DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280€% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ÇEYREK ALTIN

7.021,00%0,34

TAM ALTIN

28.001,00%0,34

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

BİTCOİN

4782277฿%1.63469

a

Yerel Gazetelerin Ne Zaman Farkına Varacaksınız?

Yerel gazeteler bir toplumun hafızasıdır, vicdanıdır, yol göstericisidir. Peki, bu hafızayı kaybettiğimizde neyin farkına varacağız?

Yerel basın, bir şehrin yalnızca haber kaynağı değil, aynı zamanda geçmişiyle geleceği arasındaki köprüsüdür. Mahallesinde yaşanan bir sorunu, esnafın derdini, vatandaşın talebini, kentin kültürünü ve değerlerini kamuoyuna taşıyan en önemli unsurlardan biridir. Ancak bugün yerel basın, belki de tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor.

Sosyal medyanın hızla yaygınlaşması, dijital platformların geleneksel haberciliğin önüne geçmesi ve ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte yerel gazeteler birer birer ayakta kalma mücadelesi veriyor. Ne yazık ki bu mücadeleyi gören, duyan ve çözüm üretmek için harekete geçenlerin sayısı oldukça az.

Yerel gazeteler sessiz sedasız kapanıyor. Peki, kimsenin sesi neden çıkmıyor?

Bir gazete kapandığında yalnızca bir işletme kepenk indirmiyor. O kentte yıllardır tutulan kayıtlar, verilen emekler, tanıklık edilen olaylar ve gelecek kuşaklara aktarılacak yerel hafıza da büyük bir yara alıyor. Bir zamanlar manşetlerinde kentin sorunlarını taşıyan gazeteler sustuğunda, vatandaşın sesini duyurabileceği önemli bir mecra da ortadan kalkıyor.

Üstelik yerel gazeteler çoğu zaman büyük sermaye gruplarının, holdinglerin ya da güçlü yatırımcıların arkasında olmadığı için kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışıyor. Artan baskı, kâğıt, personel ve işletme giderleri karşısında mücadele eden yerel yayıncılar, çoğu zaman yalnız bırakılıyor. Kamu kurumlarından, özel sektörden ve yerel dinamiklerden beklenen destek ise ne yazık ki her zaman karşılık bulmuyor.

Peki, yerel basın bu kadar yalnız mı bırakılmalı?

Basın İlan Kurumu’nun sorumluluğu da bu tartışmanın önemli bir parçasıdır.

Yerel gazeteler açısından kamu ilan ve reklam gelirlerine erişim, ekonomik sürdürülebilirlik bakımından büyük önem taşıyor. Elbette bu alandaki desteklerin belirli mevzuat ve ölçütlere bağlı olması anlaşılabilir. Ancak asıl sorulması gereken şudur: Yerel basının yaşamasını sağlayacak, küçük ve bağımsız yayıncıların da adil koşullarda varlığını sürdürebilmesine imkân tanıyacak bir destek anlayışı yeterince güçlü mü?

Kamu ilanlarından yararlanma koşulları, desteklerin dağılımı ve yerel gazetelerin ekonomik sürdürülebilirliği daha fazla tartışılmalı; küçük şehirlerde, ilçelerde ve beldelerde yayın yapan gazetelerin sorunları da karar alma süreçlerinde dikkate alınmalıdır.

Çünkü yerel basını yalnızca kendi gelirleriyle ayakta kalmaya zorlamak, toplumun haber alma hakkı açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.

Yerel yönetimler, kamu kurumları, ticaret odaları, esnaf kuruluşları ve özel sektör de bu konuda sorumluluk üstlenmelidir. Elbette destek, gazetelerin bağımsızlığını zedelememeli; haber içeriklerine müdahalenin ya da yayın politikalarını yönlendirme girişimlerinin aracı hâline gelmemelidir. İhtiyaç duyulan şey, bağımsız gazeteciliği koruyan, şeffaf ve adil bir destek mekanizmasıdır.

Unutulmamalıdır ki yerel basın yalnızca gazete sahiplerinin ya da gazetecilerin meselesi değildir. Bu, doğrudan doğruya toplumun meselesidir.

Bugün kapanan bir yerel gazetenin ardından kimse ses çıkarmayabilir. Belki o gün bunun eksikliği fazla hissedilmez. Ancak yarın bir mahallenin sorunu gündeme taşınmadığında, bir ilçenin sesi duyulmadığında ya da kentin hafızası kaybolduğunda, o boşluğun ne kadar büyük olduğu anlaşılacaktır.

Yerel gazeteler yaşamalı ki şehirler kendi hikâyelerini anlatabilsin.

Şimdi sormak gerekiyor: Yerel gazetelerin ne zaman farkına varacaksınız? Kaç gazete daha kapanmalı? Kaç gazeteci daha mesleğinden uzaklaşmalı? Kaç kentin sesi daha duyulmaz hâle gelmeli?

Yerel basının çöküşünü seyretmek yerine onu yaşatmanın yollarını aramak zorundayız. Çünkü bir toplum kendi hafızasına sahip çıkmazsa, yarın geçmişini hatırlamakta da güçlük çeker.

Bugün yerel basına sahip çıkma zamanıdır. Yarın çok geç olabilir.

Kıymet TAYLAN
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

OKULLARDA ŞİDDETE KARŞI EN GÜÇLÜ KALKAN: SPOR!

Kozanhan İnşaat

HIZLI YORUM YAP

HIZLI YORUM YAP

Yeni Slow Radyo