Yahudi arkadaşına dönerek şu cümleyi kuruyor:
"Koşarak camiye giden çocukları olan bir milleti, ancak inancından vazgeçirirsek yok ederiz."
LGBT, tercih olarak görülmeye devam ediliyorsa son gelinen durumda aşikardır ki; LGBT, ahlaksızlıktır.