40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782277฿%1.63469
Çocuklarımızın geleceğini korumak için yalnızca güvenlik önlemleri değil; eğitim, sevgi, disiplin ve spor da şart!
Vahap BARAN | Avrupa Birliği Gazetesi – Köşe Yazısı
Bir zamanlar okul kapılarında çocuklarının başarı haberlerini bekleyen anne babalar, bugün aynı kapılarda çocuklarının güvenliğinden endişe eder hâle geldi.
Okullarda yaşanan kavgalar, akran zorbalığı, bıçaklı ve silahlı saldırılar, yalnızca eğitim camiasını değil, toplumun bütün kesimlerini derinden düşündürüyor.
Çünkü mesele artık sadece bir öğrencinin başka bir öğrenciyle tartışması değildir.
Mesele, çocuklarımızın güvenliği, toplumumuzun geleceği ve yetiştirdiğimiz nesillerin hangi değerlerle büyüdüğüdür.
Her şiddet olayının ardından aynı sorular gündeme geliyor:
Okullarımız yeterince güvenli mi? Çocuklarımız neden öfkelerini kontrol etmekte zorlanıyor? Aileler, öğretmenler ve yöneticiler bu sorun karşısında neler yapabilir?
Peki, bütün bu soruların arasında yeterince konuşmadığımız bir başka konu yok mu?

SPORUN ÇOCUKLARIMIZIN HAYATINDAKİ YERİ NEREDE?
ŞİDDETİN KARŞISINDA SADECE GÜVENLİK DEĞİL, EĞİTİM DE OLMALI!
Elbette okullarımızın güvenliği sağlanmalıdır. Gerekli tedbirler alınmalı, riskler önceden belirlenmeli, rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli ve çocuklarımızın kendilerini güvende hissedecekleri eğitim ortamları oluşturulmalıdır.
Ancak şu gerçeği de görmeliyiz:
Bir çocuğun elindeki tehlikeli nesneyi almak güvenlik önlemidir. O çocuğa öfkesini yönetmeyi öğretmek ise eğitimdir.
Biz yalnızca olaylar yaşandıktan sonra müdahale eden değil, olayların yaşanmasını önlemek için çalışan bir anlayış geliştirmeliyiz.
İşte spor, bu noktada önemli bir eğitim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çünkü spor yalnızca koşmak, zıplamak, yumruk atmak, tekme atmak veya madalya kazanmak değildir.
Spor; kurallara uymayı, rakibine saygı göstermeyi, kaybettiğinde kendini kontrol etmeyi, kazandığında alçakgönüllü olmayı öğrenmektir.
Gerçek sporcu, yalnızca gücünü kullanmayı bilen değil, o gücü ne zaman kullanmaması gerektiğini de bilen insandır.
BİR ÇOCUK ÖFKESİNİ YÖNETMEYİ, DİĞERİ KORKULARINI YENMEYİ ÖĞRENİR
Yıllardır sporun içerisinde bulunan bir antrenör olarak farklı karakterlere sahip yüzlerce çocukla çalışma imkânım oldu.
Kimi çocuk son derece hareketli, sabırsız ve hırçındır. Kimi çocuk ise çekingen, sessiz ve özgüven konusunda desteğe ihtiyaç duyar.
İşte doğru bir spor eğitiminin değeri burada ortaya çıkar.
Hareketli bir çocuk, enerjisini kuralları olan bir faaliyet içerisinde değerlendirmeyi öğrenebilir.
Öfkesini kontrol etmekte zorlanan bir çocuk, müsabaka sırasında sakin kalmanın ve kararlarını düşünerek vermenin önemini kavrayabilir.
Çekingen bir çocuk ise zamanla kendisini ifade etmeyi, arkadaşlarıyla iletişim kurmayı ve başarabileceğine inanmayı öğrenebilir.
Bir sporcu müsabakayı kaybettiğinde rakibine saldırmak yerine elini sıkabiliyorsa, orada yalnızca sportif değil, insani bir kazanım da vardır.
Bir sporcu kendisinden daha güçlü bir rakiple karşılaştığında korkularını yönetebiliyorsa, orada özgüven gelişmektedir.
Sporun asıl başarısı yalnızca kazanılan madalyalarda değil, çocukların karakterinde oluşturduğu olumlu değişimlerde aranmalıdır.
Ancak unutulmamalıdır ki bu kazanımlar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Sporun hangi ortamda, hangi anlayışla ve nasıl bir eğitimle verildiği son derece önemlidir.
EKRANLARIN KARŞISINDA BÜYÜYEN ÇOCUKLARIMIZI UNUTMAYALIM!
Günümüzde çocuklarımızın önemli bir bölümü televizyon, telefon, tablet ve bilgisayarlarla iç içe büyüyor.
Dijital dünyanın eğitim, iletişim ve gelişim açısından önemli imkânlar sunduğu tartışılmaz.
Ancak yaşlarına uygun olmayan şiddet içerikleriyle kontrolsüz biçimde karşılaşmaları, ailelerin ve eğitimcilerin dikkat etmesi gereken konulardan biridir.
Elbette her bilgisayar oyunu oynayan çocuk şiddete yönelmez. Böyle bir genelleme doğru değildir.
Fakat çocukların gerçek yaşamla sanal dünya arasındaki farkı kavramaları, sağlıklı arkadaşlıklar kurmaları ve sosyal becerilerini geliştirmeleri için gerçek hayatta da güçlü deneyimlere ihtiyaçları vardır.
Çocuklarımızın yalnızca ekran başında vakit geçirmesini değil; spor sahalarında arkadaşlık kurmasını, takım olmasını, mücadele etmesini ve paylaşmayı öğrenmesini de teşvik etmeliyiz.
Çünkü spor salonunda öğrenilen bir kural, bazen hayatın başka alanlarında da yol gösterici olabilir.

ANTRENÖRLER SADECE ŞAMPİYON DEĞİL, İNSAN YETİŞTİRİR!
Burada spor camiasına da önemli sorumluluklar düşmektedir.
Bir antrenörün görevi yalnızca teknik öğretmek, sporcuya müsabaka kazandırmak veya madalya sayısını artırmak değildir.
Antrenör aynı zamanda davranışlarıyla örnek olan bir eğitimcidir.
Sporcusuna rakibine saygı göstermeyi öğretmeyen, kaybettiğinde onu aşağılayan, başarı uğruna her türlü davranışı normalleştiren bir anlayışın çocukların gelişimine olumlu katkı sağlaması beklenemez.
Özellikle mücadele sporlarında bu sorumluluk daha da belirgindir.
Tekvando, karate, judo, kick boks, güreş ve diğer mücadele branşlarında öğrenilen tekniklerin amacı, çocuklara sokakta kavga etmeyi öğretmek değildir.
Asıl amaç, çocuklara disiplin, özdenetim, sorumluluk ve saygı kazandırmaktır.
Bir antrenör, sporcusuna yalnızca nasıl mücadele edeceğini değil, hangi durumlarda mücadeleden uzak durması gerektiğini de anlatmalıdır.
Çünkü spor salonunun kapısından içeri giren her çocuk bir gün şampiyon olmayabilir.
Ama her biri toplumun bir ferdi olacaktır.
Bizim asıl sorumluluğumuz, yalnızca başarılı sporcular değil, iyi insanlar yetiştirmeye katkıda bulunmaktır.

OKULLARDA SPOR, SADECE BİR DERS SAATİNE SIĞDIRILMAMALI!
Bugün üzerinde düşünmemiz gereken en önemli konulardan biri de çocuklarımızın sporla ne kadar erken tanıştığıdır.
Sporu yalnızca beden eğitimi dersinden, okul takımlarından veya belirli günlerde düzenlenen yarışmalardan ibaret görmemeliyiz.
Spor, eğitim sistemimizin tamamlayıcı unsurlarından biri değil, çocuklarımızın gelişiminin temel ihtiyaçlarından biri olarak değerlendirilmelidir.
Her çocuğun profesyonel sporcu olması beklenemez.
Her çocuk millî takıma seçilemez.
Her çocuk Türkiye, Avrupa veya dünya şampiyonu olamaz.
Ancak her çocuk sporun kazandırabileceği değerlerden yararlanma hakkına sahiptir.
Okullarımızda spor kulüpleriyle iş birliği artırılmalı, okul sonrası sportif faaliyetler yaygınlaştırılmalı ve çocukların yeteneklerine uygun branşlara ulaşması kolaylaştırılmalıdır.
Özellikle risk altındaki çocukların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımı desteklenmelidir.
Çünkü çocuklarımıza yalnızca neyi yapmamaları gerektiğini söylemek yeterli değildir. Onlara kendilerini geliştirebilecekleri doğru ortamları da sunmalıyız.
AİLELERİ SUÇLAMAK DEĞİL, AİLELERE DESTEK OLMAK GEREKİR!
Çocuklarda yaşanan her davranış problemini ailelere bağlamak büyük bir haksızlık olur.
Bugün pek çok anne baba ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor.
Kimi ailesinin geçimini sağlamak için uzun saatler çalışıyor, kimi çocuğunun eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor.
Bu şartlar altında ailelerin çocuklarına daha fazla zaman ayırabilmesi, sosyal faaliyetlere katılım sağlayabilmesi ve gerektiğinde uzman desteğine ulaşabilmesi önem taşıyor.
Burada devlet kurumlarına, yerel yönetimlere, okullara, spor federasyonlarına ve spor kulüplerine ortak sorumluluk düşmektedir.
Çocuklarımızın geleceğini yalnızca ailelerin omuzlarına bırakamayız.
Sporun her çocuğun ulaşabileceği bir imkân hâline gelmesi için hep birlikte çalışmalıyız.
ŞİDDET OLAYLARINDAN SONRA DEĞİL, ÖNCESİNDE HAREKETE GEÇMELİYİZ!
Ne yazık ki toplum olarak bazen acı olaylar yaşandıktan sonra sorunları konuşmaya başlıyoruz.
Bir okulda şiddet olayı yaşanıyor.
Aileler endişeleniyor.
Eğitimciler açıklamalar yapıyor.
Güvenlik önlemleri tartışılıyor.
Aradan zaman geçince gündem değişiyor.
Peki, çocuklarımızın karşı karşıya olduğu sorunlar ortadan kalkıyor mu?
Asıl mesele, şiddet olaylarını birkaç gün konuşmak değil, çocuklarımızı koruyacak kalıcı bir anlayış geliştirmektir.
Spor tek başına bütün sorunları çözemez. Psikolojik danışmanlık, okul güvenliği, aile desteği, etkili rehberlik ve gerektiğinde uzman müdahalesi vazgeçilmezdir.
Ancak sporun eğitici gücünü bu çalışmaların dışında bırakmak da önemli bir fırsatı kaçırmak anlamına gelir.
Bir çocuğun hayatına zamanında dokunan öğretmen, antrenör veya rehberlik uzmanı, onun geleceğinde büyük bir fark oluşturabilir.

SON SÖZ: ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN BUGÜN HAREKETE GEÇELİM!
Buradan ailelere, eğitimcilere, antrenörlere, spor yöneticilerine ve yetkililere seslenmek istiyorum.
Çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için gerekli bütün tedbirleri alalım.
Ama bununla yetinmeyelim.
Onlara kendilerini ifade edebilecekleri, yeteneklerini keşfedebilecekleri, arkadaşlık kurabilecekleri ve özgüven kazanabilecekleri ortamlar hazırlayalım.
Spor salonlarımızı yalnızca şampiyon yetiştirilen yerler olarak görmeyelim.
O salonlar aynı zamanda çocukların saygıyı, sabrı, disiplini, dayanışmayı ve kendilerini kontrol etmeyi öğrendikleri eğitim yuvaları olsun.
Unutmayalım!
Bir çocuğa spor yaptırmak, yalnızca onun fiziksel gelişimine katkı sağlamak değildir.
Aynı zamanda onun sosyal ve duygusal gelişimine yatırım yapmaktır.
Bugün bir çocuğun hayatına olumlu yönde dokunabilirsek yarın daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha güvenli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayabiliriz.
ÇOCUKLARIMIZI ŞİDDETTEN KORUMAK İÇİN YALNIZCA OKUL KAPILARINI DEĞİL, SPOR SALONLARININ KAPILARINI DA AÇMALIYIZ!
Çünkü bizim ihtiyacımız yalnızca daha fazla şampiyon değil; gücünü kontrol edebilen, insana saygı duyan, özgüvenli ve sorumluluk sahibi nesillerdir.
Unutmayalım: En büyük şampiyonluk, bir çocuğun hayatına dokunabilmektir!
Vahap BARAN
Antrenör – Avrupa Birliği Gazetesi Köşe Yazarı
SOSYAL MEDYA E-DEVLET’E BAĞLANSIN! YALANIN, TEHDİDİN VE HAKARETİN ARKASINA SAKLANMA DÖNEMİ BİTSİN!
Ağaç katliamına “deplase” kılıfı mı? 168 ağaç taşınıyor!
Şehit Esma Çevik Parkı yenilendi, açılış mahalle turnuvasıyla taçlandı
Sultangazi’de 2. Geleneksel Emeğin Sultanları Festivali
İstanbul’un gözde 5 semtinden 2’si Fatih’te
Şener Üşümezsoy Yeni Deprem İçin Adres Verdi: Pamukkale Fayı’na Dikkat
Türkiye’nin 4 Bin Yıllık Dev Enerji Hazinesi İçin Düğmeye Basıldı
Fındık Piyasasına Sıkı Denetim: Ordu ve Giresun’da Müfettiş Görevlendirildi
Meteoroloji’den Gök Gürültülü Sağanak Yağış Uyarısı
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ile, İstanbul siyaseti, CHP’nin yeni yol haritası ve Türkiye gündemi üzerine özel röportaj
Mustafa Sandal’dan Hüseyin Baş’a; Seviyorum seni adam!
Muhtarlık seçim sonuçları! Mahalle muhtarınızı nasıl öğrenebilirsiniz? Muhtarlık sonuçları sorgulama
OZAN AHMET TAŞKIN BİZ GELİRİZ DEVLET BEYİM,
Deva Partisi Sarı kart Gösterdi
Kastamonulu Şevket Doğan
AÇIZ AÇ
Ekotom Hastanesi Başhekimi çirkin olaya cevap verdi işte videonun gerçeği
Bayrampaşa’da yağış mesaisi: Başkan Vekili Akın sahada
GAZETECİLİK TARAFTARLIK DEĞİL, KAMU HİZMETİDİR
İHH Gaziosmanpaşa’da Gönüllü Buluşması Gerçekleşti
Sultangazi’de Yağış Mesaisi Ekipler 7/24 Sahada
GÜLİSTAN KERİMOVA: “İZ BIRAKMAK İÇİN TANINMAK İSTİYORUM”
OKULLARDA ŞİDDETE KARŞI EN GÜÇLÜ KALKAN: SPOR!
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti
Selde Elektrik Akımına Kapılan 14 Yaşındaki Mahmut’un Acı Hikayesi
Elmacık Dağı’nda keşfedildi, bilim dünyasının literatürüne girdi
Mekke’de camide cinsel ilişkiye giren iki kişi idam edildi
İstanbul Yağmura Teslim Oldu
İstanbul’da Yarın Okullar Tatil Edildi
Gaziosmanpaşa’da “Atatürk ve Cumhuriyet” Konferansı Düzenlendi
Başkan Çelik’ten tebrik
SOSYAL MEDYA E-DEVLET’E BAĞLANSIN! YALANIN, TEHDİDİN VE HAKARETİN ARKASINA SAKLANMA DÖNEMİ BİTSİN!
Ağaç katliamına “deplase” kılıfı mı? 168 ağaç taşınıyor!
GAZİOSMANPAŞA KÖY OKULLARINDA UZAYIN KAPILARINI ARALIYOR
Eyüpsultan seçiminden yeni görüntüler: CHP’li üyelerin tehdidi kamerada
ANADOLU’DA EFSANE GAZİNO GECELERİ GERİ DÖNÜYOR
Şehit Esma Çevik Parkı yenilendi, açılış mahalle turnuvasıyla taçlandı
Sultangazi’de 2. Geleneksel Emeğin Sultanları Festivali
AHVAL” SETİNDE SARA VE ÖMER RÜZGÂRI
İstanbul’un gözde 5 semtinden 2’si Fatih’te
Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.